"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cuma, Haziran 03, 2011

Bayan Tatli-Sert'ten ev idaresi dersleri

Gectigimiz günlerde gittigim ev idaresi seminerinden unutmayayim diye notlar ve düsündürdükleri...
  • Tüm kadinlarin annelerinden ev idare etmeyi bilerek dogdugu varsayilan bir kültürden gelince ev idaresi kursuna gitmek insana tuhaf geliyor. Gerci katildigim bir seminerler serisinin bir parcasiydi, ayrica kaydolmadim. Ama yine de tuhaf duygularla gittim. Neyse ki, bu ülkede ev idaresi ciddi ciddi bir bilim, uzmanlik konusu ve meslek. Cinsiyet ve yastan bagimsiz olarak her zaman ögrenilebilir. Hos insanlarla tanistim. Uzaktan tanidigim bir kac kisinin hos yanlarini kesfettim. Ilginc seyler ögrendim. Bazi bilgilerimin eksikligini farkettim, bazi yanlislarimi düzelttim, bazi bildiklerimin dogrulugunu onayladim. 
  • Kursu veren tatli sert, hos bir kadindi. Iki kizini yetistirmek icin verdigi uzun "kariyer molasi" sirasinda bos durmayip dogal kozmetik üzerine calismis, üretmis, satmis. 12 yil sonra Is Kurumu'nun ilgili memurunun karsisina oturup özgecmisini masaya koydugunda, memur "iyi de bu 12 yillik bosluk cok uzun degil mi?" deyince cok bozulmus. "12 yillik bosluk mu? Ne boslugu? Cocuklarimi yetistirdim ve bir aile yuvasini cekip cevirdim ben o arada" demis. Sonra zaten bu isi cok iyi yaptigini farkedip meslek degistirmis. Ev ekonomisi konusunda egitim alip bu konuda uzmanlasmis. Özgecmisinde sözkonusu 12 yillik "bosluk"un karsisinda simdi acikca ve gururla "ev idaresi" yaziyormus. Bazen özgecmisini önüne koydugu kisilerden hala biyik altindan gülüp "He..he..ev idaresi mi? O da ne?" diyenler cikiyormus. Genelde erkekler ve hic ailevi sebeplerle kariyer molasi vermemis kadinlar oluyormus böyle diyenler. "Cocuk yetistirmek icin veya baska herhangi bir sebeple ara veren her kadin anlar oysa" dedi. Anladim. Anladik.
  • Anlamakla kalmadim, eve gelince üzerinde tekrar düsündüm de. Gecenlerde de-growth hakkinda okudugum makalelerin birinde "büyüme yanilsamasindan" bahsediyordu. Konu özetle söyle: Elli yil öncesine dek agirlikli olarak evden birinin ( genellikle kadinin ) yaptigi ve karsiliginda tesekkür disinda bir ücret almadigi icin kayit altina girmeyen pek cok isi artik hane halki disinda birine yaptiriyoruz. Neden? Evin kadini da calisiyor cünkü. Tabii ki calisacak, neden calismasin? Fakat  eskiden kayit altinda olmayan ev islerinin disaridan birine yaptirilarak kayit altina alinmasi bir yanilsamaya yol acti. Ekonomik acidan büyümüs gözüküyoruz. Hayir büyümedik. Emek ayni emek, sadece artik kayit altinda. Hane halki bireylerinden birinin disarida calismasi karsiliginda aldigi ücretin bir kismi ev idaresini devralan dis emekcilere (temizlikci, yatili yardimci hanim, "bakici teyze", bahcivan, oyun ablasi, tamirci vb, vb) aktariliyor tekrar. Eger bu aktarim kayit altina girmiyorsa, örnegin zarf icinde cepten cebe giriyorsa, yanilsama daha da büyük. Iste böylece büyüdük. Mü? Yoksa aslinda biz ne kadar da, ne kadar da büyüktük zaten. Mi? Haydi bakalim , düsün üstüne.
 Sen düsünedur, biz dersimize dönelim.

Gün 1:
 Haftalik Plan.
  • "Sizin haftalik planiniz yok mu yani?" dedi Bayan Tatli Sert. "Oysa haftanin 5 günü 9-5 bir isiniz olsaydi mutlaka bir haftalik planiniz olurdu. Bunun ondan farki ne?" Annemin haftalik plani falan yoktu. Fakat yine de hak verdim. Aylik, haftalik, günlük  planlari severim. Sorunum planlarimin sonunda icinden cikilmaz hale gelmesi. Bayan Tatli-Sert konuyu olabildigince basit tutma konusunda fikirler verdi. Is günüm saat kacta basliyor (sabah 06:00)? Kacta bitiyor (20:00) ?Hergün tekrarlanan isler nedir? Üc ögün yemek, sincabin anaokuluna hazirlanip götürülmesi ve ögleden sonra alinmasi örnegin. Plana bunlari yerlestir önce. Basit tutmak icin bir saatlik araliklarla calis. Yarim saatlere, 15 dakikalara gerek yok planda. Planladigin seyi 15 dakikada bitiriyor musun? Ne iyi, geriye kalan 45 dakika senindir. Belki de bir aksilik olur yarim saat planladigin sey bir saat sürer. O zaman iyi ki en basindan bir saat planladin onu. Hala planda aksama yok demektir.    
  • Haftasonunu mümkün oldugunca bos tut. Haftasonu dinlenmek, eglenmek, gezmek ve beklenmeyen seyler icin. Yok eger calisiyorsan, haftasonuna planlayacaksin hemen herseyi. Iyi bir planlama ile bu da mümkün.
  • Bunun disinda her evin plani farklidir. Ev senin, idarecisi sensin. Sana uyan plani sen bulacaksin.
  • Hafta boyunca yaptigin herseyi bir kenara yaz ve onlara haftalik planinda bir yer bul:
Alisveris:
  • Her Allah'in günü alisverise gidilmez. Hem zaman kaybi, hem daha cok para harcarsin (Tecrübeyle sabit) . Haftada iki gün yeter. Biri büyük haftalik alisveris (özellikle kuru gidalar vb icin) , digeri taze tüketilmesi gereken sebze meyve icin. Günlük tüketilmesi gereken seyler (balik, et, taze süt vb) ya alisveris günlerinde pisirilmek üzere planlanir ya da bunlar icin diger günlerde de gidilebilir. Sadece bunlarla sinirli tutmak sartiyla!  Bir seyi almayi unutmussan, unutmussundur. Bir sonraki alisverisi bekle, ders olsun. Iyi bir alisveris listesi olan, hicbir seyi unutmaz (Tecrübeyle sabit).
  • Haftanin hangi günleri alisverise gidecegini belirlerken alisveris yaptigin marketle görüs. Haftanin hangi günü taze meyve-sebze, et-balik girisi oldugunu ögren. Tercihen o günlerde git. Hangi günlerin alisveris acisindan daha sakin oldugunu gözle. Herkes Cumartesi ögleden sonra mi hücum ediyor? Sen Cuma günü git , ya da en kötü ihtimalle Cumartesi sabah erkenden. (Benim sectigim günler Sali ve Cuma)
Camasir ve ütü:
  • Kirli camasir sepeti her doldugunda ya da ev halkindan biri "benim mavi tisörtüm nerdeeee?" diye seslendiginde camasir yikanmaz. Haftanin belli bir günü camasir günüdür. Beyazlar, renkliler vb. ayirilip ardarda yikanir. Tahminen iki saat sürer. Ertesi gün de ütü günüdür. Hepsi bir kerede ütülenir. Bu da yaklasik iki saat sürer. Benden ve bir baska cevre duyarlisindan itiraz: Camasir kurutucumuz yok. Camasir kuruturken astigimiz ipin uzunlugu ve mevsimin kurutma kapasitesiyle sinirliyiz. Cözüm: Siz de ardarda iki gün birer saati yikamaya ayirin. Izleyen günü de ütüye. Oldu, bu uyar. Ev halkinin "Aa, ama bu gömlegi yarin giyecektim ben. Bir kisa turla yikaniverse?", "En sevdigim tisörtüme ketcap döküldü, iki gün sonraki dogumgünü partisine bu olmadan hayatta gitmem" deme hakki yok. Yarin camasir günü degil efendim, patron kim burada? 
  • Eve geldigimde aklima düsen itiraz: Haftada bir camasir günü, her giysi türünden bir hafta yetecek kadar yedekli olmak demek. Bizim evde tüketim canavarina yenilmemek adina o kadar cok yedekli olmadigimiz noktalar var itiraf etmek gerekirse. Sincabin giysilerinde özellikle. Ne olacak simdi? Kendimce yanit: Yasa ve gör.
  • Camasir yikarken 30, en fazla 40 derece cogunlukla yeter. Fazlasina gerek yok. Camasirlarin fazla yipranmamasi icin "Kochwäsche/Buntwäsche" (Türkce makinelerde ne yazar acaba bunu yerine?) ayari yerine daima "Feinwäsche" (Hassas camasirlar) ayarini secin. O da ayni derecede temiz yikar ama camasirlari daha nazik calkalar (Biyik altindan gülerken kendi kendine onay: Iyi, bunu yapiyordum bak ben)      
  • Ütü konusunda uygulamayi güc buldugum bir öneri: Ütülenenleri tek tek katlamak zaman ve elektrik enerjisi kaybidir. Sen ütüledigini katlarken ütü calismaya devam eder. Ütü yaparken camasir askini yaninda tut. Ütüle as, ütüle as. Tümü bitince katlamaya basla. Böylece buharli ütülemeyle hafifce nemlenen giysiler de dolaba girmeden önce tekrar havalanip kurumus olur. Himm, bilmem ki? Nemlenme sorunu yok bizde, ayrica asarken de zaman harcamiyor muyuz? Yine de arsive not düselim.
Temizlik:
  • Temizlik dedigin üc asamalidir: Görüntüyü kurtarma temizligi, durumu koruma temizligi, temel/köklü temizlik.
  • Temel temizlik yilda bir kac kez yapilir. Mutfakta belki daha sık. Bahar temizligi, cam silme, perde yikama , halı yıka(t)ma vb. gibi. Mevsim gecislerinde tercihen yazlik kislik giysi degistirme isiyle birlestirilmeli. Eskilerin 3 gün boyunca evi temelinden catisina kadar elden gecirdigi, arap sabunuyla yuyup yikadigi temizlik türü. Modern insan türünün harci degil bu. Böl ve yönet. Haftada bir gün bir ( en fazla iki) saatini ayirip kendine evde bir dolap ya da bir köse sec. Oranin hakkindan gel. Dolabi, yüzeyi tamamen bosalt, iyice temizle. Gereksizleri at. Kalanlari tekrar ve özenle yerlestir.
  • Durumu koruma temizligi: Bayan Tatli-Sert'in tam cümlelerini unuttum ama bu annemin Pazartesi temizligi kesinlikle. Ev dedigin dekorasyon dergilerinde durdugu gibi durmuyor haliyle. Özellikle hafta sonu dagiliyor, kirleniyor. Evi özüne, temel temizlik sonrasindaki haline geri döndürme harekati. Öyle bir temizle ki, aksam eve gelen aile efradi temizligin kokusunu duysun havada. Anladin iste. Haftada 3 saat ayir, gayet gercekci olur.
  • Görüntüyü kurtarma temizligi: Her gün bir saat. Tercihen aksam son is olarak. Sabah ilk is de olabilir. Biliyorsun iste, eve disaridan gelen biri neleri görsün istemezdin? Bu benim her odaya 5 dakika kuralima benzediginden sevdim. Zaten yaptigim bir sey, yasasin!
Delegasyon/ Is Devri:
  • Bayan Tatli-Sert'in pratikte güc bulsam da teoride en sevdigim dersi: Calisma, calistir! yani delegasyon. Bize seminer boyunca bunun canli örneklerini verdi sürekli. Birsey mi yazilacak? Bize yazdirdi. Birimizin elinde hazir, bilgisayardan cikma bir plan mi var? Hemen soft-copy'sini aldi. Fakat evde delegasyon uygulamalari konusunda gruptan (ben dahil) itirazlar geldi tabii. Günde is saatleri haric dört saatini yolda geciren bir es ve 3 yasinda bir cocuga nasil is devredebilirim? Karsi önerileri sunlar: 1) Haftalik plani önlerine koyup kendilerine bir is secme ve bunu kendi sectigi zamanda yapma hakki taniyin. Secim hakki sorumluluk almayi kolaylastirir. 2)Iki yasindaki cocuklar  bile yardim edebilir! Bulasik makinesinden kirilmayacak seyleri bosaltabilirler,  sofra kurabilirler, kuruyup dolaba yerlesecek coraplari eslestirip katlayabilirler. Yardimlarini yaslarina uygun tutun ve oyuna cevirin. Önemli olan bu! Oldu.
Kagit isleri:

  • Benim talebimle seminer sirasinda olusturulan örnek haftalik plana eklendi. Eve gelen her türlü belgenin gerekiyorsa dosyalanmasi, gerekmiyorsa atilmasi, telefon isleri, doktor vb randevulari (Heey, her seyin randevuyla yürüdügü bir ülkedeyiz bir. Kuaföre gitmeden önce bile randevu alacaksin!), akla gelen her türlü ofis, belgeleme, organizasyon isi icin haftada bir saat. Eve gelince farkettim ki, haftanin hangi günü yapilacagi cok önemli. Ben Carsamba gününü secmistim. Oysa Almanya'da doktor muayenehaneleri Carsamba ögleden sonra kapali. O gün doktor randevularini halledemem. Bu tür seyleri gözönüne almak gerek. Dolayisiyla haftasonu da pek uygun degil bu  is icin.
Menü hazirlama:

  • Haftada sadece iki gün alisverisle hergün "Allah'im bu gün ne pisirsem?" kivranmasi ne hal aliyor  pardon? Endiseye gerek yok. Haftada bir gün oturup tüm aile bireyleriyle beraber haftalik yemek planlamasi yaparak herseyi kontrol altinda tutmak mümkün. Tercihen Pazar günü kahvaltidan sonra 1 saat. Herkes evde ve karni tokken. Haftanin her günü pisecek ve yenecek yemekler planlaniyor. Hatta haftanin bazi günleri evin annesi disinda biri de pisirebilir. Bu da ayni planlama sirasinda belirleniyor. Bu bittiginde haftalik alisveris icin temel listeyi kurmak sadece bir kac dakika aliyor. Menü planlamasinda besin piramidine ve temel beslenme kurallarina dikkat edilmeli (ya da kendiliginden edilmis oluyor). Bunun detayi sonra.
  •  Iyi de ben Sali -Cuma günleri alisverise giderken o gün reyonda/pazarda hangi taze, ucuz  sebze meyveyi bulacagimi bilmiyorum bile. Taa Pazar gününden menü planlamak nasil mümkün olacak? 1) Marketlerin haftalik indirim / tanitim brosürlerini takip et. Pazar günü planlama icin masaya otururken yaninda olsun. Ama ben onlari gereksiz buldugum ve cevre icin zararli gördügüm icin yasamimdan cikardim. Posta kutumda "reklam brosürü atmayin" etiketi var. Peki öyleyse 2) Genel bir fikir elde edebilmek icin yasadigin bölge/ülke icin sezonluk taze sebze/meyve takvimleri edin, buzdolabinin üstüne falan as. Hangi mevsimde hangi meyve/sebze yetisir? takvimi yani. Almanya icin suradaki gibi bir takvim örnegin. Sezonluk ve yerel sebze-meyve tüketmek iyidir, cünkü:
1) Daha tazedir.
2) Daha besleyicidir.
3) Daha lezzetlidir.
4) Daha ucuzdur.
5) Daha cevre dostudur.

Peki, tamam. Ispanya, Italya ve Türkiye'yi kendi meyve-sebze bahcesi sanan, dört mevsim kabak, patlican satilan, ilkbaharda güney yarimküreden ithal kavun ve üzüm tüketen bir ülke icin durumumuz gayet karisik. Ama yine de dikkat etmeye calistim hep, bundan sonra da dikkat etmeye calisirim. Katilimcilardan birinden iyi bir öneri: Sehrimizin cevresinde organik tarim yapip, haftalik hasadini sepetler halinde üyeleri arasinda pay eden ciftliklerden birine üye olmaya ne dersin? Insani sepette ne varsa onu pisirmeye ve böylece hic bilmedigi sebzeleri denemeye tesvik de ediyor bu sistem. Iyi fikir, arastirayim ben bunu bir.

2. Gün:
  •  Bir gün önce sadece belli saatlerde acik olan kantinden yiyecek bir seyler almak isteyenlerin erken mola verme talebine omuzlarini silkip "Siz nasil isterseniz. Ben gayet otonomum" demisti Bayan Tatli-Sert. Basiyla yaninda duran cantasini isaret atmisti ayni anda. Mola sirasinda o cantadan bir snack-box ve bir termos cikardi. Termosta ne vardi bilmiyorum ama kutudan cikardigi özenle hazirlanmis minik sandvicler harika gözüküyordu. Bundan ders cikarmis olacagiz ki, seminerin ikinci günü sadece o degil, hepimiz "gayet otonom"duk. Kissadan hisse: Yiyecegini evden getirmek özgürlüktür!
  • Dersin basinda bir önceki gün ögrendiklerimizle evde hazirladigimiz kendi kisisel haftalik planlarimizi sunduk. Benimkinde Pazartesi günü büyük temizlik günü. Annem de öyle yapar. Genetik herhalde. Sali ve Carsamba camasir günü. Persembe ütü ve temel temizlik. Sali-Cuma alisveris. Kagit islerine bir gün araniyor. Bir haftalik uygulamada gördüm ki, benim bu plani saati saatine uygulamam imkansiz! Ama günü gününe uygulamaya, yani Persembe gününün hangi saatte yapilsin ve ne kadar sürerse sürsün haftanin ütü günü olmasi prensibine sadik kalmaya calisiyorum. 
  • Günün devaminda ödevimiz haftalik yemek plani hazirlamak. Her gün en büyük ögünümüz icin. Almanlar'da bu ögle yemegi, bizde ise aksam yemegi. Daha sonra tariflerimizi birlestirecegiz ve Bayan Tatli-Sert e-maille hepimize bu tarif koleksiyonunu gönderecek.
  • Ama önce haftalik planda dikkat etmemiz gereken beslenme kurallarina bir bakalim:
1) Cok yönlü beslenme
2) Cok az yag, tuz, seker
Burada baslayan "peki hangi seker?" tartismasinda Bayan T-S kac kez "Seker, sekerdir!" dedi, bilmiyorum. Rafine seker zaten sekerdir. Receli meyve sekeri ile yapmak bir yanilgi, hemen vazgecin. Meyve sekeri digerlerinden daha da hizli karisiyor kana. Daha kötü. Seker sekerdir. Ham seker kamisi sekeri? Soguk gidalarda belki kullanabilirsiniz ama isittiginiz anda onda bulunan birazcik vitamin ve mineral de kaybolup gidiyor. Zaten seker sekerdir. Esmer seker? Onu tamamen unutun. O bir pazarlama taktigi. Rafine sekerin kahverengiye boyanmis hali. Seker sekerdir.  Bal? Seker sekeeeerdir! Bal dedigin sabah kahvaltisinda birazcik ekmegine sürmek, öksürüyorsan ilac niyetine bir kasik yemek icindir. Tatlandirma amacli, sekere alternatif olarak kullanilmaz. Ayrica isitildigi anda tüm besin degeri kaybolur (Bal konusunda tüm bunlari esime hep söylüyordum, nihayet arkama bir uzman görüsünü de alabildim!).  Seker sekerdir! Seker sekerdir! Daha kac kez söyleyeyim? Hangi formda olursa olsun. Ne kadar az, o kadar iyi.
3) Haftada en az bir kez balik. Tercihen yagli deniz baligi. Somon, ringa vb. gibi. Alabalik artik hemen hemen sadece balik ciftliklerinde yetisiyor. Ona cok güvenmeyin.
4) Günde 5 porsiyon meyve ve sebze. Bu noktada her bireyin porsiyonu farkli. Herkesin bir porsiyonu kendi yumruk yaptigi eli kadardir. 3 yasindaki cocugunuz icin bir kayisi bir porsiyon demektir dolayisiyla. Fazlasini bekleyip cocugu yormayin. Ilginc, bu benim yakinlarda okudugum "Her insanin midesi kendi yumrugu büyüklügündedir aslinda. Biz ölcüsüz yiyerek onun kapasitesini büyütür, midemiz büyüdügü icin de daha fazla yemek ihtiyacinda hissederiz kendimizi" bilgisiyle örtüsüyor.
5) Bol sivi. Su, meyve suyu, bitki cayi seklinde günde 2-3 litre.
6) Bol bol tahil. Olabildigince tam, yani entegral. Yani kabugu ve canli özü (embriyo)  alinmamis taneden olusan tahil ve tahil ürünleri. Pirinci dogal formunda tüketmek bizim batili damagimiz icin biraz zor. Üstelik pismesi cok uzun sürüyor. Bir ara yol olarak parboiled pirinci deneyin. Onda embriyo ile kabuktaki degerli ve minerallerin büyük kismi hala tanede. Daha da cabuk pisiyor. (Bunu dogru yapiyormusum. 8 yildir parboiled pirinc yiyoruz biz. Sincap beyaz pirincle hic tanismadi neredeyse.)  
7) Yagsiz süt ve süt ürünleri. (Burada itirazim var aslinda. Yagi alinmis süt ürünlerinde bir yanlislik görüyorum. Nesnenin dogasina bir müdahale. Süt ürünlerini olagan yagiyla yiyip baska yerlerde daha az yag kullanmak, belki telafi icin biraz daha cok hareket etmek daha dogru bana kalirsa. En kötü ihtimalle daha az süt ürünü tüketmeli belki de).
8) Haftada en fazla bir iki kere et.
9) Yaglarda dengeli secim. Hic margarin, az tereyag, cokca -tercihen doymamis yaglar olmak üzere- sivi yag.
     Sivi yaglarda soguk preslenmis (yani sizma) olanlar isitmaya tabii tutulmayan her türlü gidada tercih sebebi olmali. Örnegin salatalarda daima sizma. Ancaaaak soguk preslenmis yaglar isitildiklarinda karsinojen bir madde aciga cikar. Acrolamin ya da öyle bir sey. Bu sebeple her türlü pisirme isleminde rafine yag kullanin. Benden itiraz: Ben sadece kizartmada sizma yagdan kacinmali diye biliyordum. Cünkü yag direk isiniyor orada. Örnegin sulu yemeklerde de mi kacinmali? Yanit: Evet, isinin ne kadar yükseldigini asla bilemezsiniz. Şok! Yilin beslenme yanlisina imzami atmis bulunuyorum. Gidip de iyi bir rafine zeytinyagi bulayim bari marketten. Ya da su sizma yagin pisirmeden sonra yemegin üzerine döküldügü pisirme teknigine alisayim daha iyisi.
10) Unutmusuz. Bolca bakliyat.

  • Benim 7 günlük menüm: Bence o kadar da iyi degildi. Sanki cok tahil agirlikli gibiydi. Yine de Bayan T-S'ten tam not aldi. Yine de diger katilimcilar bazi tariflerimi merakla beklediklerini söylediler. Planlamam şöyleydi:
  • Pazartesi: Gayet Türk usulü: Taze fasulye -Pilav - Cacik veya Coban salata. Tatli niyetine meyve. Bizde hergün tatli yok. Meyve konusunu ben hep unuturum. O isi yemek sonrasi esim organize eder. Bayan T-S  "Esinizi gittikce daha cok takdir ediyorum" dedi bunu duyunca :)
  • Sali: Tarhana Corbasi - ( 'Siz bilmezsiniz. Türk usulü gayet dogal ve saglikli hazir corba karisimi' diye anlattım)  - Karmaca (Sibel'in tarifi) - Yogurt - Marul salatasi - Meyve
  • Carsamba: Corba (dünden artan) - Köfte (Sincap icin aslinda ve haftanin yegane et ögünü - firinda kizarmis) - zaman bulursam firinda kizarmis patatesler  (Yesim'in eski blogundan bir tarif- Yesim neden biraktin o blogu? Ne güzeldi...) (Patatesler firinda az yagla kizariyor. Daha saglikli.) Marul-roka salatasi - Isgin Ahududu kompostosu (Komsumdan ögrendim , harika bir sey, tam mevsimi)
  • Persembe: Kararsizlik günü. Ne pisirsem günü. Böyle günlerde makarna iyi bir kurtaricidir. Tam undan makarna. Brokoli - mantar esliginde. 
  • Cuma: Klasik aksam yemeginin disina cikmayi tercih ettigim gün. Egzotik seyler günü. Sarimsak yeme günü. Nohutlu ve/ya rokali Tabule - Ayran - meyve
  • Cumartesi: Ailemizin buzdolabi temizligi günü. Haftadan artan ne varsa Cumartesi öglen o yenir. Aksam salata ile gecistirilir.
  • Pazar: Balik günü! Firinda sogan, biber, domates esliginde, akla esen bir sosla. Örnegin son zamanlarda hardal, limon, taze biberiye, taze adacayi, karabiber sosunda. Firini acmisken yine firinda kizarmis patatesler - salata - meyve. Balik yani Pazar günlerinin güzel yani o gün cogunlukla esimin pisiriyor olmasi :D
Laf patatesten acilmisken Bayan T-S'e soru: Hangi patates ne icindir? Cünkü Almanya'da cesit cesit patates var. Yanittan aklimda kalanlar:  "festkochend" kizartma, salata vb gibi patatesin sert kalmasi gereken yemekler icin. "Mehligkochend" ise püre, corba vb gibi patatesin eriyip dagilmasini istedigimiz yemekler icin.

Katilimcilardan birinin Pazartesi ögle yemegi icin cocuklarina nutellali krep planladigini duyunca sacini basini yolan Bayan T-S'in aciklamalari:
  • Bu ürünü hazir almayiniz. Cünkü icinde vanilin var. Dogal vanilya olsaydi hic problem degildi. Ama vanilin yapay bir aromadir. Alisveriste vanilin iceren ürünlerden daima kacinin. Vanilinin sagliga zararli oldugu kanitlanmistir.
  • Bu ürünü gidip organik üreticilerden almak da cözüm degil. Cünkü icinde kullanilan findigin endüstriyel kavrulusu sirasinda yine acrolamin gibi karsinojenik bir madde ortaya cikar. Organik olsun olmasin fark etmez.
  • Bu ürünü size hemen simdi verecegim tarifle evde kendiniz yapiniz. Evde siz kavururken risk yok:
  • 1. versiyon: Daha zahmetli ama daha dogru:
  • 400 gr. findik ve 400 gr. ceviz (badem de olabilir). Ögüt.
  • Orta isida kavur.
  • 70 gr. seker ekle.
  • 20 gr. kakao ekle.
  • Blender'dan gecir.
  • 100 ml krema ve 80 gr. mümkün oldugunca bitter (örnegin %70 kakaolu) cikolatayi erit. 
  • Hepsini karistir.
  • Sogut. Buzdolabinda sakla.Yeterince uzun zaman dayanir. Zaten emin ol, cabuk tükenir.
  • 2.versiyon:
  • 100 gr. tereyag (eritilmis)
  • 100 gr. ögütülmüs kavrulmus herhangi bir yemis (findik, ceviz, badem)
  • 2 yemek kasigi kakao
  • 1-2 yemek kasigi bal
  • bir vanilyanin kazinmis ici (vanilyanin gerisini daha sonra seker dolu bir kavanoza koy, vanilyali sekerini üret)
  • Hepsini karistir.
Malzemeyi toplayayim da su birinci tarifi bir deneyeyim diyorum. Bakalim sincap bu ise ne diyecek?
  • Laf lafi acmisken diger konusulanlar:
  • Alisveriste paketlerin icerik kismini mutlaka okuyun. Glutamat ve benzeri lezzet arttiricilardan mutlaka kacinin. Simdi üreticilerin yeni taktigi paketin üzerine "Lezzet arttirici olmadan" yazmalari. Arkasini cevirip okuyunca icinde "Maya" yazdigini görüyorsunuz. Maya resmi olarak o gruba ait degil ama ayni amacla kullaniliyor. Ondan da kacinin!
  • Lezzet arttiricilar vb. sebeplerle damagı hazir gidaya alismis kisiler evde yapilan gidalari lezzetli bulmakta güclük cekiyor. Evinizde böyle birisi varsa asamali gidin. Örnegin salata soslarinda hazir sos ile evde hazirladiginizi  yari yariya karistirarak baslayin. Her gecen gün hazir oranini azaltin. Sonunda söylersiniz ilgili kisiye gercegi. Basta söylemeyin.
  • Sofraya tüm aile birlikte oturmaya calisin. Yemek yerken cocuklarinizla yedikleriniz üzerine, onlarin yararlari üzerine konusun. 
  • Buzdolabinizi haftada bir kez tamamen bosaltip yeniden yerlestirin. Öyle büyük buzdolabi temizligini kastetmiyorum. Bosaltin, silin, bozulanlari/süresi gecenleri atin, digerlerini tekrar yerlestirin. Hayir bu yillik temel temizlige degil, haftalik temizlige dahildir. Ciddiyim. Yapilan bir arastirmaya göre Alman evlerinin hijyenik acidan en problemli yerleri buzdolaplari,  mutfak evyesi ve mutfak bezleri. Tuvaletler bile daha temiz bunlardan. Buzdolabiniza hicbir sebze meyveyi yikamadan koymayin. Cünkü bakteriyel üreme buzdolabi sartlarinda durmaz, sadece yavaslar. Yikamadiginiz gidalardan buzdolabi ceperine bulasan mikroorganizmalar oradan da diger gidalara bulasip cogalmaya devam eder. Yavas ama tutarli olarak...    Himm, zor ama uygulamaya calisacagim.
  • Siz ütü yaparken bir arkadasiniz ararsa "Hey, simdi ütü saatim benim. Saat 4'ten sonra görüselim" deme hakkiniz var. Bunda komik olan ne? Isyerinde "simdi X projesi üzerinde calismam gerek, sonra görüselim" dediginiz olmuyor mu hic? Bu da sizin isiniz.
Himm, birden hatirladim da, simdi gitmeliyim ben. Bugün alisveris günüm de...

39 yorum:

  1. Baştan sona atlamadan okudum, evlenecek olan (1 sene sonra) bir genç kız için harika bir yazı dizisi ;)
    çok faydalı buldum, emeğine sağlık, kendimce düşündüğüm bazı çözümlemeler de yer alıyor, teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Satır satır okudum inanılmaz
    keske turkiye de de bir bayan tatlı sert olsa bende gitsem
    cok sey ögrendim cidden
    iyiki yazmıssın
    umarım daha da yazarsın
    sevgiler

    YanıtlaSil
  3. :) Süpermiş bu. İş yerimdeyim, gidip gele okudum okudum okudum. Üşenmeden yazıp bizle paylaştığın için çok teşekkür ederim :) 23 gün sonra evleniyorum ve büyük korkularım vardı evle ilgili. Ne kadar yararlı oldun bilemezsin. Çok sağol canım, öperim :)

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkürler Evren:)
    Bu aralar bahar yorgunluğundanmıdır nedir ipin ucu iyice kaçtı bende.
    Bizim ile paylaştıkların toparlanmam için çok iyi olacak. Günlük alışverişin bütçeyi çok zorladığına sonuna kadar katılıyorum. Hemen bu akşam Can uyur uyumaz önce haftalık alışveriş listesi ardından yemek listesi hazırlayaağım.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Burcu,
    evin idaresi 15 gün sana bana/bize(eşim+27aylık oglum) kalacak. Yazdığınız yazı beni kurtardı desem yeridir. lutfen devam edin.
    hemen kendi planlarimi yapmaya basladim. en zor kismi yemek+haftalik menu.ozellikle istahsiz bir ufaklikla.
    yalnız brkac sorum var.
    kücük cocuklar icin et miktarı az degilmi? hergun 1 kofte kadar et yedirmek gerekir gibisinden bir bilgim var.
    buzdolabına sebze+meyva yıkanıp konulursa bozulmaz mı

    çok çok teşekkürler.
    beyhan

    YanıtlaSil
  6. Evren, bunca emegine saglik diyorum, harika bilgiler bunlar :)
    Sizma ve rafine yag konusunda seninle ayni bilgiye sahiptim, rafine yag kullanmamak gerekli diye biliyordum, bunu arastirmali tekrar.
    vanilin uyarisi icin de cok sagol, hic bilmiyordum!
    nutella tarifi enfes, birinci tarifi tuttum ben de.
    ben utu yapmaktan nefret ederim, cok da iyi yapamam zaten. bu konuda ne yapmali bilmiyorum. son dakikada yapiyorum su anda, giymeden tam once.
    yemek konusunda da tutarli olmak onemli sanirim.
    bir de calisan bayanlar icin bu isler bayagi degisiyor olmali. haftaici aksamlarini planlamak ve haftasonlarini planlamak seklinde. haftaici de cok birsey yapilmaz ki, ancak cocuklarla vakit gecirip dinlenmeye zaman kalir.
    calisan bayanlar icin oneriler varsa paylasirsan sevinirim.
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. Evren muhtesem bir kitapcik olmus bize bu, eline saglik. Hemen minik notlar ilave edecegim.

    Bal - Isininca karsinojen bir kimyasal ortaya cikiyor. Sicak sute bile katmamaliymis. Universitede organik kursusundeki sinif arkadasima sorup ogrendim. Sekere alternatif kuru uzum olabilir mi? Pekmez icin bir yorum yapti mi o hanim?

    Buzdolabi - Bakteriden kac kisi oluyor ya da zarar veriyor. Yani cok hijyenik olmak ne kadar dogru?

    Utu - Ben utuledigimi koltugun uzerine atar, sonra katlarim. Asilacaklari da dogrudan askiya gecirir, yanimdaki ilk asilacak noktada tutarim. Boyle yapmanin bir hiz arttirici ozelligi var, seri uretime gecince, birkac katlamadan sonra elin alisiyor. Tek tek yaptiginda beyin ile ellerin koordinasyonundan mi bilmem, daha yavas yapiyorsun.

    Zeytinyagi - Buna dikkat etmeli de, bizde sogan kavurma olayi var mesela, biz derken Turkiye'yi kastediyorum ya da haslama... En son dokunce de kokusu pek sevimsiz oluyor, yag yag hissediyorsun, o da sevimli degil. Bunu arastirmali.

    Unuttugum varsa sonra eklerim :) Sen tarihinin en uzun yazisini yazarak beni bile gectin sanirim :P Ama bu hanimla iyi dost olup, egitim sonrasi da gorusebilseydin keske :) Gida hakkinda guncellemeleri alirdik ondan :)

    @Benden Bizden - Kulagini cektim bunu bil, benim vanilya yazimi okumamissin, askolsun!

    YanıtlaSil
  8. Başlıktaki "ev idaresi dersleri" yazısını görünce çooook kıskandım. Öyle ihtiyacım var ki böyle bir derse...
    Çalışan anne çocuğuyum (annem avukat). Annemin evi nasıl idare ettiğini doğru düzgün göremeden büyüdüm. Zaten her üçümüz de tüm gün evde yoktuk. Her şey ben yokken halloluyordu. Tek gördüğüm işten eve gelince hızlı hızlı yemek hazırlanıp, sofra kurulduğuydu. Derslerim iyiydi. Meyvem, kuruyemişim önüme gelirdi.
    Sonra evden ayrıldım. Kendi evimi idare etmeyi henüz öğrenmiştim ki evlendim. İki kişilik hayatı idare etmeyi öğrenmiştim ki bebeğim oldu. Tam bebekli hayatı idare etmeyi de öğrendim derken ikinciye heves ediyorum. Biliyorum, "sil baştan" yapacağım.
    Keşke birileri bana da bu konuda ders verseydi; bu kadar zaman kaybı yaşamak zorunda kalmazdım.

    YanıtlaSil
  9. Yine Ufkumu açtın..
    Çok Saol Evrencim.
    paNDuf

    YanıtlaSil
  10. Dejavu,
    Isine yaramasina sevindim. Bastan sona okuyacak sabri gösterdigin icin ben tesekkür ederim.

    Pommeler,
    Aslinda kurs notlarimin hepsini yazdim. Ama bu konuda daha cok notlarim var benim. Madem talep var, onlari da yazarim ara ara :)


    Maya,
    Benimki biraz da notlarini temize cekmekti, bastan sona sabirla okuyabilen bu kadar cok kisi oldugu icin ben sevindim dogrusu.

    Sierva,
    Harika :) Olup bitenden haber ver :)

    Beyhan,
    benim oglum da cok istahsiz. Uzun zaman direndim ona ayri yemek hazirlamamaya. Ise yaramadi. Ama kati gidalara gectigimizden beri farkindayim ki cig sebzelere bayiliyor. Derdi pismis sebzelerle.
    Ben de ona aksamlari cig kereviz sapi, havuc dilimleri, biber, brokoli gibi seylerden bir tabak hazirliyorum. Seve seve yiyor. Her cocugun zevki ayri ama bir dene, belki sever senin oglun da. Cocuklarda hergün bir köfte
    kadar et kuralini bilmiyorum ben. Cocugunu hic et yedirmeden oglumun yasina getiren arkadaslarim var (Bkz: Isil). Demir, protein vb. ihtiyaclarini dengeli bir sekilde baska gidalardan da saglayabildigi sürece sorun olmaz gibi geliyor bana. Sebze meyve buzdolabina yikanip konulursa daha cabuk bozulur itirazi gruptan da geldi. Ögretmenimiz öyleyse yikamadan koydugunuz gidalari sıkı sıkıya kapalı kaplarda tutarak diger
    gıdalarla temasını önleyin dedi ara cözüm olarak.

    Benden Bizden,
    Tarifi denersen bana da sonuctan haber ver lütfen. Ben de henüz denemedim. Calisanlar icin özel bir öneri yoktu. Kimsenin de aklina gelmedi sanirim sormak. Ama iki cocugunu tek basina yetistiren ve yakinda calismaya baslayacak
    bir anne vardi. Ona haftasonu ve aksamlarin iyi organizasyonuyla ve cocuklarini da aktif olarak ise dahil ederek üstesinden gelebilecegi önerisinde bulunmustu.

    Dilek,
    Balin isininca karsinojenik olma konusunu özellikle sordum. "Hic bir bilgim yok, size ne söylesem yalan olur" dedi

    Genel olarak hijyen konusunda sana katiliyorum. Yalniz bugünlerde burada ciddi bir sorunumuz var,
    belki duymussundur. E. coli EHEC vakalari yüzünden Almanya'da 16 kisi öldü. Belki animsarsin Food Inc.'de de ayni aileden mutasyonla olusmus bir bakteri varyasyonunun neden oldugu ölüm vakalari anlatilmisti.
    Buradaki vakalarin sebze kaynakli oldugu belli, yeni bir varyasyon oldugu da belli ama
    kaynagi cözülemedi henüz tam. Dolayisiyla birazcik buzdolabi hijyeni icin dogru zaman Almanya'da.

    Ütüledigini koltuk üzerine atmak. Benim de aklima gelen ara cözüm buydu. Deneyeyim bari :)

    Zeytinyaginin cig kokusundan o kadar da rahatsiz olmayan sansli azinliktanim. Benim icin denemeye deger :)

    Gel bir anlasma yapalim. Sen bana en acemilerin bile yapabilecegi türden bir manti tarifi bul, ben de ögretmen hanimla kontagi koparmayayim. Benden manti tarifi bekliyor cünkü ;)

    Cokbilmis,
    Annenden ögrenecegimiz cok sey var, eminim. Calisan kadindan ev idaresi dersleri de benim kiskanacagim bir baslik olurdu dogrusu :)

    Panduf'cugum,
    Senin bebek dogmadan önceki blog yazilarinda cok hos bir planli programlilik havasi olurdu. Hosuma giderdi, imrendigim olurdu dogrusu. Sende bebek dogduktan sonraki durum nedir?

    YanıtlaSil
  11. mümkün değil dedim durdum okurken Evren kendimce:)) çalışan bir anne olarak bile belki kolayda karışık zamanlı çalışan heleki gece mesaileri sonrası iptal olduğum düşünülürse...
    Hep rahmetli kayınvalidem aklıma geldi benim tatlısertim o olmuş ister istemez...Benzer metodları vardı az alır az pişirir günlere böler birde o günün işini diğer güne bırakmazdı ve hatta çamaşır günü bile belliydi batıl inançlardan dolayı bazı günler yıkamazdı kesinlikle...
    o hafta pazarda ne var bakar yedi güne böler ve pazardan bir gün öncesi buzdolabı bomboş olurdu hayret ederdim...
    ütü meselesi en karışığı :(( gene de yöntemleri deneyeceğim...
    buzdolabına koymadan evvel yıkamaya yanaşmayanlardanım e coli haberlerini duymuştum en iyisi yemeden evvel bolca yıkamak dediğin gibi sıkı poşetlemek...
    zeytinyağını duymuştum ..zeytinğaıda kaç çeşitmiş öyle bir bakındım da bizimki sızmaymış benim bildiğim sızma o değildi en eski usul ayakta yada çevirmeli sıkılan sistemle oluşan yağı sanırdım...rafine yağ kötü değilmiş hatta bizimkiler ona incelttirdik geldik derlerdi oymuş...
    pekmez belki kullanılabilir ama demir felan kalmaz sırf tadlandırıcı olarak belki. Aşureyede koyuyorlar şekerle eşit miktarda vardır bir bildikleri..akçağaç şurubu peki? hani bebek mamalarına hep onu koyuyorlar ya?bu konuyu bilmiyorum...
    demir için et gerekli...yemediği için anemik anemik olduğu için yemeyen kısır döngüdeki uras için konuşayım...
    ya birde neyi öğrendim bakınırken tereyağını alınca kaynatıp tortusunu alıp dolaba öyle koyuyordum kayınvalidemin usulu. en sağlıklısıda oymuş...
    paylaşımın için çok sağol ...

    YanıtlaSil
  12. Sevgili Evren şahane bir yazı, bir solukta okudum.. yorumlarda geçen bir köfte kadar et konusu bizim doktorun da kuralıdır. Ben hiç sevmem et yemeği, yemeklerde de kullanmam ama oğlum için hergün bir köfte büyüklüğünde et yedirmeye gayret ediyorum. Proteini başak gıdalarla alabilir ama çocuklarda demir ihtiyacı için kırmızı et gerekiyormuş maalesef :(

    YanıtlaSil
  13. Nihal'cigim,
    Ben de mümkün degil diye diye dinledim aslina bakarsan. Haftalik yemek plani, haftada iki kez alisveris kisimlarini özellikle. Ama yine de denemeye karar verdim. Sen de dene bir. Olabildigince. Bakarsin beklediginden bile fazlasi mümkn olur :) Eger tam zamanli anne olusunu kastediyorsan, oglun büyüdükce isler daha da kolaylasir.
    Pekmez konusu benim de aklima geldi ama ögretmene tahminen bilmeyecegi icin sormadim. Ama uyduruk da olsa pekmezli asure yapmisligim var. Pekmezde "sorun" kendine has tadini yapilan tatliya da vermesi. Bunu dert etmeyince ortada sorun yok tabii.Tamamen aliskanlik meselesi. Pekmezin isitilmakla en azindan demir acisindan cok eksilecegini sanmiyorum. Zaten isitilarak üretilmiyor mu? Akcaagac surubu oransal olarak pahali geliyor bana, yerel degil ayrica. Bu türden engelleri var. Türkiye'de akcaagac surubu üretimi var mi?

    Tereyagini tam ne yaptigini anlayamadim! Ama okuyunca Hintliler de buna benzer bir islemden geciriyor diye biliyorum, onu animsadim.

    Emel,
    Hem bu kadar uzun olup hem de bir solukta okunan ilk ve son yazim bu oldu galiba, sagol :) her gün bir köfte kadar et kuralinin Türk doktorlarinin tavsiyesi oldugunu tahmin etmistim :) Bu türden menüvari önerileri burada benim bildigim bicbir doktor vermiyor. Peki sözkonusu olan ortalama günde bir köfte kadar et mi? Yoksa etin cocuklar icin her gün az da olsa düzenli yenmesi gereken bir gida oldugu mu vurgulanmak isteniyor? Dün örnegin bizde kirmizi et günüydü ve oglum hizini alamayip iki ögünde toplam 7 köfte yedi. Eger ortalama deger sözkonusuysa haftalik etini yemis bence :) Bu et konusunu kisisel olarak cok dert etmiyorum cünkü kültürel olarak vejetaryan/vegan beslenmenin agirlikli oldugu ülkeler var ve orada da cocuklar saglikli büyüyor. Örnegin Gandhi'nin otobiyografisinin bas kismini okuma sansim olmustu ve anlattigina göre ailesinin dinsel denebilecek kadar kati tercihiyle bütün cocuklugu boyunca hic et yememis. Ilk kez gizli sakli sigarayi merak edip icen yeniyetmeler gibi bir merakla et yasagini deldiginde ergen yastaymis. Sonra zaten yetiskin döneminde veganliktan da öte frutiarian yasamis. Sonra bizden önceki nesilde bile cocuklugundan bahsederken "et mi? ne eti? biz bayramdan bayrama görürdük eti" diyenler oldugunu cok dinledim. Bu yil Türkiye'de tanidiklarimdan cocuklarinin "neee? bugün et yemegi yok mu? ben et isterim" diyecek kadar et takintili oldugu sikayetlerini dinledim ve sincabin da bu türden bir beklentiyle büyümesini tercih etmem dogrusu. hergün az da olsa et yerse hergün sofrada et olmasi beklentisiyle büyür diye endise ederim. her neyse, bunlar benim kisisel düsüncelerim, endiselerim tabii. Türkiye'de doktorlarin bu türden önerilerini degisik buluyorum ama ülkeler arasi sosyo-kültürel, ekonomik farkliliklar falan düsünülürse belki gerekiyordur da. Islerine karisamam. Kimseye de aksini tavsiye edemem, doktor önerdiyse :)

    YanıtlaSil
  14. Ellerine kollarina saglik paylasmissin :) Benim gibi planlama delisi birine bu kadar uygun olur bu yazi :) Bizim Istanbul'da doktorumuz Hulya Sonugur'du, bulabilecegin en dogalci doktor yani. O bize cok sey ogretti. Senin sivi yaglar bolumune bir ekleme yapacagim ondan. Sizma zeytinyagi kizartmalarda kullanilabilir, sagliklidir, ancak sadece bir kere kullanmak kaydiyla. Ayni tavayi bir kere daha kullanamazsin yani.
    Benim burda ogrendigim baska bir konu hindistancevizi yagi, isiya karsi cok dayanikli. Heryerde her sekilde kullanabilirsin faydalari anlatmakla bitmez. Gunese karsi 10 koruma faktorune sahiptir, yaz harici kullanimi yararlidir dolayisiyla :) Canola yagi da organik olmak sartiyla cok faydalidir.
    Diger bir Hulya Sonugur destekli bilgi. Senin uzmanin tatli sertmis Hulya hanim sertxsertti. Biz vejeteryan bir aileyiz. Mira dogduktan sonra Istanbul'da aradigim her doktor, mumkun degil en azindan balik yedirmelisin dedi. bir tek Hulya Sonugur, ne alakasi var, Hindistan vejetaryen besleniyor ve o kadar zeki insan ordan cikiyor deyip icimi rahatlatmisti. Et yiyen pek cok arkadasimin cocuklarinin demiri dusuk cikarken, Mira'nin olcumleri (icimiz rahat etsin diye 3 kere yaptirdik) hep super cikti. Hulya Hanim en son bizi azarladi, yeter artik diye :)
    Bir de sebzeleri meyveleri yiyeylim de organik yemek zorunda oldugumuz sebze ve meyve isimlerini iyi ogrenelim derim. Cunku mesela patates, cilek, bogurtlen (berries), ispanak, kereviz, seftali, nektarin, elma, dolmalik biber (bell pepper), kiraz, uzum dogal olmadigi takdirde tuketilmemesi gereken urunler. Cunku cok ciddi oranda pesticide barindiriyor. Cekildim huzurunda sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  15. sevgili evren,
    benim gibi her yere koşturan biri için muhteşem bir yazı olmuş! baştan sona bir kere okudum, gelip gidip tekrar tekrar okuyacağım.
    haftalık yemek planı oldukça zor, ama uygulamaya çalışacağım. benim oğlum da 3 yaşında, ben haftalık olarak sebze,meyva,kırmızı et, beyaz et dengesini uygulamaya çalışıyorum.
    tekrar eline sağlık!

    sevgiler
    gorki

    YanıtlaSil
  16. Bak manti isini Selen'e soralim. O yurtdisinda epey ugrasmis oldu. En aklina yatani soylesin bize. Ama tatil donusu soyleyebilir herhalde.

    YanıtlaSil
  17. Uma,
    aslinda zaten hicbir zaman bir kereden fazla ayni yagla kizartma yapmiyordum. simdi de az yagla firinda "kizarttigim" icin yagda kizartma olmuyor pek bizim evde. Hindistancevizi yagi kati yag mi, sivi yag mi? Vejeteryan beslenen kültürler derken benim aklimda da Hindistan vardi :) Demek Hülya Hanim da ayni örnegi veriyor. Organik degilse yememeli listesi icin sagol. Ben daha önce bir yerde okuyup unutmustum buna benzer bir liste. Ariyordum tam :)

    Gorki,
    Bu haftalik yemek plani herkese zor geliyor sanirim. Ben denemeye basladim ve bugün ilk plandan saptirma girisimini iyi kötü savusturdum :) Bakalim ne olacak...

    Dilek,
    iyi fikir, Selen'e sorarim. :)

    YanıtlaSil
  18. Hindistancevizi yagi soguk havada kati gibi gorunuyor, ama simdi mesela benim aldigim kati yag sivi olarak duruyor kavanozda :)

    Farketmiyor yani. Hani eskilerin aspirin ic geceri vardi ya, hindistancevizi de aynen oyle :) Cildinde egzama mi var, sur gecer, Alzheimer mi olmak uzeresin, ye geriler gibi :)
    Simdiden afiyet olsun :)

    YanıtlaSil
  19. tereyağını köylüden alıp tencerede 20 dk kadar kaynatıyorum köpürüyor köpüğünü kevgirle sürekli alıyorum tortusu hiç kalmıyor sonra tereyağını soğutuyorum buzdolabına koyuyorum...daha uzun ömürlü ve lezzetli oluyor...

    bu arada markete indiğimde zeytinyağı markalarından birine baktım orda dikkatimi çekti kızartmada kullandığınız yağı atmayın yağ atık torbalarına koyun diyordu ben hiç görmedim varmıdır ki acaba yada duyan gören varmı? biz de atmayız o atık yağdan zeytinyağlı sabun yaptırırız...
    akçağaç şurubunu üreten varmıdır ki bilmiyorum ? bende ucuz bişeyse ondan getirmiyorlardır diye düşünmüştüm yanılmışım :(((
    doktorlar şiddetle eti öneriyor buralarda demir eksikliğinde...
    umanın hindistan cevizi yağı bizim kantaron yağına benzemiş bizim buralardada her derde deva kullanılır :)))
    meyvesebze kısmısı çok zorlaştı artık organik vs vs ne yapmalı ne bilmeli bile bilemiyoruz ki???

    YanıtlaSil
  20. Nihal'in soyledigi tereyagini kaynatip ustundekini alip kalanini dondurup kullanma islemini Hindistan'da sikca yaparlar ve bu yaga Ghee ismi verilir. Ayurveda ile ilgilenenler varsa ki cok umitliyim bu gruptan :) bilirler en muhtesem yagdir. Tasa sur ye o kadar :)

    YanıtlaSil
  21. Okurken yoruldum ve sonunu bıraktım artık. Aslında her zaman başta yazdıklarını savunmuşumdur. Biz hem kariyer yaparım hem çocuk derken, bir de bakmışız, ilkokul mezunu bile olduğu şüpheli insanlara geleceğimizi yetiştirmesi için emanet edip, iş dediğimiz cadı kazanında birbirini gagalamakla geçen yılların muhasebesini yapınca, hem iyi bir eş, hem iyi bir anne, hem de iyi bir iş kadını olduk mu zannediyoruz kendimizi? Bu kandırmacanın, sırf birilerine kendini ispat etmenin bir kaygısı olduğuna yüzde bin beşyüz eminim. Çünkü bu insanların (aklı başındalarsa) kendilerini beğendiklerini hiç sanmıyorum.Tabii bu yazdıkların başta benim düşüncelerimin bir başka açıdan kabulu olduğu için hoşuma gitti. Ben en büyük katma değeri kendimize, geleceğe hazırladığımız çocuklarımıza, ve eşimize ayırdığımız onlar için çalıştığımız zamanlarda ortaya çıkar. Çünkü hayatın amacı onlardır, iş ise araç. Bunu çok iyi irdelemek lazım. Ancak, bu tatlı sert hanımın, zaten yaptığımız işleri, biraz düşününce ve zamanla zaten rayına koyduklarımızı, bize tereciye tere satar gibi iş kadını edasıyla, ki muhtemelen bu seminere gelebilmek için çocuğunu bir bakıcıya bırakmıştır, ticari kaygıyla aynı eleştirdiği kesimin statüsüne düşmediğini kim iddea edebilir. Ben bu yazından almam gerekeleri alıp, hayatı bu kadar ciddiye almamak gerektiğini düşünen, önemli olanın yaptıklarından mutlu olup, yaşamanın keyfini çıkarıp, hem kendine hem de sevdiklerine faydalı olmanın mutluluk getireceğine inanarak, senin gibi basit bir yaşam adlı bloğun hayatı bu kadar robotlaştırma çabalarının karşısında olduğunu tahmin ediyorum. Bilmem yanılıyor muyum.

    YanıtlaSil
  22. Nihal,
    Bazi ülkelerde atik yaglar ve hatta temizlikte kullandigin kirli sular bile geri dönüsüme tabi tutulmak üzere biriktiriliyor. Ama Türkiye'de yok benim bildigim kadariyla böyle uygulamalar.

    Uma'nin dedigi gibi sen ghee yapiyorsun, haberin olsun :)

    Uma,
    dedigim gibi Ghee'yi duymustum, adini unutmusum, ama hic denemedim dogrusu. Ben acikca yagi erittikten sonra tortusunu almakla yakmak arasindaki siniri iyi ayirt edememekten korkarim.

    Defne,
    Ne diyebilirim ki, ben de yazip yayinladiktan sonra tekrar bastan sona okuyamadim :) Seminerde not tutmamistim pek, dinlediklerimi unutmamak icin yazmak istedim. Alacaklarimi aldim, hepsini yapabilecegime söz vermedim :) Bilgisayarimda bir Word belgesine de yazabilirdim; zaten o tonda yazdim daha cok. Ama belki baskalarinin da alacaklari vardir dedim. Bu arada Bayan Tatli-Sert gelirken kimseyi bakiciya birakmamis :) Cocuklari coktan büyümüs. Onlari büyütmek icin 12 yil kariyer arasi vermis ve bu arayi hafife alan ve bosluk olarak görenlere kizdigi icin sonrasinda jungle'a geri dönerken meslek degistirmis. Ben gerci oglani anaokuluna birakmistim giderken ama derdim yasadigi ülkenin dilini, yasam tarzini benim ona ögretebilecegimden daha iyi ögrensin. Yoksa anaokulunun da kafami bozdugu ve "su cocugu alayim surdan, ilkokula kadar okul, kres yüzü görmesin" dedigim coktur.

    YanıtlaSil
  23. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  24. Nihal Maya'nın yaptığı şey Ghee diyecektim ki Uma yazmış zaten. Annem tereyağını taze sütten evde yaptığı için sık sık ghee yaptığı da oluyor. Hep bahsediyordu ama geçen gün nasıl yaptığını görme şansım oldu. Minik, saplı bir tencereye tereyağını koydu. En küçük ocağın üzerine ekmek kızartma tenekesini koydu, bunun üzerine de içinde tereyağı olan tencereyi; böylece yağ ateşin içinde kalmamış oldu. Sonra biz onu epey bir süre orada unuttuk! Baktığımda sapsarı ve berrak yağ, üzerinde de iyice kızarmış görünen yüzen kalın bir kabuk vardı. Ben eyvah, yanmış galiba derken annem zaten böyle olması gerektiğini söyledi. Süzünce elde kalan içinde yanacak hiç bir tortu kalmadığı için çok yüksek ısılarda dahi sağlıklı pişirilebilen mis kokulu saf bir yağ, yani ghee.

    Bu arada sebze-meyveleri buzdolabına koymadan yıkamıyorum (zaten poşette duruyorlar) ama süt-yoğurt kutuları ve diğer ambalajları yıkamadan koymuyorum.

    Not: Üstteki yorumu yanlışlıkla annemlerin hesabından ben yazdım ve bu yüzden kaldırdım.

    YanıtlaSil
  25. Alis'cigim,
    tahmin ettim, cünkü annenin Ghee tarifi verdigini animsar gibiyim. Belki bir cesaret denerim bunun üzerine :) Ambalajlari buzdolabina girmeden yikiyorsun demek? Neden diye sormayacagim, tahmin edebiliyorum. Dikkat edecek ne cok sey var.

    YanıtlaSil
  26. Evren, en uzun yazılarından biri olmuş galiba bu, ama yorumlara bakılırsa kitabını yazsan yeri var gibi görünüyor:)
    İlginç olan, okuduğum bir trend tahmin raporunda yeni nesil çocuklar için artık sadece sanat, spor vs. değil, günlük hayatta kullanabilecekleri becerileri kazandıracak türde eğitimlerin yükselişe geçeceğinden söz ediliyordu ki, buradaki yorumlar buna gerçekten ihtiyaç olduğuna işaret ediyor sanki.
    Eskiden okullarda "ev idaresi, sağlık, yemek (pişirme metodları ve besin değerleri)gibi dersler vardı. Hatta yazını okurken o derslerde öğrendiklerimizle ne kadar örtüştüğünü düşündüm. Uygulamalı gömlek ütülemeyi bile öğrenmiştik:))Bunların tamamen kaldırılmış olması yazık olmuş. Belki talepler doğrultusunda yeniden düşünülür.

    Yağlar konusunda:
    Ghee ve mung (Türkçe adıyla maş) fasulyelerini de içeren bir yemeğin eski Yogiler tarafından inziva öncesi detoks amacıyla tüketildiğini okumuştum.

    Zeytinyağı konusunda ise Prof.Dr. Kenan Demirkol'un söyledikleri içini rahatlatabilir:
    http://ahmetdursun374.blogcu.com/omega-3-alirken-tuzaga-dusmeyin/7236737
    ve http://zeytinlibahce.net/2011/05/soylesi-hastaliklara-sebep-olan-beslenme-aliskanliklarimiz/

    YanıtlaSil
  27. @Meyvelitepe - Gunumuzde bir dugme dikmeyi bile bilmeyen insanlarin ev idare ettigini dusunursek, o dersler gercekten hayat kurtariyormus! Insanlar artik gunluk telaselerden, bahane uretmekten, isleri baskalarina delege etmekten cok basit seyleri yapamaz olmuslar. Olmusuz! Benim en buyuk dersim, Ingiltere'ye ilk gittigimde aldigim ilk seyin limon s1kacagi olmasi idi. Onsuz yapamadim! Oysa yillarca orada oturdugu halde catala limonu taktigi gibi suyunu cikartan cok arkadasim vardi. Ben hem tam suyunu bitiremeden kabugu endisesinden, ama daha komigi boyle bir teknigi kullanabilecegimi aklima bile getirememekten kosup almistim! Sonra hep annem ne yapardi diye dusunmeye basladim yaptigim islerde. Hani Evren bazen soruyor ya, anneannem ne yapardi diye :) Onlar disarida calismamislar ama evde cok buyuk isler yapmislar. Hersey ayni anda olmuyor, birisini iyi yaparken, digerinin mutlaka ucu kaciyor :(
    Az once TV'da yeni bir program basladi adi Pisti. Sling'i tartistilar. Ne ne oldugunu dogru duzgun biliyorlar, ne kullanmislar, attilar tuttular... Anne cocugunu boyle tasiyamaz, Afrikalilardaymis o buyurdular. Ah ben orada olacaktim da size nasil anlatirdim diye durdugum yerde duramadim. Ama oradakilerin evinde hep cocuklarina bakan birileri var, kendileri ne evle, ne cocukla ilgilenmiyorlar ki! Bir tek Sanem cocuklu biri olarak dogru yaklasti, onda da tam olarak kendisini ifade edemedi :( Hepsi sadece sling ile cocugu alip dolasmaya cikacak, elinde tasisa ya, arabaya koysa ya seklinde cumleler kurdular! Oysa anne evde is yapacak, yemek yapacak. Ben cocukla birlikte bunlari yapabilmek icin slingi istemistim! Yalniz olacaktim evde, ne ev icin ne de cocuk icin yardimcim olmayacakti. Bu tartismanin kitabi yazilir Evren :) Bir dusun...

    YanıtlaSil
  28. Sevgili Evren tartışmaların genelinden uzak bir konu ama, cevaben yazdığın uzuuun yorumu okuyunca, kendi yazdığımı tekrar okumak istedim ve bilmeden ahkam kesmiş gibi göründüğümü farkettim, mahcub oldum :(( çok üzgünüm, halbuki bu konu(et konusu) üstüne pek de düşünmediğim araştırmadığım bir konu, ee böyleyken niye ahkam kesiyorum o zaman :((
    uzun lafın kısası ilk yorumum için can sıkıcı olduysa özür dilerim :))
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  29. Jale hanim,
    Yazi cok uzadigi icin neresine sıkıstıracagımı bilemedigim, bu yüzden de es gectigim bir konuya deginmissiniz, sagolun. Dogrusu ev idaresinin cinsiyetten bagimsiz olarak herkesin ögrenmesi bilmesi gereken bir sey olduguna inaniyorum. Hayat Bilgisi dersinin bir parcasi olmali hatta. Baska sehirde okumak icin ailesinden ayrilan bir cok üniversiteli genc var. Dengeli beslenmeleri ve akillarini baska türlü de cokca yormalari gereken bir dönemde bir de yasamlarinin sorumluluguyla karsi karsiya kaliyorlar ilk kez. Ev ekonomisi dersleri kaldirildi mi ilkögretimden? Benim zamanimda kizlar ve erkekler icin ayri idi dersler. Kizlar bulasik yikamanin inceliklerini ögrenirken erkekler kitap ciltlemeyi ögrenirdi. Bu cinsiyetciligi cok sacma buluyorum. Erkeklerin de bulasik yikamanin inceliklerini ögrenmeye gereksinimi var. Ögrenci evinde bulasiklarini kim yikayacak? Kizlar da kitap ciltlemeyi bilmeli. Ben bunlari düsünürken ve ortak dersler verilmeli derken siz bir de kaldirildi demissiniz , cok yazik. Burada anaokullarinda bile miniklere en kolayindan bir kurabiye, bir salata yaptiriliyor, okuldaki günlük islere ufak ufak dahil ediliyorlar. Ögrensinler ve saglikli beslenme bilinci kazansinlar diye.

    Yag konusunda: Zeytinyaginin pek cok yagdan daha düsük isilarda yandigina dair de cok yazi okudum. Onlari tekrar bulup karsilastiracagim. Aklim karisti benim de. Aslinda her sey icin tek bir yag kullanmayi ve bunun da sizma zeytinyagi olmasini istiyorum tabii ki. Prof. Demirkol'un anlattiklarinda sizma - sizma degil farki belirtilmemis. Ama Evliya Celebi'den bahsettigine göre sizmadan bahsediyor olmali...

    Dilek,
    hangi tartismanin? ev idaresi mi? sling mi? :)

    Emel,
    yok hayir, can sıkıcı falan degildi bence yorumun. Durum tespitiydi. Ben de yüksek sesle düsündüm sadece. Bence ortada sorun yok, sen canını sıkma ;)

    YanıtlaSil
  30. Ev idaresi yahu! Sling de onun icine dahil :P Insanlar anneye nasil yardimci olacagini algilayamamislar yardimci kullanmaktan, is delege etmekten! Cocuklarini bile kendileri tasimiyor cogu zaman.

    YanıtlaSil
  31. Eh, delegasyon aile bireyleri icinde güzel hos da bu sekliyle, bu derecede bana da ters geliyor dogrusu.

    YanıtlaSil
  32. Aile bireyleri icinde tamam, baba da cocukla ilgilenecek, aralarindaki bag guclenecek. Evde buyuk varsa hikaye, masal anlatacak, gik dediginde bir su verebilecek. Bunlar guzel hos seyler ama su versin diye biri, evi temizlesin diye biri, temizlesin diye biri, cok biri ler var bu islerin icinde, o kadar cok ki, evin hanimi bile bazen isin ucunu kaciriyor.
    Esas yazma sebebim, Bayan Tatli Sert mantimatik ister mi? Plastikten ama onu kullanir mi?

    YanıtlaSil
  33. Dilek'cigim,
    O ister mi bilmem ama ben prensipte yanlis buldugum bir aleti ona önermem! :)

    YanıtlaSil
  34. Haklisin ne diyeyim :) Hem plastik, hem de onunla yapilanin tadi kendi kapattigin gibi olmuyor. Ama yeni baslayanlar icin pratik oldugu iddia ediliyor, o sebeple dedimdi.

    YanıtlaSil
  35. Evren yine harikasın :)Not ala ala okudum. Devamını da bekliyorum :)Çalışanlar için de önerileri olur umarım bayan tatlı-sert'in :)Sürekli bir şeyleri yetiştirememe telaşındayım ben.

    YanıtlaSil
  36. ve ne gariptir ki 1 yıl sonra aynı ayda bu yazıyı buluyorum :))

    YanıtlaSil
  37. ben de oturup bir daha okusam hic fena olmayacak Dejavu'cugum :D

    YanıtlaSil
  38. Müthiş bir yazıydı, bayıldım! Gereken notları ben de aldım:)

    YanıtlaSil
  39. cok sey ögrendim yazınızdan.emeginize saglık

    YanıtlaSil