"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Çarşamba, Haziran 08, 2011

Haberciler

Cocuklugumdan animsadigim bir gün var ki, son zamanlarda üzerine cok düsünüyorum. Cok cok kücük olmaliyim. Neredeyse diyecegim ki "animsadigim ilk sey bu olmali". O kadar kücügüm. Annem beni evimizin arkasindaki bana o zamanlar ucsuz bucaksizmis gibi gelen cayira oturtuyor. Yanimda benden yasca daha büyük iki cocuk var; onlara emanet ediyor. Bana da "sakin korkma, sonra gelip alacagim seni, ayrica pencereden de hep bakiyor olacagim" diyor. Hic korkmuyorum. Daha cok cevremdeki otlarla mesgul oluyorum. Ne olduklarini animsamiyorum bile. Ama cocuklugumun cayirlarinda karahindiba, papatya, cobancantasi, leylekgagasi gibi bitkiler hic eksik olmazdi. Emin degilim ama etrafimda Lolium perenne de olmali diye düsünüyorum. Adi hepimize yabanci olsa da, bu bitki hepimizin yasamina eslik eder cünkü. Bugüne kadar gidip gördügüm her  ülkede, her cografyada rastladim ona. Uzak yerlerde  duyulan ev özlemini dindiren bitkilerden biridir. Cocuklugumun büyük kisminda da Lolium perenne oyun oynadigimiz yabanil alanlarin vazgecilmeziydi, hatta oynardik onunla.

Üniversiteye basladigim yilin yaz döneminde tuhaf, daha önce hic yasamadigim bir sey oldu. Dersler bitip, sinav dönemi baslamisti. Ne zaman dönemsonu sinavlari icin okula gitsem göz yanmasi, kasinti, hapsuruk ve burun akintisindan iptal olmus durumda dönüyordum eve. Evde bir sonraki sinava calismak icin kampa girdigim günlerde ise hicbir sorun yasamiyordum. Haziran ayiydi, kampüs dogasinin en canli zamaniydi. Bir seylere alerjim olabilecegini tahmin etmem cok zaman almadi.

Doktora gittim, testler yapildi. Bir sonraki kontrolde doktor elime test sonuclarini tutusturdu. Evet, alerjim vardi. Iste bu kagitta yazan dört maddeye. Hayir, listedeki ilk maddeye yani ev tozlarina karsi alerjik degildim. Sonraki dört tanesiydi pozitif cikan. "Onlar nedir?" diye sordum doktora. Basini kararsizca sallayip "Ah! Bir takim otlar iste, her yerdeler" dedi.

Otlar. Peki.
Böylece kulübe dahil oldum. Nisan, en gec Mayis'ta baslayan ve bazen yaz ortasina kadar devam eden saman nezlesi halleri. Insani cildirtan göz kasintilari. Kesilmek bilmeyen hapsuruklar. Insani kagit mendil canavarina ceviren burun akintilari. Vb. Sikayet edilecek kadar büyük bir hastalik degil belki. Ama gözardi edilebilecek kadar kücük de degil.

Alerjiye karsi cesitli ilaclar kullandim. Anti histaminikler. Burun spreyleri. Hatta bir yil kortizonlu bir ilac bile. Evet, iyi geldikleri oldu. Ama sevmedim. Yilin iki-üc ayini böyle gecirmeye alistim.

Sonra bir gün (bundan 11-12 yil önce)  artik her aklima geleni internete sorma aliskanligi edindigim bir dönemde, o dört "ot" geldi aklima. Neydi onlar? Test sonuclarini bulup cikardim ve tek tek yazdim Latince adlarini arama motorunda. Bitkilere ve dogaya karsi özel bir merak duymadan cok önce, Latince adlariyla resimlerini eslestirdigim ilk dört bitkidir onlar. Burada arsivlenmeyi de coktan hakediyorlar:

Lolium Perenne / Perennial Ryegrass / Deutsches Weidelgras / Ingiliz Cimeni :

photo by Arthur Chapman

Dactylis Glomerata / Cock's-foot , orchard grass Gewöhnliches Knäuelgras / Domuzayrığı  :

photo by Matt Lavin

Poa pratensis / Smooth Meadow-grass, Common Meadow Grass,  Kentucky Bluegrass / Wiesen-Rispengras / Çayır salkım otu :

photo by Anne Tanne

Phleum pratense / Timothy Grass / Wiesen-Lieschgras /  Cayir Köpek Kuyrugu:

photo by Deanster1983

Biri degil, hepsi de tanidikti. Cocuklugumun cayirlarinin demirbasiydi onlar. Oyuncaklarimizdi bizim. Öyle saskinlikla oturdum bilgisayar ekranina bakarak. Hatta ekran basindan kalkip dinlenmek icin biraz disari ciktigimda, binanin hemen yaninda karsima cikan ilk bitki de yine Lolium Perenne idi. Ingiliz Cimeni. Doktor hakliydi. Her yerdeydiler. Üstelik her zaman da öyleydiler. Annemin beni evin arkasindaki bahceye, boyum kadar otlarin arasinda oynamaya biraktigi günden beri... Ne zaman düsman olmustuk biz bu dostlarla?

Alerji sözcügü eski Yunanca'dan geliyormus. Tuhaf, yabanci reaksiyon demekmis. Alerjilerin dogadan ve dogaldan uzaklasan , gereginden fazla hassaslasmis bünyelerimizin gösterdigi asiri tepki oldugu söyleniyor. Bir tür yabancilasma sendromu dersek yanlis olmaz sanirim. Genel nüfus icinde gittikce artan oranda rastlanmasi da gittikce yabancilastigimizin isareti galiba. Dogaya, dogamiza...

Cörekotu (Nigella) yaginin özellikle saman nezlesi türü alerjiye iyi geldigini okudum. Alerji sezonu baslamadan en az bir iki ay önce, yani Subat civari baslayarak her gün düzenli almak gerekliymis. Ilk girdigimiz aktardan buldugumuz ilk cörekotu yagini degil elbette. Temiz, saf, güvenilir bir kaynaktan olanini. Bugüne kadar deneme firsatim olmadi hic. Doga üstüme cok gelirse dener, sonuc alirsam yazarim.

Alerjiyi alternatif tip yöntemleriyle tedaviye calisan bir uzmanin söyledigine göre ise, alerjiler daha cok hassas karakterli insanlarda görülüyormus. Yoga, meditasyon vb. gevseme ve ruhsal olarak dinginlesme yöntemlerinin de bir ölcüde  ise yaradigi söyleniyor. Denemedim  ama denemeyi cok isterim bir gün.

Icten ice alerjimi bir gün dogal bir yöntemle yenebilecegime ya da en azindan kontrol altina alabilecegime dair bir inancim var. Kismen düsünsel, icsel bir sürec olacagini saniyorum. Yirmili yaslarimdan sonra degisen neydi ve bünyem neden durup dururken bu tuhaf tepkiyi verir oldu anlamaya calisiyorum. Sanki anlarsam , barisacagiz da bu düsman dostlarla. Fakat onlara düsman demek de yanlis, sadece haberciler belki de. Yanlis giden bir seyin haberini duyuruyorlar bize.

O zamana kadar bahar yaz aylarinda yolda yürümek de,  derin bir nefes almak da bir eziyettir. Hafta sonlari ailecek nehir kenarina piknige gitmek -Sincabin hatirina da olsa- bir eziyettir. Sabahlari anaokulundan eve dönüste nehir kenari rotasini secerek kücük doga kesiflerine girismek bir eziyettir. Siz beyaz bir cicek olabilirsiniz. Insanin yaninizdan gecerken derin bir nefes almadan ve yasadigina sükretmeden duramayacagi kadar hos bir kokuya da sahip olabilirsiniz. Üstelik mevsiminizi kacirmadan arilarla randevunuza da yetismeye calisiyor olabilirsiniz. Fakat yine de aciyiniz. Hic olmazsa teker teker geliniz.



 Dipnot: Sadece alerjiler sebebiyle degil, cayirdaki en gösterissiz otu bile merak edecek kadar saf doga merakiyla bu türden bitkileri merak edenler icin su fotograf oldukca bilgilendirici. Fareyi üzerine dogru sürdügünüz her bitkinin Latince adi görünüyor.

16 yorum:

  1. tüm güzel bilgiler ve bu blog için teşekkürler:) çiçek isimlerini merak etmeye başladığım şu günlerde doğa sevgimi ve merakımı artıran bir yer burası... alerji bende de var aynı şekilde bazen kızımı parkta oynatırken bile nefes alamıyorum, bir elimde mendilim gözlerim yaşlı salıncak sallıyorum:) ben de ters giden bir şeylerin habercisi gibi algılıyorum ama nedir bulamadım...

    YanıtlayınSil
  2. Bu yazıyı düşüncelerimi okuyup derlemiş biri yazdı diye düşünmeden edemedim. Bu kadar olur. Aynı şekilde düşünüp bunları hiç değil yazıya, sözle bile dile getirmeyip, bir gün biri tarafından yazılmış olması karşısında şaşkınlığımı dile getirmek istedim. Ben de senin gibi doğanın içinde büyümüş, ağaçların tepelerinde kitap okumuş, çeşitli otları evcilik oyununa dahil etmiş her ağacı, her bitkiyi tanıyan bir doğa dostunun bünyesinin neden doğanın dost bildiklerime bu tepkisi. Sadece oda değil, sevgili kedilerimin tüyleri. Test yaptırmadım ama bahar gelince zaten hassaslaşan ve bağışıklığı düşen bünyemin, açtığı bir savaş bu. Sorduğun sorular benim de kendi kendime sorup cevap bulamaklarım. Nasıl bir çelişki. Sen benim yap(a)madığım sonuçları çıkarmışsın. Okumak çok güzeldi. Bayıldım.

    YanıtlayınSil
  3. yalniz degilsin Evren ne yazik ki :(
    Universiteyi bitirip calismaya basladiktan sonra basladi ben de o bitmeyen hapsuruklar ozellikle sabahlari gelen burun ve goz akintilari. Doktorum bana sunu demisti: "Gulcin artik 25 yas ustundeki sehirli insanlarda alerjisi olmayan yok gibi. Ozellikle ofis ortaminda calisanlarda. neden elbette klimalar ve temiz havadan gun botyunca uzak kalmak. sana bir ilac verebilirim ama omur boyu bunu kullanirsin ya da bununla yasamaya alisirsin"
    ben alismayi tercih ettim. Alisamadim elbet ama biraz da azaldi sanki yasayip gidiyoruz simdi. Aslinda o testlerde bazi ailelerin temsilcilerine bakiyorlarmis. yani o testlerin sonucundan cikanlardan cok daha fazlasina da alerjimiz olabiliyormus. Bana test de yapmadi :) kendin bulabilirsin dedi. Daha tam olarak bulamadim ama burada esimin bir arkadasinin alerjisinin oldugu sey bana cok yakin sanirim. hic tahmin etmezdim ama hava akimi! O yuzden odada pencere acinca, sokaga cikinca, biraz ruzgar esince vs. hapsurmaya basliyorum.
    Ama ilac kullanmayacagim cok zorlanmadikca elbet ya ben alisacagim ya o gececek. Cok mu iyimserim bilmiyorum :)
    Cok guzel yazmissin eline saglik!

    YanıtlayınSil
  4. Ben de ayni dertten muzdaripim. Ben de bunun altinda baska dertler olduguna inaniyorum, buzdaginin gorunen yuzu bu belirtiler iste. Corek otu yaginin nasil kullanilacagini anlatabilir misin Evren? Bagisiklik sistemini guclendirmek bence kilit nokta. Eminim sende bu konuyla ilgili de bilgi vardir, belki bir ara yazarsin ;) Yoga, meditasyon gibi seyler de stresten arinip sakinlesmek ve vucut direncini artirmak amacli zaten.

    YanıtlayınSil
  5. Anne Cafe,
    Bu konuyu takipteyim. Bulduklarimi yazmaya da calisacagim. Umarim sorularimiza beraber yanit buluruz.

    Defne,
    Benim de hep basima geliyor. Kendi söze bile dökülmemis fikirlerimi baska bloglarda okudugum coktur. Bazen zamanlama olarak da cakisir. Ben tam taslagina baslarim yazinin, Google Reader'a asli düser :) Ya da yazip yayinlarim, bloglari dolasirken birinin de daha dün ayni konuda yazdigini görürüm. Telepati diyemeyecegim, paralel düsünme belki. Belki düsüncelerimizde de o kadar ayri gayri degiliz bu kadar insan.
    Her neyse, bu kadar örtüsen hisler icinde olan baskalarinin da olmasina sevindim :)

    Gülcin,
    benimki de en az 15 yillik bir test. bu kadar zaman icinde capraz etkilesimle yeni seylere de alerji gelismis olabilir. bu türden bir etkinin varligini okumustum. Hava akimi kendi basina bir alerji sebebi olabiliyor mu yani? Tasidigi polen vb gibi bir alerjen olmadan?

    Benden Bizden,
    senin icin arsivimin karanlik ve tozlu raflarina daliyorum bak simdi....... Buldum! :) Aktariyorum:

    Cörekotunun (Nigella sativa) tohumlarindan coklu doymamis yaglar (bunlarin arasinda Gamma Linolen asidi ve Linol asidi) elde edilir. Sonuncuyu vücut kendisi sentezleyemez, beslenme ile alinmasi gerekir. Gamma Linolen asidinden Prostaglandine Tip 1 elde edilir. Bagisiklik düzenleyici ve enfeksiyon önleyici bu hormonun yoklugunda pek cok alerjik reaksiyonun ve sapmis bagisiklik tepkisinin olustugu bilinmektedir. Görünen o ki, Cörekotu bu maddelerin eksikligini önleyebilmektedir. Ayrica cörekotunun bronsiyal astim ve öksürügün bazi türlerinde de etkili bir madde oldugu bilinmektedir. Cörekotu bagisiklik düzenleyici, antioksidatif, antiphlogistic, ve antibakteriyel etki gösterir. Saman nezlesi icin polen mevsiminden yeterince önce tedaviye baslamak denemeye deger. Cöreoktu akut durumlar icin care degildir. 3-6 ay boyunca düzenli kullanilmasi durumunda yararini gösterir.


    Hizli ve yüzeysel bir ceviri oldu. Aklina takilan bir sey olursa sor. Cörekotu yagi saf, organik ve soguk presleme yöntemiyle elde edilmis olmaliymis. Ne yazik ki günde ne kadar alinmasi gerektigi yazmiyor. Ayrica bir cay kasigi ezilmis cörekotu tohumunun 150 ml kaynatilmis suya katilmasi ve 15 dk demlenmesi ile yapilan bir cayi varmis. Piyasada yaginin tabletleri de satiliyormus. Benden aktarmasi :) Sen yine de doktoruna sorup danismadan bir sey yapma. Emziriyorsun bir de diyecegim ama cörekotu süt de artiriri diyorlardi galiba :)

    Bagisiklik sistemine gelince...Evet, sincabin oto-immun bir hastaligi var bildigin üzere ve ben o yüzden bu konuyu cok arastirdim. Bagisiklik sisteminin en büyük ve önemli organi ince bagirsaklar. Bilmiyoruz ya da ihmal ediyoruz bu gercegi. probiyotik beslenmenin cok önemli oldugu söyleniyor bu yüzden. Kefir &co. ihmal edilmemeli :) Doymamis yaglarin, omega 3'ün de önemli oldugunu okudugumu animsiyorum. Nitekim cörekotunun etki mekanizmasi da ayniymis. Bir de konuya bütünsel bakmak gerektigini unutuyoruz bazen. Ruh ve beden bir hareket ediyor, tepki veriyor aslinda. Sakinlesmek, dinginlesmek ve gerginlikten uzaklasmak da önemli bagisiklik üzerinde bu yüzden. Bunlar kabaca benim bildiklerim. Daha da arastirir yazar cizeriz istersen :)

    YanıtlayınSil
  6. Tum hastaliklarin zihinsel nedenleri adli kitabinda Loise L.Hay Alerjilere soyle yaklasiyor: "Olasi neden:Kime karsi alerjiniz var? Kendi gucunu yadsima.
    Yeni dusunce modeli: Dunya guvenli ve dostca bir yer. Emin ellerdeyim. Hayatla baris halindeyim"

    Sizlerin herbirinizin benzer yorumunu okuyunca yazmadan edemedim maalesef yine :)

    Kendi gucunu yadsima, kime alerjin var, kime guvenmiyorsun diye soruyorum. Ve bu konuda ortak nokta maalesef oldugumuz asilar. O otlarin hicbiri tabii ki dusman degil, ama bagisiklik sistemimiz gelismeden, asilarla darbe ustune darbe alan bunyemizde.
    Evren sincabin otoimmun hastaligi varsa ki onun da sebebi o ustune cok buyuk argumanlar var, senin bin kez daha dikkatli olman lazim.
    www.asihakkinda.wordpress.com

    Sevgilerimle,

    YanıtlayınSil
  7. Uma'cigim, neden maalesef diyorsun? Ben cok mutlu oluyorum ve cok yararlaniyorum yazmandan. Bu arada e-mail adresin neydi, profilinde ve blogunda göremedim? Danismak istediklerim var sana.

    YanıtlayınSil
  8. senin profildeki emailine yazdim simdi

    YanıtlayınSil
  9. biz geceleri uyuyamayacak hale geldik,kızım çiğneme tabletleri kullanıyor baba kız ev akarlarına ve çok sevdikleri hayvanlara da duyarlılar,bir çare bulanlar paylaşsın:)
    Kızımın son yazısı,içler acısı:)
    http://minikkelebekk.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
  10. Dr Mercola alerjiler hasar gormus bagisiklik sisteminin yansimasidir diyor.
    - Alerji sezonu oncesi Bagisiklik sistemini kuvvetlendirmek gerekiyor. Bunun icin en onemli hareket diyetinizden sekeri ve hububatlari cikarmak
    - yeterince uyku (cocuklarda 11-12 saat yeterince uyku demek, cocuklar 9 da uyumus olmali yani :) buyukler de en gec 11. Uyumadan en az bir saat once bilgisayar, tv gibi aletlerden uzaklasilmis ve dinlenme durumuna gecmis olmak gerekiyor :)
    - yeterince egzersiz yapiyor olmali gunde en az en az 1 saat fiziksel olarak aktif olmali acik havada
    Omega 3 iceren urunler tuketmeli
    http://en.wikipedia.org/wiki/Omega-3_fatty_acid#List_of_n.E2.88.923_fatty_acids

    eger alerjiler butun yil ise ve baharda daha da siddetleniyorsa
    o zaman yiyeceklerden seker, pastorize sut urunleri, meyve sulari ve hububatlar (grain) cikarilarak kisinin durumunda duzelme olup olmadigi izlenebilir.

    Sifanin asli "kaynakta" bu arada :)
    Bunlar ise araclar...

    YanıtlayınSil
  11. Uma'cigim, itiraz gibi alma, yüksek sesle düsünüyorum ama hububatlar beslenmemizin cok önemli bir parcasini olusturduguna (ve beslenme piramidi acisindan öyle de olmasi gerektigine) göre diyetimizden cikarilmalari zor degil mi? Seker eyvallah, pastorize süt ürünlerini bile basarabilirim ama hububatsiz düser kalirim gibi geliyor bana.

    YanıtlayınSil
  12. kendime itiraz olarak almam tabi niye alayim :) ama cok agir alerjileri olan insanlara en azinda bu donem oncesinde tavsiye edilen beslenme sekli. ne kadar uygulariz bilinmez. ben mirayi naturapatha goturdum. sut urunlerinin hepsini cikarip bir hafta deneyin dedi. Bir durumu vardi o siralar. zaten vejetaryeniz, zaten bin tane seye kusura bakmayin yiyemez diyorum dunyali hayatta, sur urunleri herseyin icinde, yapamam ben kendi biraz buyuyunce deneriz dedim. Dedigim gibi kendi kararlarimiz hep :)

    YanıtlayınSil
  13. Evren cok tesekkurler, bununla ilgili bir yazi yazmis olabilecegini tahmin etmeliydim ;)
    Corekotunun yagini almaktan ziyade kendisini havanda oguterek ve cayini yaparak tuketmeye karar verdim. Umarim 3-6 ay dayanacak motivasyonu bulabilirim kendimde.
    Uma'nin yazdiklarindan da cok faydalandim. Son donemde cok fazla unlu-sekerli seyler yedigimi fark ettim ve bagisiklik sistemimin zayiflamasi ve urtiker olmam seklinde vucudumun sinyaller vermesi beni ayiltti.
    Ruh ve bedenin birlikteligi nedense hep oteledigimiz bir konu oluyor. Birine bakarken digerini ihmal edebiliyoruz cogu zaman. Sanirim hayat kosturmacasi, ozellikle kucuk bir bebege bakma gaylesi bizi (ozelinde beni) alikoyuyor. Ancak gozden kacirdigimiz bir nokta su ki; kendine iyi bakamayan baskasina da iyi bakamaz...

    YanıtlayınSil
  14. Benden Bizden, yok yazmamistim daha önce aslinda. Arsiv derken evde biriktirdigim yazilarin oldugu klasörü kastetmistim. Oradaki eski bir dergi yazisindan cevirdim hizlica. Cöreoktunun cayini unutmusum aslinda, ben de denerim sanirim ama bu yili kurtaramam o ayri hikaye...

    YanıtlayınSil
  15. Evren, :)) Arsivlerden bunu arastirip bir de ceviri yaparak yazdigin icin cok tesekkurler o halde! Bu yili kurtaramasak da gelecek seneye yatirim olur en azindan. Bir yerden baslamak lazim...

    YanıtlayınSil