"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cumartesi, Mart 21, 2009

Bugünlerde


  • ...en çok bulutları seyretmeyi seviyorum. Günlük koşturmacanın ortasında bir an pencerenin karşısındaki koltukta buluyorum kendimi. Bulutlar ya batıdan doğuya, ya da doğudan batıya akıp duruyorlar. Bazen yavaş, bazen hızlı. Bazen bir bulut kütlesinin pencere çerçevesinden çıkıp gitmesi dakikalar sürüyor. Hiç sıkılmıyorum buna rağmen. Televizyonda dakikalarca özel bir gelişmenin olmadığı sahneler nasıl da sıkar bizi. Hemen kanal değiştirmeye kalkarız. Gerçek yaşam böyle değil. Gerçek yaşamın daha yavaş ama daha heyecanlı bir ritmi var. Bunu farketmeme olanak verdiği için seviyorum bulutları. Şekillerini bir şeye benzetmeye falan da uğraşmıyorum hiç. Asıl ilgimi çeken, ruhuma huzur veren ve beni derin düşüncelere boğan, akıp gitmeleri. Yine de bazen bembeyaz çarşaflı yatağına uzanmış tatlı uykusunda bir dev gördüğüm oluyor; veya bir filin hortumuna konmuş telaşlı bir serçe. Bonus olarak ;) Tavsiye ederim.


  • ...Sliema Strand'de sıkış tıkış binaların arasında kırmızı bir kapı keşfettim. Hep yanından gelip geçerdim ve diğer Malta evleri gibi bir evin kapısı sanıyordum. Meğerse dünyalar güzeli, gölgeli bir bahçenin kapısıymış o. Benim eve ait sandığım duvarlar da bu beton çölündeki vahanın yüksek duvarlarıymış. Daha önce gördüğüm bir kaç başka bahçe gibi içeriye doğru uzanıp giden dar bir yolun iki tarafında saksılar dolusu bitki de var ağaçlara ek olarak. Asıl ev onların gerisinde. Bu konuda belki de haksızlık ettim Maltalılara. Gözümden kaçmış daha ne mahrem bahçeler var kimbilir. Artık en büyük keyiflerimden biri yanından geçerken o kırmızı kapıya bir göz kırpmak. Sanki biz kimsenin bilmediği gizli bir sırrı paylaşan iki kafadarmışız gibi...


  • ...son iki aydır büyük bir durgunluğa giren bahçeye bir haller oldu. Önce bulutlar dağıldı. "Bahar geliyor nihayet galiba" diye konuştuk kendi aramızda. Bahçe bunu mu duydu bilmiyorum. Yoksa pencereyle arasında en az 4-5 metre olmasına rağmen güneş ışığındaki farklılığı mı hissetti? Bu konuşmadan sadece iki gün sonra liçi, keçiboynuzu ve mandalina yeni yapraklarını verdiler. Hepsi birden, aynı gün! Bahar resmi olarak gelmiş demektir. Onlardan iyi mi bileceğim?


  • ...yol kenarında büyük bir saksının içinde küçük bir limon ağacı gördüm. Bakımsız, toz toprak içinde, çoğu yaprağını dökmüş... Velakin çiçekler açmış, çiçekler! Hatta çiçeklerden birinin ucunda ileride limon olacak küçücük, parlak yeşil bebecik de duruyor. "Seni güzel bebek şey, büyüyecek misin sen? Limon mu olacaksın?" diye sevdim onu. Sonra farkettim yükses sesle sevdiğimi. Etrafta kimse yoktu neyse ki...

6 yorum:

  1. Bulutları izlemeye bayılıyorum ben de. Hiç birşeye benzetmeden akıp gidişlerine uzun uzun bakıyorum. Güneş batarken kızarmış hallerine ya da öğle vakti öylece duruşlarına da... Onların pamuk halleri içimizi yumuşatırmış gibi geliyor bana. Sana da öyle geliyor mu?

    YanıtlayınSil
  2. Duymustur bahce mutlaka.. inanmistir iste icten soylendigi icin..

    YanıtlayınSil
  3. Evet evet limon olsun ve mis gibi, ferah kokulu, bol sulu limonlarla dolu olsun dalları...

    YanıtlayınSil
  4. Aydan Atlayan Kedi,
    Evet, pencerenin önündeki koltuktan kalkarken bir hafiflik, bir huzur duygusu, sorma gitsin. Bu arada enlem itibariyle yaklaşık aynı bulutları seyrediyoruz sanırım :)

    Mehtap Hanım,
    Eminim duyduğundan. Bazen içimden söylediklerimi bile duyuyor bitkiler.

    Tijen,
    Bu güzel dileğini de limon ağacı duymuştur eminim. Ben ne olur ne olmaz diye bugün yanından geçerken ilettim yine de :)

    YanıtlayınSil
  5. avukatken ordan oraya kosturuken blultlar aklima bile gelmezdi benim kopmus gitmisim, sonra esimi gokyuzunu seyrederken yakaladim bulutlari birseylere benzetiyordu fransziz iste yari deli deyip bir azarlamistim adami. Simdi hergun bulutlari seyredip fotograflarini cekiyor ve sukrediyorum ya hala avukat olsaydim o carkin icinde yokolsaydim, sonra bulutlardan seyrederdim herkesi sanirim...

    YanıtlayınSil
  6. Panoramada deniz varsa insan kacinilmaz olarak basini kaldirip bulutlara da bakiyor Beste. Ben buaraya geleli pek bakmiyorum bulutlara. Ama gökyüzü sadece gri, kalin bulutlar katmanindan ibaret zaten burada bu mevsimde... Bakinca bulutmus gibi gelmiyorlar insana.

    YanıtlayınSil