If you can’t write your idea on the back of my calling card, you don’t have a clear idea.’
~David Belasco
Özlü sözü Zen Habits'den caldim. O kendisine gelen e-maillerden sikayetci. Benim sikayetim yok. Benim derdim kendimle ve özellikle bir kilometre uzunlugundaki cümlelerimle.
Kendimi hep uyariyorum. "Cok uzun yaziyorsun, e-maillerin bazen roman uzunlugunda, yorumlarin bazen yazinin kendisini geciyor, vb, vb" Surada da demistim; Sorun tam olarak yazinin uzunlugu da degil, kurgulanisi, tasarlanisi daha cok.
Sirf bu yüzden blogun kapisina kilit vurup Twitter'a mi tasinsam?
Her durumda benim icin az ve öz yazmak iyi bir alistirma olabilir. Bir projem vardi. Bütün günü sadece 3 cümlede özetleyecegim bir blog acmak. Günün en anlamli, önemli detayini bulmama da yardimci olacakti. Cok dallanip budaklanmamak icin yapmadim. Ama burada zaman zaman deneyebilirim bunu.
Var misiniz bu yazinin yorumlarinda kendi dününüzü sadece 3 cümleyle özetlemeye?
Benimki:
"Sabah yürüyerek kütüphaneye giderken nehir kenarindaki sakinlik cok hosuma gitti.
Dönüste zihin acici, heyecan verici bir e-mail yazismasi yaptim.
Ögleden sonra nihayet gelir vergisi bildirimi okyanusuna attim kendimi."
A very fishy business
2 gün önce
