"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




wsp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wsp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Haziran 19, 2012

Bir Vitis türü / Beyaz üzüm


Photo by rkramer62


Latince:  Vitis sp.
İngilizce: White grape
Türkçe: Beyaz üzüm

Epey süpheci aramama ragmen Walden'da adi gecen beyaz üzümün bildigimiz beyaz üzümden farkli bir sey olabilecegine dair bir bilgiye rastlayamadim. "Concord'da üzüm yetisir miydi peki ama?" diye yönelttigim son skeptik soruya, Google Concord üzümüyle yanit verdi. Ilk kez Concord'lu bir üzüm üreticisi tarafindan üretilmis.1854'de, yani tam da Walden'in yayinlandigi yil ticari bir tür olarak piyasaya sürülmüs. Kirmizi bir  üzüm türüymüs. Kirmizisi yetisir de, beyazi yetismez mi?

Eh, ben de yazinin tepesine üzerinde su damlalariyla serinletici bir beyaz üzüm fotografi koydum gitti öyleyse :)

Viola sp. / Sarı menekşe


Photo by Manual Crank


Latince: Viola sp.
İngilizce: Yellow violet
Türkçe: Sarı menekşe

"Sari menekse" gibi isimlerin sadece Türkce'de degil, Ingilizce'de de yaygin olarak pek cok bitkiye verilebilecegini düsünerek biraz süpheyle basladim aramaya.  Yine de Thoreau'un doga bilimlerinde hic de hafife alinmayacak türden bir uzmanligi oldugundan yola cikarak, "sari menekse"yi herhangi bir bitki icin degil bir Viola türü icin kullandigini tahmin ediyordum. Nitekim aramalarim beni cogunlukla Kuzey Amerika'da yetisen bir kac Viola türünden birine götürdü:

1) Viola pubescens / Downy yellow violet / Tüylü sari menekse.
2) Viola lobata / Yellow wood violet, Pine violet
3) Viola biflora /Yellow wood violet , Twoflower violet : Kuzey Amerika'nin batisinda rastlanmakla birlikte daha cok Eski Dünya'da görülen bir türmüs.

Kuzey Amerika'da yasiyor olsaydim, belki bu cicek isminin günlük yasamda yaygin kullanilis seklinden hangisinin kastedildigini cikarabilirdim. Internet aramalarindan bir sonuca varamiyorum. Thoreau'un da ormanda yürürken sari renkli bir menekse gördügünde, bütün botanik bilgisine ragmen "Ah bir Viola tumbaratimba!" demeyip, "Ah! bir sari menekse..." dediginden ve durup bir an anin tadini cikardigindan, sonra da yoluna gittiginden emin gibiyim :)

Menekse bizlerin evine hercai ve kültürlü haliyle konuk olsa da, aslinda böyle yabani, ormanda yetisen bir bitki. Bir de Afrikali olani var, o baska bir hikaye (Saintpaulia sp). Genellikle kültürlüsünden tanidigim her bitkide oldugu gibi, Viola türlerinin yabanileriyle tanismaktan da mutluluk duyuyorum.

Bu arada kültürlülerinin üretildigi asil tür, Viola tricolor üzerine bir not. Bitkilere ezoterik bir bakis acisina göre, bitkilerin dis görünüsünden bazi ic özelliklerine, örnegin nelere iyi geldiklerine dair cikarimlarda bulunmak mümkündür. Buna göre insan sadece hayal gücünü biraz serbest birakir, biraz önyargisiz bakmaya baslarsa bitkiler birseyler anlatmaya baslar. Lokman Hekim'in cok sevdigim hikayesinde de, Lokman Hekim'in basina böyle bir sey geldigini hayal etmeyi severim :) Her neyse, günlerden bir gün anaokulu yolu üzerindeki bahcelerden birine bakarken sincap birden "Ben bu cicekten korktum!" dedi bir hercai menekseyi göstererek. "Neden korktun?" diye sordum. "Bir insana benziyor cünkü" dedi. O güne dek hercai meneksenin oldukca gizemli bir hali oldugunu düsünmüs olsam da, bundan sincaba hic bahsetmemis, bana gizemli gelen tarafinin da  bir yüze benzeyisi oldugunu hic farketmemistim. Bir cocugun kendi haline birakildiginda sinirsiz hayal gücü ve önyargisiz bakisiyla bitkileri bizden daha iyi okuyabileceginin örnegidir benim icin. Bazen keske bitkileri ben sincaba anlatmasam, o bana anlatsa diyorum. 

Menekseler üzerine yapacagim gevezelikler simdilik bu kadar :)

Pazartesi, Haziran 18, 2012

Fraxinus nigra / Kara disbudak

photo by homeredwardprice


Latince: Fraxinus nigra
Ingilizce: Black ash
Türkce: Kara disbudak

Kuzey Amerika'ya özgü bir disbudak türü.
Üzgünüm, ceviride yine sorun var. Bu agac da ceviride "alic" diye gecmis ??

Güncelleme (19.06.2012): Dün siradaki bitkiyi arastirirken farkettim. Walden'in bir ilk versiyonu varmis. Ve bu ilk versiyonda "black ash" yerine "cornel"i saymis Thoreau. "Cornel" gerci benim bildigim kizilciktir. Ayrica  bizim bildigimiz anlamda kizilcik Avrupa'ya özgü bir bitkidir.   Ya da Thoreau bizim bildigimiz kizilcigi degil, bir baska Cornus türünü kastediyordur.  Her durumda alic olarak cevirilmeye disbudak agacindan daha müsait :)  Icimi sevince bogan botanik bilmeceler...    Sonuc olarak Türkce cevirinin bu ilk versiyondan yapilmis oldugunu düsünmeye basladim. Walden'in bilmedigim bir versiyonu... Icimi sevince bogan edebiyat bilmeceleri :)    

Pazartesi, Nisan 16, 2012

Pinus resinosa / Red pine

photo by jweisenhorn

Agacin adinin polenlerinin rengiyle ilgisi yokmus :)


Latince: Pinus resinosa
Ingilizce: Red pine
Türkce: Kızıl çam (?)

Kuzey Amerika'ya özgü bir  çam türüymüs. Adini gövdenin üst kisimlarinda agac kabugunun aldigi turuncu-kizilimsi renkten almaktaymis. Wikipedia'da belirtildigine göre "self-pruning" yani kendi kendini budayan agaclardanmis :) Bir ara benim de aklima takilmisti bu konu. O yüzden ilgiyle karsiliyorum bu bilgiyi :)

Bitki profili burada.

Türkce  Kızıl çam adinin yanina soru isareti koydum. Cünkü aslinda Türkce'de  kızıl çam olarak bilinen ve Türkiye'de de yetisen baska bir Pinus türü var: Pinus brutia. Dogu Akdeniz'de yetisen bu tür, sürgünlerinin rengi sebebiyle bu ismi almis. Ingilizcesi ise "Türkish Pine". Walden'in  kızıl çaminin Türkce'de baska bir adi var mi, varsa nedir, yoksa ne demelidir, bilmiyorum. Bence "Walden çamı" gayet de yakisan bir isim olurdu.
Aklin mi karisti? Bosver, biz de burada dendroloji dersinde degiliz nitekim. Thoreau'un kurak mevsimde suladigi bitkileri calisiyoruz. Artik gercekten sulamis mi, yoksa herzamanki gibi biyik altindan gülümseyerek latife mi yapiyor, bilemiyorum :D

Cuma, Nisan 13, 2012

Celtis occidentalis / Batı çitlembiği


Latince: Celtis occidentalis
Ingilizce: Nettle tree, Hackberry 
Türkce: Batı çitlembiği

Her ne kadar Walden'in Türkce cevirisinde "nettle tree", "isirgan otu" oluvermisse de, bence isin asli öyle degil. Ingilizce kaynaklar "Nettle tree, hackberry'dir, o da Celtis türlerine verilen genel isimdir" diyor.  Celtis türlerinin Türkce'deki adi Citlembik. Dünyanin pek cok yerinde yetisen pek cok türü varmis. Örnegin Türkiye'de ve Avrupa'da Celtis australis yetisiyormus. Fakat Kuzey Amerika'nin özellikle dogusunda (yani Thoreau'un memleketinde) yetisen tür bir baskasiymis: Celtis occidentalis, yani Bati citlembigi :) Bir rivayete göre meyveleri yenebiliyormus; fakat ulasmasi, toplamasi zor oldugundan fazla ilgi görmüyormus.

Lisans sorunu olmayan bir fotografini simdilik bulamadim. Flickr'deki su fotograf fikir verecektir mutlaka...

Cumartesi, Nisan 07, 2012

Prunus pumila ( Kum kirazi)


Latince: Prunus pumila
Ingilizce: Sand cherry, dwarf American cherry
Türkce: Kum kirazi

Kuzey Amerika'ya özgü bir tür cali. Meyvesi yenebiliyor. Bitki profili surada.

Cuma, Nisan 06, 2012

Vaccinum parvifolium ( Red huckleberry)

photo by waferboard


Latince: Vaccinum parvifolium
Ingilizce: Red huckleberry
Türkce: Walden'in Türkce cevirisinde "kizil yabanmersini" diye gecse de, surada belirtilen sebeplerle bu ismi cekinerek not ettigimi belirtmeden gecemiyorum.


Perşembe, Nisan 05, 2012

Walden Sakinlerinin Pesinde



Photo by Victorgrigas


Ruhlara sifa olsun diye...

Bugünlerde Walden'a dalasim var.
Mevsimi de degil oysa ki...

Bu kitabin daha neresini alintilayayim? Bence herkes kendi dalip kendi hazinelerini cikarmalidir. Fakat iste gün icinde baska bir seylerle mesgulken bir cümlesi gelip buluyor beni, yazmadan duramiyorum:

"Bedensel calismaya milyonlar uyanir; etkin zihinsel cabaya uyananlar milyonda birdir; ancak yüz
milyonda bir sairane ya da ilahi bir yasam icin uyaniktir. Böyle birine henüz rastlamis degilim. Acaba yüzüne bakma cesaretini gösterebilir myidim?"


ya da 


"Asil ve yüce olan seyleri ancak bizi kusatan hakikati damla damla, ama araliksiz icimize cekerek ve bunun icinde yogrularak anlayabiliriz. Evren, kavrayisimiza daima uysallikla yanit verir; ister yavas gidelim ister hizli, yol bizim icin dösenmistir. Öyleyse onu, yasamimizi kavramada harcayalim."


Walden'in baska hazineleri de var elbet. Her insanin "Ölmeden önce görülecek yüz yer" listesinin kendine özgü olmasi gerektigine inanirim. Benim listemde iki yer var ki, botanik sebeplerledir. Biri Monet'nin Giverny'deki evi ve bahcesiyse, digeri Massachussets Concord'daki Walden gölüdür. Gitsem orada Thoreau'un Walden'ini bulur muyum, yoksa varip görecegim baska bir orman, baska bir göl müdür, merak ediyorum.

En cok da Thoreau'un kitapta anlattigi bitkileri görür müyüm, onu merak ediyorum. Benim acimdan Walden'in hazinelerindendir kendileri.

Örnek:
"Ön bahcemde cilek, bögürtlen, ölmezotu, kantaron, golden rod, bodur mese, visne, yaban mersini ve yer fistigi yetisiyordu. Mayis ayinin sonuna dogru, visneler, patikanin iki yanini, her mevsim canli kalan kisa dallarinin üzerinde, silindir bicimindeki semsiyeler halinde süslüyor, sonbaharda, iri ve güzel meyveleri dallari asagi cekiyor, isik demetine benzeyen celenkler halinde iki yana düsüyordu. Yenilebilen visneye cok ender rastlansa da dogaya bir övgü olsun diye tatlarina baktim."

veya

"Bu Roma pelini, bu kazayagi, bu kuzukulagi, bu piper otu; ele al,dogra, köklerini günese cevir, gölgede liflenmesine engel ol, yoksa diger uca yayilip iki günde pirasa gibi yesillenir. Bu uzun bir savastir; vinclerle degil, yabani otlarla, yani günes, yagmur ve ciyi kendi tarafina almis Truvalilarla yapilir." 


Sadece bitkiler mi? Ya kuslar? Ya hayvanlar?

Buyur:

"Balik kartali gölün parlak yüzeyini delip sudan bir balik cikartiyor, bir vizon evimin önündeki batakliktan sinsice cikip kiyidaki bir kurbagayi yakaliyor; ayak otu, bir ileri bir geri kanat cirpan kamis kuslarinin agirligi altinda egiliyordu."


"Yaz boyunca bir dönem, cobanaldatanlar düzenli olarak her aksam saat yedi bucukta, aksam treni gectikten sonra kapimin önündeki bir kütüge veya evin bayira bakan tarafina oturup yarim saat boyunca aksam dualarini sakirlar."
 
"Diger kuslar sustugunda cüce baykuslar nöbeti devralir."


Doga bilimleri okuyor veya okutuyor olsaydim, Walden'in botanik ve zoolojik acidan ele alindigi harika tezler yazmak ya da okumak isterdim. Doga bilimleri okumus ya da okuyacak degilim. Fakat yine de bunu yapacagim. Amatör heyecanla, amatör bir girisim olarak yapacagim. En basta da dedigim gibi ruhlara sifa olsun diye yapacagim. Hep hayalimdi, nihayet yapacagim. Kosturmadan, yavasca, her firsatta yapacagim. Heyecanla, seve seve, mutlulukla yapacagim.

Zahmetli istir, mümkünse yardim alarak yapacagim. Ola ki bir gün Walden'in sayfalari arasinda senin icin anlamli bir bitki yada hayvan adina rast gelirsen ve Ingilizce, Türkce, Latince adlarini bulup copyright haklarini ihlal etmeyen bir fotografiyla bana gönderirsen, sana sükranlarimi sunarak yayinlayacagim.


Serinin adi "Walden Sakinlerinin Pesinde" olacak. Blog genelinde bir yerlerde WSP kisaltmasini görürsen, o da bu anlama gelecek.