"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Pazartesi, Şubat 15, 2010

Secmeler - 2

Devam ediyoruz...

Benim yolum ne?
Yasamimiza dair bazi temel sorulari kendimize daha cok sormamiz öneriliyor bu yazida:
Kimim ben?
Nereye gidiyorum?
Yolum ne?
Benim icin dogru olan yol bu mu?
Elimde olsaydi hangi yolu secerdim?
Özledigim ne?
Aslinda neyi seviyorum?

Önemli olan bu sorulara bir yanit bulmak da degil. Önemli olan sadece soruyu sormak ve ortaya cikan yanitlarin zihnimizden gecip gitmesine izin vermek. Yani farkindalik alistirmalarinda hep oldugu gibi olup bitene müdahale etmeden gözlemek. Cünkü herseyin oldugu gibi dogru yanitin da bir zamani var.

Kolay geliyor kulaga, ama bir de uygulamada görmek lazim :)

Yürürken meditasyon:
Bazi insanlar otururak meditasyonu güc bulurken (benden bahsediyor galiba), yürürken derin bir meditasyon durumuna gecmeyi kolaylikla basarabilirlermis (evet, evet, benden bahsediyor). Aslinda Budist manastirlarinda da sadece oturarak meditasyon uygulanmaz, dönüsümlü olarak yürüyüs meditasyonu da yapilirmis. Önemli olan oturmak veya yürümek degil, zihnin meditasyon sirasindaki durumu imis. Hareket halinde bile olsak, an be an "simdi" ve "burada" olmak özetle.
Klasik olarak yürüyüs meditasyonunda dikkat yürüyüsün kendisine verilir. Özel olarak bir yere varmak da hedeflenmez. Yürüyerek farkindalik alistirmasi ise hemen her yerde yapilabilir. Kaldirimda yürürken, ofisinizin koridoru boyunca gidip gelerek, cocugunuzu veya köpeginizi gezdirirken, vb...

Ayakta meditasyon:
Ayakta meditasyon en iyi agaclari örnek alarak yapilabilirmis. Agaclarin yaninda durmak, herhangi bir yere bakmak ve ayaklarinin toprakta kök saldigini düsünmek... Vücudun rüzgarla birlikte saga sola sallanisini hissetmek...

Kalp iyiligini gelistirmek icin meditasyon:
Upuzun bir bölüm bu. Ama girisinde bir alinti var ki, bütün bölümün özeti zaten:
"Hiçbir insan, bir ada, kendi başına bütün değildir; her insan kıtanın bir parçası, ana toprağın bir bölümüdür. Deniz bir toprak parçasını sürükleyip götürdüğü zaman Avrupa küçülür; tıpkı bir burunun, tıpkı arkadaşlarının malikanesinin ya da kendininkinin küçüleceği gibi. Herhangi bir insanın ölümü de benden bir şeyler eksiltir, zira ben insanlığın içindeyim. Onun için sen de sakın çanlar kimin için çalıyor deme, çanlar senin için çalıyor..."

Internet'te buldugum bu ceviri tam icime sinmedi, Ingilizce aslini da ekliyorum o yüzden:
"No man is an island, entire of itself; every man is a piece of the continent, a part of the main. If a clod be washed away by the sea, Europe is the less, as well as if a promontory were, as well as if a manor of thy friend's or of thine own were. Any man's death diminishes me, because I am involved in mankind; and therefore never send to know for whom the bell tolls; it tolls for thee..."
John Donne
Meditation 17
Devotions upon Emergent Occasions

Bütünün parcasi olmamiz bizi daha alcakgönüllü, daha hirslardan arinmis biri yapmaya götürmeli diye de ekleyeyim yazidan cimbizlayarak :)

6 yorum:

  1. Aslında konuştuğumuz şeyle ne kadar ortak şu son paragraf değil mi. "Çanlar benim için çalıyor". Kim der en güzel, sincap der, emre der. Benmerkezci düşüncenin özü işte, bizim başaramadığımız, onların hiç kendilerini zorlamadan yapabildikleri. Bizim de bu yüzden krizlere girdiğimiz bazen :) Yoksa bu kuzular biz bilmeden meditasyon yapıyo olmasınlar.

    YanıtlayınSil
  2. Cok guzel, tesekkurler.
    Benim icin en etkili meditasyon yontemlerinden biri de sarki soylemek ve dansetmek. Cocuklarimla yaptigimda agzimda biraktigi tat daha da mutluluk ve huzur dolu oluyor. Muzik ve dans tamamiyle "simdi"de bulunmak ve tum benligini bu ise vermek icin cok ideal, cok da eglenceli.

    YanıtlayınSil
  3. Kuşkucuların ve meditasyon konusunda bir türlü başarıyı yakalayamayanların tavsiyesi Steve Hagen'in "Meditation Now or Never" adlı kitabıymış. Okumadım ama Amazondan şöyle bir baktım, ilginç görünüyor.

    YanıtlayınSil
  4. Funda,
    bütün sabirsizligina ragmen benden daha farkinda yasiyor, biliyorum: Onlardan ögreneceklerimiz var.

    Selen,
    Bu is yer ve zamanda sinir tanimiyor. En hosuma giden kismi bu:)

    Meyvelitepe,
    Mart ayina kadar bitirmem gereken bir dolu kitap var. Ama bu da ilgimi cekti, not aliyorum, sagolun.

    YanıtlayınSil
  5. hic kolay degil bu sorulari sormak ki bazi sorular beni aglatiyor...Ben daha meditasyon yontemimi bulamadim topraktan umutluyum!

    YanıtlayınSil
  6. Haklisin Beste, bu türden sorulari sormak cesaret istiyor. Insanin eli hep topraga degmeli, bu bile yetiyor.

    YanıtlayınSil