"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Pazartesi, Haziran 23, 2008

Döndük. Malum uçuş korkuma rağmen bir güne aslanlar gibi iki uçuşu sığdırdığım, Malta'ya iniş sırasında kendi kendime "A ha ha! O nasıl manevra yahu, ben bile pisti daha iyi tuttururdum" şeklinde espriler bile yapabildiğim muhteşem dönüş yolculuğundan bahsedecektim ki... oğlum ve ben aynı anda hastalandık. Hava değişikliğinden galiba. Ben atlattım, o hala biraz öksürüyor. Geçen hafta hiç keyifli değildi. Yüksek ateşle mücadele ve adanın muhtelif yerlerindeki klinikleri öğrenmekle meşguldük. Malta'yı bıraktığımızdan daha sıcak ve daha turistik bulduk. Tatil öncesinden birikmiş bir dolu konu, tatilden toplayıp geldiğim bir çok ilginç şey var. Fakat internetsiz günlere epeyce alıştım. Oğlum da gittikçe daha çok hareketleniyor ve ilgi bekliyor. Ve de iklim Akdeniz usulü öğleden sonrası siestasını neredeyse mecburi kılıyor. Sanal yaşamı biraz rölantiye almayı, yazılarımı biraz seyreltmeyi düşünüyorum. Ama yine de...

Önümüzdeki günlerde Walden gölcüğünde Thoreau ile sohbete devam edeceğim.
Liçi raporlarına devam edeceğim. 5. yaprağı hiç sormayın, o hazin bir hikaye...
Somon renkli bir latin çiçeğinin heyecanına bulanmış bir yazı yazacağım.
Bana türlü oyunlar eden yaramaz bir kefir mayasından bahsedeceğim.
Günlük dile yerleşmiş gereksiz sözcüklere çatacağım.
Sukkulentleri ve onların yeme-de-yanında-yat bir üyesini anlatmaya çalışacağım.
Yaşam kalitemizi arttıran basit ama olağanüstü şeylerden bahsedeceğim.
E-mail selini azaltmak ve posta kutumu bir düzene koymak için denediklerimi sayacağım.
Suya sabuna, biraz sirkeye dokunacağım.
Küresel gıda ve enerji krizini, ekonomik durgunlukları aşmanın sihirli(!) formülünü, ekonomiyi gölgeleyen basit yaşamı araştırıp dilim döndüğünce anlatacağım.
Çocukluğumun eğlenceli oyunlarını hatırlayacağım.
Takılmış plağa dönen zavallı Radyo Hindiba'yı biraz güncelleyeceğim.
Ve elbette günlerin getirip önüme attığı şeylerden dem vurmaya devam edeceğim.

Buralarda olursunuz umarım :)

7 yorum:

  1. Hastaliklarin atlatildigina sevindim. Yaz yüzünden mi bilinmez, zaten pek sessiz ortalik. Yaban da bu aralar rölantide. Umarim yazilarin arasi fazla acilmaz :)

    Bir süredir cocukluk oyunlari ile ilgili aklima gelenleri taslaklara kaydettigim ama bir türlü tamamlayamadigimi düsündügümden yayinlamak icin bekledigim bir yazi düsüncem vardi, senin söz ettigin de böyle bir sey ise cok mutlu olacagim. Belki unuttuklarim olacak ya da hic oynamadiklarim, senden ögrenecegim. Bir araya getirildiginde derli toplu bir bilgi olur, yorumlarla da büyür gelisir belki.
    Cünkü bu oyunlari saklamak taraftariyim. Simdilerde -hele de Türkiye'de büyük sehirlerde- pek imkansiz oldu bir cogunu oynamak. Hic olmazsa yazili kayitlari olsun bir kenarda degil mi?..

    YanıtlayınSil
  2. Hoşgeldiniz,özlemiştik.
    Yazilarini merakla bekliyoruz.
    Ogluna da sana da gecmis olsun.
    Bu arada,1.yas gününüzü kutladiniz mi?Sanirim haziranda dogmustu oglun,degil mi?

    YanıtlayınSil
  3. Evrenn :) cok sevindim geri gelisinize!! Bir kac TIK ötemde olusunu bilmek cok güzel. Hele ki yazmak, paylasmak, tartismak istediklerinin listesini görünce daha bir sevindim. Ben buralardayim :)

    Gecmis olsun bu arada. Ucagin klimasi mi acaba sizi de bitiren. Hem hava degisikligi, hem 3.5 saat klima carpiliyor kücük büyük bütün bünyeler.

    Sabirsizlikla bekliyorum aktaracaklarini!!

    YanıtlayınSil
  4. hoşgeldiniz mi demeli yoksa güle güle mi demeli kestiremedim ama özlemiştim bu sayfayı..hastalıklara geçmiş olsun ve sanırım geçmiş zaten...yazıları seğrelticeğinizi söylediğinizde üzüldüm lakin okumaya devam edince sıradaki projeleri görünce çok sevindim..sabırsızlıkla bekliyorum yazılacakları...sevgimle...

    YanıtlayınSil
  5. Çoook geçmiş olsun. Uçaklarda bilmem kaç saat aynı havayı solumanın da etkisi vardır ve soğuk havayı çok vermelerinin :(

    Gelecek programı pek sevdim :) Sabırsızlıkla bekleyeceğim, zira pek özlemişim.

    Layçi(bak inatla layçi diyorum :P) çekirdeklerinden Türkiye'ye bir arkadaşıma getirmiştim. Büyüyorlarmış!

    Sukkulentler kaktüsün akrabası olanlar mı? Bizim komşu onları çatı kaplaması yaptı. Yeşil çatı diyorlarmış adına :)

    Bekliyorum...

    YanıtlayınSil
  6. Demet,
    Evet, aklımdaki tam da bahsettiğin gibi bir şey. Ben de senden öğreneceğim oyunlar olduğunu sanıyorum. Bir araya getirmek hoş olacak.

    Işıl,
    Teşekkürler, oğlumun birinci yaşını gelmeden önce Türkiye'de kutladık. Ne çabuk büyüyüverdi diye de şaştım biraz.

    Ayça,
    Türkiye'de görüşemedik ya, olsun bir daha sefere. Uçak da çok dikkatliydim ya, gene de dediğin gibi oldu sanırım.

    Funda,
    Sen bloglanmışsın, öyle değil mi? Fakat biz senli-benli olmuştuk diye hatırlıyorum, bu "siz" nerden çıktı? "Siz"e gelmem bi daha, sonra :)

    Dilek,
    Ben de sizleri ve yazılarınızı/yorumlarınızı özlemişim çok. Sukkulentler bir derya, neresinden tutsam eksik kalacak galiba. Ayça arkamı toplar diye umuyorum :)

    YanıtlayınSil
  7. aaa öle yazmışım cidden hemen düzeltelim..yazıları seğrelticeğini söylediğinde üzüldüm :) yeni yaşı da kutlu olsun oğlunun bu arada...sevgiler benden

    YanıtlayınSil