"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cumartesi, Şubat 27, 2010

Oyun ve oyuncak üzerine...

Baslarda, örnegin oglum ilk dogdugu siralarda, üzeri bugulu bir düsünceydi sadece.
Son zamanlarda üzerine biraz okudum, arastirdim; cok da düsündüm.
Bir el üzerindeki buguyu siliverdi ve o düsünce daha bir keskin, daha bir net gelip yerlesti beynime.

Karar verdim, benim cocugumun hic "materyal"i olmasin ve o hic "etkinlik" yapmasin diye...
"Eee, neler yaptin bugün bakalim?" diye soran büyüklerine yaniti asla "etkinlik yaptim!" olmasin diye...
Oyuncaklari olsun onun, her sey oyuncak olsun ona.
Oyun oynasin o, oyun cok olsun yasaminda.

Cünkü;
** Oyun degerlidir ve önemlidir. Bir cocuk kücük bir bilim insanidir ama onun biliminin yöntemi oyundur, araci oyuncaktir. Dünyayi oyunla ögrenir; oyunla ve ögrenmenin nesnesini kendine "oyuncak" ettigi icin...

** Oyun basittir ve öyle olmasi güzeldir. Cünkü:
"basit şeyler yaptırın oğlunuza. artık ne vasıflı insanlar o kadar komplike hale getiriyorlar ki kendilerini günlük ve gerçek hayatın basit bir sorunu karşısında şaşırıp bakakalıyorlar. oysa öyle etiketliler ki, öyle vasıfları var ki. yine de basitliği atladıkları için öylece bakıyorlar gerçek hayata. siz de oğlunuza basit şeyler yaptırın. güzel zaman geçirsin ama tiyatroya götürecekseniz mesela en basit oyunu seçin. birhaftasonunuzu sadece park bahçe gezmeye ayırın. basit olun!" (Tesekkürler Sardunya!)


** Oyun/oyuncak evrenseldir. Materyal/etkinlik degildir. Böyle olmasaydi...

...su cocuklarin hic bir sansi olmazdi.
...ki olmali,
...ki var.

**Oyun kendiligindendir. Oyuncak da... Cocuklugumun en güzel oyunlari önceden planlamadiklarimizdi. Kimsenin ögretmedigiydi. O anda icat ettiklerimizdi. Birden aklimiza gelenlerdi. Ucu acik olandi. Her seferinde baska yöne gidendi. En sevdigim oyuncaklarim, "al bak, bununla mesgul olacaksin ve  iste böyle ve böyle ve böyle yapacaksin"  diyerek önüme konmayanlardi. Cayirda bulduklarimdi. Bahcede bulduklarimdi. Cekmecede bulduklarimdi.
 
**Bir sebep mi bilmiyorum ama bir de su var tabii: 

12 yorum:

  1. :))

    Hulya ile paslasiyor musunuz acaba bu ara? :))

    http://hulyanintunasi.blogspot.com/2010/02/aktivite-insanlar-olmusuz-da-haberimiz.html

    http://hulyanintunasi.blogspot.com/2010/02/cocuklar-rahat-brakmak-ne-demektir.html


    Ben oglani bir de cirakliga verecegim, hayati aktivite olacak o zaman :D

    YanıtlayınSil
  2. ben bugünlerde çocuklara bakın yuyorum. ne yapacağınıza siz karar verin diyorum ne sanat ürünleri çıkıyor ortaya bir görsen. ve inan mendil kapmaca oyununda daha çok eğleniyorlar.
    yüzde yüz katılıyorum sana.

    YanıtlayınSil
  3. hepsi cok guzel bahanelerdi, sonuncusu en guzeldi,, ben de kucukken birden oyun oynamayi kesen arkadaslarimi hatirliyorum, hatta benden 2 yas kucuk bir arkadasim vardi, cocuk muyuz biz artik demisti,, anneler kizlarina oyle tembihliyordu,, hanim hanimcik otururduk biz, erkekler daha sansliydi, futbol filan oynarlardi,,
    -
    buyumemis yetiskinlerin oyunu ne acaba? ne oynariz ki biz simdi yaslanmamak icin, oyunu unuttuk, hayati oyun gibi algilamayi da unuttuk, hersey cok ciddi artik, copu kapiya koymanin bile olumcul bir ciddiyeti var,,

    YanıtlayınSil
  4. Anne ve Bebisi,
    Yok, aslinda haberim bile yoktu. Okudum, düsüncelerimizin paralelligi sasirtti beni :) Bizimkini bir otomobil tamircisinin yanina versem dünyanin en mutlu cocugu olur, ondan eminim :D

    Funda,
    O cocuk oyunlarinda inanilmaz bir güc var, degil mi? Hem bir seyler ögretme, hem de mutlu etme adina...

    Baris,
    Yok, bahane olsun diye yazmadim :) gercekten öyle olduguna inaniyorum.

    "buyumemis yetiskinlerin oyunu ne acaba?"
    iyi soru :) cevabini bilmiyorum. üzerine düsünmem lazim.

    YanıtlayınSil
  5. Evren
    bu guzel yazı için teşekkür ediyorum. Tünelden geçtim adeta:)

    Sevgiler

    YanıtlayınSil
  6. Bir donem merak edip Leo Buscaglia'nin bir kitabini cok guzel deyip tutusturmustu bir arkadasim elime... En etkili cumle, ailenin babasinin her aksam cocuklarina "bugun ne ogrendiniz diye sormasi idi" bu bir kus, bir tas, bir toprak parcasi olabiliyordu. Onemli olan yasamlarina ne kattigi, hangi acidan baktiklari idi. Ailenin gorgu, ahlak,kurallarina uyup uymadigi idi yerine gore de...
    Sonra gene boyle elime tutusturulan bir kitaptan kaliplanmis insanlarin varligini ogrendim. Oraya gitme, bunu yapma, sunu etmeler... Ne cok hayatimizin icindeydiler.
    Simdi bakiyorum. En sinirsiz oldugunu soyleyen annelerde bile sinirlar var. Kimisi yol, yontemsel sinirlar, kimisi ailesel sinirlar, ama yok degil var. Sinirsiz olsa hayat hepimiz nereye varir, neler yapardik bilmem... Kanunsuz, kuralsiz olurdu. Ama abartmak ya da abartmamak onemli olan kanimca. Dozunda tutmak herseyi!

    YanıtlayınSil
  7. Kendi çocukluğum geldi aklıma. Biz çok şanslıymışız meğer. "Oyun kurmak" diye bir tabirimiz vardı. Evimiz cadde üzeriydi; ama, bahçeler ve sokaklar bizimdi. Ağaca çıkıp hayale dalmalar, sokak oyunları, evde ise beş-taş ve daha fazlasıyla oynanan grup oyunları. Ayrıca boş makaralarla - evde dikiş dikildiği için - uydurulan oyunlar. Erkek kardeşim için tel bağlanarak yapılan araba, tren, kızlar için ise, büyük makaranın masa, küçüklerinin sandalye olup,üzerine oturttuğumuz minik bebeklerle bize mutfak oyunu olan makaralar. Daha neler neler olurdu o makaralar.

    Torunlarımı görebilirsem, onları aktivitelerle bunalttırmayacağım, bu kesin.

    Ne güzel bir annesin Evren!

    YanıtlayınSil
  8. Çocukla ilgili konularda yazmanı özlemişim :)

    YanıtlayınSil
  9. güzel bir yazıydı.. teşekkürler

    YanıtlayınSil
  10. Merhabalar;
    Yazınızı başka bir blogda gördüm ve hemen girip okudum. o kadar güzel ki. sanki ben yazmışım gibi geldi. ben de aynı sizin gibi düşünüyorum. henüz çocuğum yok ama olduğunda bende onu etkinlikler dünyasının sınırlarında debelendirmek istemiyorum.bir zamanlar öğretmenlik de yaptım o zorunluluklar ne kadar sıkıcıydı tenefüslerde ip atlar sek sek oynardık bizim bıdıklarla.işte en güzeli oydu ve en sevdikleri de. kağıtları tutturup ellerine yapın dediklerimiz değil..çok teşekkürler yazı için..herkes bilsin okusun diye ben de izninle blogumda linkini vermek istiyorum blogunun ve yazının:)
    kocaman sevgiler

    YanıtlayınSil
  11. Burcu,
    biz de zürafa olduk bugün sabah. ben tesekkür ederim :)

    dilek,
    ölcü ve denge. evet, önemli olan bu sanirim.

    YanıtlayınSil
  12. Dün yorumlari yanitlamaya baslamistim ki yarim kaldi. Devam edeyim.

    Münevver Hanim,
    Sagolun, her anne gibi elimden geleni ve bana dogru geleni yapiyorum sadece. Torunlariniz sansli bebekler olarak gelecekler dünyaya. Umarim anne babalari da sizin gibi düsünür.

    Damla,
    sagol, biktirmazsam daha cok yazarim öyleyse :) saka bir yana gün önüme neyi getirip birakiyorsa onu yaziyorum daha cok. bir de sincabin kendi günlügü var, galiba o yüzden burada dönem dönem daha az lafi geciyor :)

    Hilal, ben tesekkür ederim.

    Tugba,
    elbette, memnum olurum.

    YanıtlayınSil