"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Kasım 18, 2008

Malta: mimari renkler

Mimariden pek anlamıyor olsam da, Malta'nın korunması az çok başarılmış eski taş evlerini, dar sokaklarını, orada burada karşıma çıkan detayları ve bunların bana çağrıştırdıklarını seviyorum. Buraya özgü krem renkli, işlemesi kolay bir taş kullanılırmış eski evlerde. Dış kapılar ve pencerelerde kullanılan ahşapla kesme taşın sade dostluğu, yalnızca Akdeniz değil biraz Kuzey Afrika, biraz Ortadoğu tadı veren sokaklar, yüksek duvarlı mahrem bahçeler, bina köşelerinde ermiş heykelleri hoşuma giden detaylardan. Küçük bir fotoğraf gezisine var mısınız?

Bu fotoğrafı nerede çektiğimi çoktan unuttum. Sanırım ara sokakların birinde kaybolmuşken denk gelmiştim. Tipik bir Malta sokağı işte böyle bir şey denebilir:

IMG_0450


Bu da bir diğeri. Yanılmıyorsam Sliema'dan. Soldaki binada görüldüğü gibi bazı yeni binalarda eski tarzı devam ettirdikleri söylenebilir. Ama hepsinde değil :(


Evler

Daracık sokaklarda yürürken insan başını arada bir de olsa yukarı kaldırmayı ihmal etmemeli :) Orada küçük hazineler bekliyor bizi...

Malta evi - detay

Bu mavili ev benim en çok sevdiklerimden. Daha önce de yayınlamış olabilirim bu fotoğrafı:



IMG_0451


Bu da başka bir evin soluk mavi panjurlu penceresi. Sliema-St.Julians arasında, ana yol üzerinde:

Pencere


Yüksek apartmanların arasına sıkışmış, neredeyse yıkılmayı bekleyen bu ve benzeri evler ise üzüyor beni:



Eski ev


Bu sokak Valletta'dan. Daha önceki bir yazının yorum bölümünde bahsettiğim su gibi akan öğle-buz çiçeği de bu karede:

Öğle-buz çiçekli balkon


Valletta'nın merdivenli, cumbalı sokaklarından biri:

sokak


Ve yine Valletta'dan küçük biblolar, noel süsleri, kırtasiye, kartpostallar ve benzeri ıvır zıvır satan bir dükkan. Bana çocukluğumun taşra dükkanlarını hatırlatıyor vitrini. Eğer bir gün Malta: Dükkanlar başlıklı bir foto-yazı yayınlarsam bu fotoğrafı orada da göreceksiniz, emin olun :) Soldaki kapıya ve sağda köşebaşındaki sırtı dönük ermiş heykeline de dikkatinizi çekmek isterim:

Dükkan


Vee... Messina Palace. Valletta'nın insanda terkedilmişlik hissi uyandıran bir çok sokağına karşılık, Cumhuriyet Caddesi ile S. Kristofru Sokağı'nın köşesinde bulunan bu ev iyi bakılmışlardan. Bugün bir tür Alman-Malta kültür derneği olan German-Maltese Circle'a ev sahipliği yapıyor. Adındaki iddialı "Palace" sözcüğüne bakmayın. Burada vaktiyle hali vakti yerinde olan ailelerin yaptırdığı, bugün müze vb. amaçla korunan ve kullanılan pek çok "Palace" veya "Palazzo" var.


German-Maltese Circle (Messina Palace)


Kelimenin her iki anlamıyla da yeşil olan bu pencerelere ne demeli?

Yeşil pencereler


Bu da bir binanın köşesinde azimle sokağı koruma görevini ifa eden ermiş:

Sokağı koruyan ermiş


Son olarak bu turuncu kapılar da Ayça için. Uzun zaman önce verilmiş bir söze istinaden :)

Turuncu kapılar


Burada da aynı evin daha genel bir görünüşü. Baştan aşağı turuncu :)

Turuncu - genel


Malta sokaklarından şimdilik bu kadar :)
Sahha!

12 yorum:

  1. Ben de geziyor gibi oluyorum oralarda bir de binalarin renginden midir nedir toz kokusu geliyor burnuma deniz kokusuyla karisik :)
    Yesil pencerelere bayildim...

    YanıtlayınSil
  2. merhaba..
    geçen hafta stv de ayna programında maltayı göztermişti.sizin anlattıklarınız ve paylaştığınız fotolar sayesinde tanıdık bir yeri görüyormuş gibi oldum...bir dostla karşılaşmış gibi heyecan duydum...yeni yazıları merakla bekliyorum.paylaşımlarınız için çok teşekkürler..

    YanıtlayınSil
  3. gözümüz hemen aynı şeyleri görüyor ne güzel.. malta sevilmesi zor biraz, isteyerek gidip biraz şaşırarak dönmüştüm. fakat fotoğrafların asıl duyguyu geri getirdi: dinginlik.

    YanıtlayınSil
  4. Ne kadar şanslısın... Böyle yerler beni çok etkiliyor. Bozcaada' da,Ayvalık'ta birkaçı bile nefesimi kesiyor...

    YanıtlayınSil
  5. Demet,
    Güneş almayan ara sokaklarda rutubet kokusunu, ana caddelerde ise egzoz kokusunu eklemelisin onlara :)

    Aysarayı,
    Rica ederim,sizden haber almak da beni sevindirdi.

    n.,
    Sanırım insan neyi görmek istiyorsa onu görüyor.Sen elbette benden farklı olarak fotoğrafın tekniklerini daha iyi konuşturabiliyorsun :) Ben köşebaşlarında durup aceleyle çekiyorum çoğu zaman.

    Malla,
    Bütün Malta'nın böyle olduğuna dair bir yanılsama yaratmayayım ama kafanda. Ben sadece sevdiğim, hoşuma giden şeyleri aradan cımbızla çekkiyorum :)

    YanıtlayınSil
  6. Şehir dokusunun, rant karşısında eriyişinin resmi aslında bir anlamda o geleneksel evin çok katlıların arasındaki direnişi. Geç mi kalındı sence, Malta'da ruhunu teslim ediyor mu mimarsız mimariye??

    Dükkan yapısı bana İngiltere etkisini çağrıştırdı biraz, olabilir mi?

    Ve çoook teşekkür ederim turuncu kapılar için :) Seviyorum ben onları!!

    YanıtlayınSil
  7. Kaldırım ve yolların temizliği dikattimi çekti. Sanki hiç çöp yok.

    Krem ve uçuk mavinin birlikteliğini ise çok beğendim.

    YanıtlayınSil
  8. Ayça,
    Bu soruya yanıt vermek zor. Korumaya yönelik zorlayıcı yasalar var sanırım, ama ne derece etkili olurlar, bilmiyorum.

    İngiliz dükkânlarını bilmiyorum ama olabilir. Dilek'le bir çok şey de İngiliz etkisini buluyoruz Malta'da.

    Rica ederim. Çok aradım turuncu kapıları ama sonunda buldum :))

    Münevver,
    Malta sokakları için ne çok temiz, ne çok kirli diyebilirim.

    Göze batmayan, doğal renkleri seviyoruz, değil mi? :)

    YanıtlayınSil
  9. Malta kalesini böyle fotograflarla görmek istiyorum desem..Şovalyelerin izlerini sürmek, senin gözlerinle...

    YanıtlayınSil
  10. Yesilli pencereye bayildim. O saksilar icin ozel yapilmis yerleri dusunen zekaya, yapan iscinin ellerine saglik!

    YanıtlayınSil
  11. __muhtesem.... Malta'nın bu kadar özel mimarisi olduğunu bilmiyordum...hemen gezi programına almalı:)__

    YanıtlayınSil
  12. Brajeshwari,
    Havalar çok soğumadan şövalyelerin izini sürmek gibi bir niyetim var zaten. Çekebildiğim kadar çok fotoğraf çekeceğim. :)

    Dilek,
    Boş bırakmayan ellere de :))

    denizero,
    Bu tür deyatların tadını çıkarabilmek için yaz ayları dışında gelmek sanırım daha iyi olur. Aklında olsun...

    YanıtlayınSil