"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Şubat 14, 2012

Bir arkadasa soracaktim da... (III)

Elektronik atik (e-atik) konusunda arkadasimla yazistigim günlerde büyük bir tesadüf eseri (?) severek izledigim Scobel programinin 2 Subat tarihli konusu da "Abfall - Wohin mit dem Müll?" (Atik - Cöpler nereye?) idi. Arkadasimin hem kendi yazdiklarini, hem de paylastigi makaleleri aktarirken araya Scobel'den de bilgiler ekleyecegim. Yeri geldikce kaynagi (Scobel) seklinde ayrica belirtecegim. Programin bütün video kaydini da iceren link burada.

Elektronik atik konusunda Bati'da ve kagit üzerinde aslinda oldukca iyi tanimlanmis bir sistem var. Buna ragmen elektronik atigin büyük kismi (illegal) bir sekilde 3. Dünya ülkelerine ulasiyor ve orada "dönüstürülüyor". Geri dönüsüm konusunda dünyanin önde gelen ülkelerinden Almanya'da her yil 800.000 ton elektronik atik 3. Dünya ülkelerine "ihrac" ediliyor. Bunun beste biri illegal yollardan (Scobel).  Gelismis ülkelerin e-atigi cogunlukla kullanilabilir 2.el ürün olarak  deklare edilerek ya da teknolojik yardim adi altinda gelismemis ülkelere gönderiliyor. Oysa büyük kismi calisamaz durumda (ya da sadece bir iki yillik ömrü kalmis), yani cöp! Bu durum kagit üzerinde Basel Konvansiyonu'na aykiri ama pratikte vuku buluyor. Batili ülkelerde legal yollarla geri donusum icin toplanan e-atiklarin bile illegal yollarla Cin, Hindistan ve Afrika'ya gitme durumu var. Cunku Batili ulkelerde geri donusum maliyeti yuksek. Doguya yada guneye yollamak cok daha karli. Transport maliyetleri sanilandan daha ucuz cünkü örnegin Cin'den tonlarca mal getiren gemiler bos donmesin diye e-atiklarla dolduruluyor. Dönüstürme maliyetleri düsük, cünkü nüfusun en fakir kesimi bu islerler ugrasiyor. Gana'da cocuk isciler televizyonlarin icindeki bakir kablo demetlerinin yakilarak ortadan kaldirilmasindan 50 cent kazaniyor. Bu islem sirasinda ortama toksik gazlar saliniyor (Scobel).  Isin kaymagini toplu ticaretini yapanlar ve elle geri donusum yapan atolyeleri isletenler yiyor. E-atik trafigi su anda uyusturucu trafiginden sonra en karli ikinci illegal trafik. Oyle ki uluslararasi organize suc örgütleri, büyük mafya aileleri bile bu isle ilgileniyorlarmis.

Gelelim isin degerli ve az bulunur madenler kismina. Elektronik esyalarin icinde bakir, alüminyum, altin, gümüs, platin gibi pek cok degerli iletken metal bulunuyor. Scobel'da belirtildigine göre,  madencilik sektöründe bir ton kayac icinden 5 gr. altin elde edebilmek karli (rentable) bir is olarak görülürken; bir ton eski cep telefonundan 250 gr (yani 50 kat daha fazla) altin cikarabilmek mümkünmüs! Eski elektronik esyalardaki degerli metallerin dönüstürülmesiyle ilgili sorun ise, bunlarin son derece kompleks ürünler olmasiymis. Bazen üretici disinda hic kimse ürünün neresinde ne bulundugunu bilemiyormus. Halihazirdaki kullanim ve tüketim modelleri, elektronik ürünün kullanim ömrü sonunda, üreticisine geri dönmesi seklinde düzenlemeler de icermediginden, cep telefonu ya da benzer ürünlerin icindeki degerli madenler bir noktada kaybolup gidiyormus (Cekmecede, dolapta bir kösede bekleyen eski bir cep telefonun var mi? Hah! Tam olarak bundan bahsediliyor burada.).  Scobel programin sonlarina dogru bir yerde "atik, yanlis yerde bulunan bir hammaddedir" ifadesini kullandi. Dikkat cekici buluyorum. 

Bir baska sorun da elektronik esyalarin islevsel acidan gittikce daha kisa ömürlü üretiliyor olmalari. Ayrica islevleri disinda sembolik deger ve anlam tasimalari. Her ikisi de elektronik atik miktarinin artmasina sebep oluyor.  Annie Leonard, Story of Electronics'de elektronik cöpün sonunda üreticisine geri döndügü bir sistemde maliyet dissallastirmasi ( cost externalization) gerceklesmedigi icin üreticinin otomatik olarak daha uzun ömürlü ürünler tasarlamayi tercih edecegini söyler. Bizler, öyle bir dünyada yasamiyoruz elbette.

Fakat yasadigimiz dünyada bile tüketiciler olarak yapabilecegimiz seyler var, farkindasin degil mi?
Kötü tüketiciler olmak pahasina elektronik ürünlere islevleri disinda özel anlamlar yüklememek, ömürlerini uzatabilmek, yeni kullanim modelleri olusturabilmek ya da üreticinden/ saticisindan bunlari talep etmek... aklima hemen simdi gelenler.

Yoruldum, gidip sincabi anaokulundan alacagim.
Yarin devam edelim :)
Sen de bu arada aklina gelenleri yazarsin belki...
 

6 yorum:

  1. Evet, kesinlikle katiliyorum. Bizim bir seyler yapmamiz lazim. Sahsen biz almiyoruz ama takip ettigim kadariyla, su Apple'in iPad ve iPhone'u sozde sustainable technology uretecekti. Fikir olarak, makine sabit kalacak icindeki App'ler upgrade edilecekti ama ne oldu. Her 8 ayda bir aletlerin yeni versiyonu cikmaya basladi. Simdi iPhone'un dorduncu generation'i mi cikti! Cidden cok sinir bozucu.
    Giderek daha fazla soguyorum su teknolojiden!

    YanıtlayınSil
  2. çok doğru, çok güzel bilgiler edindim, teşekkürler. cidden bir yerlerde hep bir eski tip cep telefonu var. ambalaj ile ilgili böyle bir kanun var mesela. sattığınız ürünlerin ambalaj m,,ktarını her yıl devlete bildiriyorsunuz ve bunları toplayıp geri dönüştürmekle yükümlüsünüz. ancak üreticiyi mesul tutarsanız ürettiğine daha çok dikkat eder.
    Neyse lafı uzattım, sevgiler...

    YanıtlayınSil
  3. Biliyor musun , herşeyin tamir edilip kullanıldığı yılları özlüyorum. Cep telefonumu sadece şarj tutmadığı için atmak çok sinirime dokunuyor. Pili yok artık çünkü. Ya da tost makinamı sadece plakalarının teflonu gittiği için atmak içimi yakıyor. Neymiş yenisini %10 indirimli verirlermiş. Yenisine gerek yok ki benimki çalışıyor zaten...

    Neyse konuyla çok alakalı olmadı ama içimi dökeyim dedim :)

    YanıtlayınSil
  4. Cok ilginc ve onemli bir konu Evren. Batılı ülkelerin çifte standart uyguladığı bir başka saha da bu e-atık olayı malesef. Onlardan çıksın da nereye giderse gitsin. Mikro bazda ise evlerimiz kullanıl(a)mayan elektronik cihazlarla dolu. Hicbir sey yoksa bozuk ve kullanılmayan iki koca kutu dolusu kablo var ve ne yapacagimizi bilemiyoruz bunlari. Devaminin merakla bekliyorum. Sevgiler..

    YanıtlayınSil
  5. çok qüzel bır yazı olmuş qerçekten. bu konuda herkes kendı hesabına bırşeyler yapabılır. her sene cep telefonu değıştırmemek, tek kullanımlık pıl yerıne şarjlı pıl kullanmak - en ıyısı pıllı oyuncak vb kullanmamak, reklamların büyüsüne kapılıp elektronık aletlere farklı anlamlar yüklememek qıbı...satın aldığım bırşeyın arkasında "made ın chına" yazıyorsa qözümün önüne hemen bütün qün zehırlı bır ortamda çalışan çocuk ışçıler qelıyor:( ama herşey de made ın chıne be yav!!!

    YanıtlayınSil
  6. "Akılsız" ve demode cep telefonumu kullanmakta inat ediyordum. Düşünsenize, fotoğraf bile çekmiyordu! Gel gelelim, online bankacılık kullandığım için, şifre alma konusunda banka ile iletişim kuran telefon almam elzem oldu. Erteleye erteleye, sonunda geçen yıl aldım ondan. Eskisinin bir üst modeli bu, fotoğraf ve video çekiyor. Fotoğraf özelliği hoşuma gitti doğrusu, ama ondan internete girmiyorum, denemedim bile. Telefon modeli de statü sembolü oldu. Sanırım özellikle gençler arasında durum böyle. "Olmak" yerine "Sahip Olmak" açısından değer veriyorlar birbirlerine ya da kendilerini değerli hissediyorlar. Radyodan haftada bir yayınlanan, "Mikrofonda Tiyatro"yu iple çekip, heyecanla dinlediğimiz günleri hatırlıyorum da. Evet, bir dinozor olduğumu anladınız, ama ben bugünkü teknoloji ile de barışık sayılırım. Örneğin, internet harika bir buluş, inanılmaz kolaylıklar sağlıyor her anlamda. Yeter ki, kim kimi kontrol ediyor, bunun farkında olalım.

    YanıtlayınSil