"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Perşembe, Şubat 11, 2010

Secmeler - 1

Kitaptan sectigimiz bölümlerden kisa kisa yazmaya basliyorum. Meyvelitepe kitabin Türkce'ye cevrildigini yazdigi icin detayli yazmaya gerek olmadigini düsünüyorum.

Bir an durmak:
"Yasaminizda sadece tek bir an icin bile olsa durmaniz mümkün mü? Peki o an tam da simdiki an olabilir mi? Bunu yaptiginizi bir düsünün. Ne olurdu?"
"Icinde bulundugunuz ani onu herhangi bir sekilde degistirmeye kalkmadan sadece gözlemlemeyi deneyin. Ne oluyor? Ne hissediyorsunuz? Ne görüyorsunuz? Ne duyuyorsunuz?"
"Bunun icin 5 dakika yeter. Hatta 5 saniye de..."

Yapmamaya Övgü:
Önce bir düzeltme yapayim. Kabat-Zinn "hicbir sey yapmamak"(doing nothing) ile "yapmamak" (non-doing) arasinda fark oldugunu yaziyor ve önemli olanin "yapmamak" oldugunu söylüyor. Almancalari arasinda sadece bir harf fark oldugu icin (Nichts-Tun, Nicht-Tun) ilgili yazida yanlis cevirmisim.

Özetle söyledigi su: Gün icinde belli sürelerde herhangi bir aktiviteye girismeden, bilincle ve acik niyetle ama hic bir amac gütmeden durmak ve yüzünü icindeki sessizlige veya huzura dönmek insanin kendine verebilecegi en büyük ödüldür.

Sabir:
Özetle; Belli ruh halleri, meditasyon veya farkindaligin daha iyi beslenip yetisebilecegi bir toprak gibidir. Sabir onlardan biri. Sabirli biri olmayi basardiginizda farkindalik neredeyse otomatik olarak ardindan gelir. Üst yüzeydeki sabirsizlik katmanini kazidiginizda, altta karsiniza hep az ya da cok gizli kalmis bir öfke cikar. Öfke nesnelerin nasillarsa öyle olmalarindan hoslanmayan ve öyle oluslarindan mutlaka birini sorumlu tutan güclü bir enerjidir. Sabirli olmak icin, her seyin zamani geldiginde özel bir caba harcanmadan olmasi gerektigi gibi gerceklesecegini hatirlamak yeterlidir.

Bu son cümleyi daha iyi anlama sebep olan bir gözlemim oldu. Oglum uzun zamandir araba, kamyon, tren, ucak gibi araclara büyük merak duyuyor. Son zamanlarda cok severek "okudugu" bir resimli sözlük var. Resimlerdeki nesnelere bakarak adlarini söylemeyi, haklarinda bir iki cümle konusmayi seviyoruz. Bazen kitabin yarisina dahi gelmeden sabirsizlikla sayfalari cevirmeye basladigini, bu arada "hak-koo!" "e-fe-ka a-a-ma"(itfaiye arabasi) deyip durdugunu görüyorum. Anliyorum ki, aklinda onlar var, onlara ne zaman sira gelecegini merak ediyor. Bu yüzden de önündeki resimlere fazlaca dikkat etmeden sayfalari aceleyle cevirmeye basliyor. "Acele etme, kamyon ve itfaiye arabasi nasil olsa gelecek, sen bu resimlerin tadini cikar" diyorum ama fazla etkili olmuyor tabii. Sasmamak gerek, sadece 2,5 yasinda :) Üstelik ayni seyi biz yetiskinler de sürekli yapiyoruz. Önümüzde onunkine benzer bir kitap var. Adina yasam diyorlar. "An" denen , bir cok resimle dolu sayfalardan olusuyor. Genellikle aklimiz baktigimiz sayfada olmuyor. Bazi seyler konusunda sabirsizlik gösteriyor, bu yüzden önümüzde acik duran sayfayi yeterince yogun hissedemiyoruz.

Yogunlasma:

"Farkindalik gelistirmek icin faydali bir diger ruhsal beceri de bu. Farkindalikla birlikte ögrenilebilecegi gibi ayrica da calisilabilir. Yogunlasma, belli bir nesneyi, mesela nefesi, merkeze almakla gelistirilebilir." Buna Sanskritce'de samadhi deniyormus. Sonuc ise, icsel olarak daha huzurlu ve dengeli olmakmis.

Kisisel olarak kendi nefesime yogunlasmakta pek beceriksiz oldugumu farkettim. Benim icin rahatsiz edici bir huzursuzluk duygusuyla sonuclaniyor. Ama sincabin uyudugu zamanlarda onun nefes alip verisine yogunlasmayi denedim ve bunun benim icin daha kolay oldugunu gördüm. Nitekim Kabat-Zinn de kitabin sonlarinda baska bir bölümde kimi zaman cocuklarinin nefes alip verisine yogunlasarak meditasyon yaptigindan bahsediyor.

Oturarak meditasyon:
"Oturmakta özel olan nedir? Eger her zamanki oturus bicimimizi kastediyorsak, hic bir sey. Oturmak ayaklarimizin yükünü hafifletmek icin sectigimiz rahat bir pozisyondan baska bir sey degildir. Ama sözkonusu olan meditasyon ise, oturmak özel bir seydir. Meditasyon yapanin oturusu bir dagin vakar ve sarsilmazligina benzer. Denge ve saglamligin somut bir simgesi gibidir. "

Simdilik bu kadar. Devami gelecek...

5 yorum:

  1. aa benim bolumler cok tesekkurler, bir sey yapmama hali bende huzursuzluk yaratiyor! Cocuklarin sabirlari yok yani ogrenilmesi gereken bir sey sabir dogal bir duygu degil.Cok keyifli devam...

    YanıtlayınSil
  2. Bir şey yapmama halini bir süredir tecrübe ediyorum, zorlamadım, içimden bir ses öyle diyordu , sadece onu dinledim. Bu durumun sabırsızlığı da yavaş yavaş tedavi ettiğini düşünüyorum. Örnek olarak kendimi gösteriyorum:)

    YanıtlayınSil
  3. beste,
    kitaptaki sirayla baslamistim. demek senin istediklerin geldi önce :)

    basak,
    bana tersi dogrudur gibi gelmisti. yani sabir her an bir sey yapma dürtüsünü tedavi eder gibi. ilginc bak bu söyledigin.

    YanıtlayınSil
  4. Evren, ozellikle sabirla ilgili bolum cok ilgimi cekti, sabirsiz bii olarak :) altinda ofke duygusunun yattigini ogrenmek cok sasirtti beni..ama dusununce cok mantikli geldi.. bir sey istedigim anda hemen yapilmazsa ofke duyuyorum..bilmiyorum tam olarak bu mu kastedilen, ama bendeki durum boyle.. cok tesekkurler paylasim icin, beste'nin dedigi gibi cok keyifli :)

    YanıtlayınSil
  5. benden bizden,
    sanirim kastedilen tersi. yani öfke duymaya meyilli oldugumuzdan sabirsizlik gösteriyoruz. bende bu türlüsünü gözlemliyorum

    YanıtlayınSil