"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cuma, Ekim 02, 2009

Bu tüketim bicimine hayir!

Defne Koryürek'in Fikir Sahibi Damaklar grubuna bugün gönderdigi bir yazisi bugünlerde kafamin icinde dolasanlarla o kadar paralel ki, izniyle (ve tesekkürlerimle) burada da yayinlamak ve unutmamak icin de Baska Agaclarin Meyveleri'ne eklemek istiyorum. Kafami bir toparlarsam benim aklimdan gecenleri de yazabilirim belki önümüzdeki günlerde.

sevgili dostlarim,
benim cocuklugumda (henuz nine degilsem de, oyle cok sey degisti ki!) "daha fazla" cok Amerikan bir kavramdi.
simdiyse hepimizi cezbediyor.
ayni paraya daha fazla sampuan, daha fazla cesit ekmek, harcadikca daha cok mil kazandiran kart! daha fazlasini istedigimiz hersey tuketmek esasli.
bu tuketim bicimimiz devam ettigi surece GDO'lu gida da olacak, bioyakit da gerekecek.
mesele tuketmenin rehavetine kapilmayip, sahiden ihtiyacimiz olup olmadigina bakmak.
cunku, dusunmeden tuketmeye devam edecek olursak dunyanin
belli bolgeleri degil, tum dunya tek bir bolgeye donusecek.
bu kabusu fark etmeyelim ve hersey daha fazla satilsin, daha fazla tuketelim diye "acligi yok edecegiz" "cevre dostuyuz" gibi misyonlar biciyorlar projelerine, meseleyi rasyonellestiriyorlar ve "aa, ne iyiymis" deyip, tuketmeye devam etmemiz uzerine bina ediyorlar cikarlarini.
bilincinde olmaliyiz.
gecen gun, aramiza davet edilmesine sebep yazisinda Yurtsan (ceza kosesinde yazinin link'ini bulabilirsiniz), gdo'lu pirincin karbon salinimini azalttigini anlatiyor ve cevre bilinci olanlarin buna karsi cikiyor olmasina anlam veremedigini vurguluyordu.
salinan gazin karbon degil, nitrojen oksit oldugu ayri mesele, karbon derken sera gazi etkisi yaratan gazlar demek istedi diyelim, ama biraz daha desse gorulecek ki, sera gazlari arasinda karbondan 300 kat daha zararli olmakla beraber atmosfere neredeyse tumu (%84) tarim sebebiyle salinan nitrojen oksitin, sadece %20'sine pirinc sebep oluyor! e olsun, kar kardir diyelim ama istatistikler bu pirinci kullanan Cin'in nitrojen bazli gubre tuketiminde bir degisim olmadigini soyluyor! yuksek ihtimalle, ayni miktar pirinc uretilse atmosferin yuku bir miktar azalabilecekken, daha fazla daha fazla ve daha fazla pirinc uretmek istendigi icin hala ayni miktarda nitrojen bazli gubre kullaniliyor ve elbette atmosferinn yuku de azalmiyor! ve gene de avantajimizaymis gibi gorunen bu kazanimin karsisinda, pirinci kim yiyor? :)))) dunyanin "satin alma kabiliyeti yuksek tuketicileri!"
yani, biz bu yalana ikna olursa ve gdo'lu pirinc dunyanin bir numarali pirinc ureticisi Hindistan'in topragina da dikilmeye baslarsa ne olacak?
sayilari binlerle tarif edilen ve bir cografyadan digerine gosterdigi degisiklikle birer miras kategorisindeki pirinc turleri, yerine ekilen tek bir cesit pirincin golgesinde yok olurken, her yil o pirinci ekebilmek icin muazzam miktarda zirai ilac kullanilmasi gerekecek (isin teknolojisi geregi) ve dolayisiyla ne toprakta bereket kalacak, ne yer alti sularinda... ustune, bir de, pirinc eken koylunun her yil fiyati artan tohumu satin almasi gerekecegini de ekleyin!
biyocesitlilik? gelenek? yerellik? kaynaklarin kullaniminda ozen?
ve bu pirincin tuketilmesi durumunda sagligimiz uzerindeki etkilerini gormek icin 20 yil kadar beklememiz gerekecegi de cabasi!
bakin Hindistan'da 1960'larda adina "yesil devrim" dedikleri ve (yanilmiyorsam) 1970'de Borlaug'un Nobel kazanmasina sebep proje ertesinde 1960-1990 arasi uretimi artti. artti ama, neticesinde yaratilan bagimli iliski ve koyluye geri donmeyen kazanim sebebiyle 1995-2007 yillari arasinda intihar eden Hintli cifci sayisi 184.000'e ulasti. gecen hafta sadece 7 kisi!
ne o, biz Istanbul'daki Zara'dan istedigimiz beyaz gomlegi daha ucuza alabilelim ki bir sezonda ihtiyacimiz olup olmadigini dusunmeden bir tane, bir tane daha almaya heves edelim!
ayni durum pirincde de tekrar ettiginde, biz market raflarimizda Baldo ve Osmancik'in yanisira Teksmati de bulabilecegiz diye kac cifci iflas edecek dunyanin bir baska kosesinde, dusunmek gerekiyor kanaatindeyim.
dolayisiyla, dostlarim,
mesele kanoladan yakit imal edip edememenin otesinde.
kotulugun boyutu buyuk.
bana kanolayla savasmamiz icin neden verebiliyor musunuz? topragimiza, suyumuza, biyolojik cesitliligimize zarari nedir? tohum meselesi uzerinden bir bagimlilik yaratiyor mu? onlari bulun, rica ediyorum.
yok, bir zarari yok ise, zarari oldugu baska bir sey var mi ona bakalim (Kenan hoca saglik bakimindan tehlikeli buluyor, sanirim dosyalar bolumunde sebeplerini "yaglar" dosyasinda bulacaksiniz) oraya odaklanalim
ama bu arada tuketim bicimlerimizi sorgulayalim. supermarketlerin rehaveti sizi yaniltmasin.
hergun daha fazla tuketiyoruz ve asil korkutucu olan bu!
gecenlerde Cetin bize Ozbekistan'dan haber getirdi, Turkiye'nin 30 yil oncesindeki tarim ve hayvancilik dedi. dondum, ekolojik ayakizi programina ve hesaplattim:
Ozbekistan'in ekolojik ayakizi 1 olsa, onun 30 yil sonrasi uretimi ile Turkiye kactir?
4!
Peki, hepimizin ulasmak icin debelendigi Amerika'nin ekolojik ayakizi nedir?
bir tahmin edin...
58!
bu rakamlari unutmayin, tuketirken. ve gdo'ya hayir'in arkasinda "bu tuketim bicimine hayir"in da oldugunu unutmayin.
sevgilerimle,
D.

4 yorum:

  1. reklamciligin ana fikri de bu degil mi? zararimiza bile olsa, yararimiza gibi gostermek, biberi sekere bulayip satmak,,
    of yazi cok guzel ama icime oturdu, hele de dunyanin en toksik 15 bolgesine bakinca,, hepsini midemde hissettim,

    YanıtlayınSil
  2. Tüketici olarak pazarlama bölümleri kadar aktif ve uyanik olmam gerektigine inaniyorum Baris. Onlar sekere bulama kurnazligini gösteriyorsa, ben her daim üstteki sekerin altinda ne var diye sorgulama cinliginde olmaliyim. Bir ara günah kecimdi onlar. Simdi farkli düsünüyorum.

    YanıtlayınSil
  3. sadece cinlik yetmez evrencim senin zaaflarina sesleniyorlar, hepimiz insaniz,, hepimiz kanabiliriz, sadece cin degil manen de guclu olmak gerek,, :)

    YanıtlayınSil
  4. Dogru söyledin, nefis terbiyesi de lazim ayni zamanda...

    YanıtlayınSil