- Tüm kadinlarin annelerinden ev idare etmeyi bilerek dogdugu varsayilan bir kültürden gelince ev idaresi kursuna gitmek insana tuhaf geliyor. Gerci katildigim bir seminerler serisinin bir parcasiydi, ayrica kaydolmadim. Ama yine de tuhaf duygularla gittim. Neyse ki, bu ülkede ev idaresi ciddi ciddi bir bilim, uzmanlik konusu ve meslek. Cinsiyet ve yastan bagimsiz olarak her zaman ögrenilebilir. Hos insanlarla tanistim. Uzaktan tanidigim bir kac kisinin hos yanlarini kesfettim. Ilginc seyler ögrendim. Bazi bilgilerimin eksikligini farkettim, bazi yanlislarimi düzelttim, bazi bildiklerimin dogrulugunu onayladim.
- Kursu veren tatli sert, hos bir kadindi. Iki kizini yetistirmek icin verdigi uzun "kariyer molasi" sirasinda bos durmayip dogal kozmetik üzerine calismis, üretmis, satmis. 12 yil sonra Is Kurumu'nun ilgili memurunun karsisina oturup özgecmisini masaya koydugunda, memur "iyi de bu 12 yillik bosluk cok uzun degil mi?" deyince cok bozulmus. "12 yillik bosluk mu? Ne boslugu? Cocuklarimi yetistirdim ve bir aile yuvasini cekip cevirdim ben o arada" demis. Sonra zaten bu isi cok iyi yaptigini farkedip meslek degistirmis. Ev ekonomisi konusunda egitim alip bu konuda uzmanlasmis. Özgecmisinde sözkonusu 12 yillik "bosluk"un karsisinda simdi acikca ve gururla "ev idaresi" yaziyormus. Bazen özgecmisini önüne koydugu kisilerden hala biyik altindan gülüp "He..he..ev idaresi mi? O da ne?" diyenler cikiyormus. Genelde erkekler ve hic ailevi sebeplerle kariyer molasi vermemis kadinlar oluyormus böyle diyenler. "Cocuk yetistirmek icin veya baska herhangi bir sebeple ara veren her kadin anlar oysa" dedi. Anladim. Anladik.
- Anlamakla kalmadim, eve gelince üzerinde tekrar düsündüm de. Gecenlerde de-growth hakkinda okudugum makalelerin birinde "büyüme yanilsamasindan" bahsediyordu. Konu özetle söyle: Elli yil öncesine dek agirlikli olarak evden birinin ( genellikle kadinin ) yaptigi ve karsiliginda tesekkür disinda bir ücret almadigi icin kayit altina girmeyen pek cok isi artik hane halki disinda birine yaptiriyoruz. Neden? Evin kadini da calisiyor cünkü. Tabii ki calisacak, neden calismasin? Fakat eskiden kayit altinda olmayan ev islerinin disaridan birine yaptirilarak kayit altina alinmasi bir yanilsamaya yol acti. Ekonomik acidan büyümüs gözüküyoruz. Hayir büyümedik. Emek ayni emek, sadece artik kayit altinda. Hane halki bireylerinden birinin disarida calismasi karsiliginda aldigi ücretin bir kismi ev idaresini devralan dis emekcilere (temizlikci, yatili yardimci hanim, "bakici teyze", bahcivan, oyun ablasi, tamirci vb, vb) aktariliyor tekrar. Eger bu aktarim kayit altina girmiyorsa, örnegin zarf icinde cepten cebe giriyorsa, yanilsama daha da büyük. Iste böylece büyüdük. Mü? Yoksa aslinda biz ne kadar da, ne kadar da büyüktük zaten. Mi? Haydi bakalim , düsün üstüne.
Gün 1:
Haftalik Plan.
- "Sizin haftalik planiniz yok mu yani?" dedi Bayan Tatli Sert. "Oysa haftanin 5 günü 9-5 bir isiniz olsaydi mutlaka bir haftalik planiniz olurdu. Bunun ondan farki ne?" Annemin haftalik plani falan yoktu. Fakat yine de hak verdim. Aylik, haftalik, günlük planlari severim. Sorunum planlarimin sonunda icinden cikilmaz hale gelmesi. Bayan Tatli-Sert konuyu olabildigince basit tutma konusunda fikirler verdi. Is günüm saat kacta basliyor (sabah 06:00)? Kacta bitiyor (20:00) ?Hergün tekrarlanan isler nedir? Üc ögün yemek, sincabin anaokuluna hazirlanip götürülmesi ve ögleden sonra alinmasi örnegin. Plana bunlari yerlestir önce. Basit tutmak icin bir saatlik araliklarla calis. Yarim saatlere, 15 dakikalara gerek yok planda. Planladigin seyi 15 dakikada bitiriyor musun? Ne iyi, geriye kalan 45 dakika senindir. Belki de bir aksilik olur yarim saat planladigin sey bir saat sürer. O zaman iyi ki en basindan bir saat planladin onu. Hala planda aksama yok demektir.
- Haftasonunu mümkün oldugunca bos tut. Haftasonu dinlenmek, eglenmek, gezmek ve beklenmeyen seyler icin. Yok eger calisiyorsan, haftasonuna planlayacaksin hemen herseyi. Iyi bir planlama ile bu da mümkün.
- Bunun disinda her evin plani farklidir. Ev senin, idarecisi sensin. Sana uyan plani sen bulacaksin.
- Hafta boyunca yaptigin herseyi bir kenara yaz ve onlara haftalik planinda bir yer bul:
- Her Allah'in günü alisverise gidilmez. Hem zaman kaybi, hem daha cok para harcarsin (Tecrübeyle sabit) . Haftada iki gün yeter. Biri büyük haftalik alisveris (özellikle kuru gidalar vb icin) , digeri taze tüketilmesi gereken sebze meyve icin. Günlük tüketilmesi gereken seyler (balik, et, taze süt vb) ya alisveris günlerinde pisirilmek üzere planlanir ya da bunlar icin diger günlerde de gidilebilir. Sadece bunlarla sinirli tutmak sartiyla! Bir seyi almayi unutmussan, unutmussundur. Bir sonraki alisverisi bekle, ders olsun. Iyi bir alisveris listesi olan, hicbir seyi unutmaz (Tecrübeyle sabit).
- Haftanin hangi günleri alisverise gidecegini belirlerken alisveris yaptigin marketle görüs. Haftanin hangi günü taze meyve-sebze, et-balik girisi oldugunu ögren. Tercihen o günlerde git. Hangi günlerin alisveris acisindan daha sakin oldugunu gözle. Herkes Cumartesi ögleden sonra mi hücum ediyor? Sen Cuma günü git , ya da en kötü ihtimalle Cumartesi sabah erkenden. (Benim sectigim günler Sali ve Cuma)
- Kirli camasir sepeti her doldugunda ya da ev halkindan biri "benim mavi tisörtüm nerdeeee?" diye seslendiginde camasir yikanmaz. Haftanin belli bir günü camasir günüdür. Beyazlar, renkliler vb. ayirilip ardarda yikanir. Tahminen iki saat sürer. Ertesi gün de ütü günüdür. Hepsi bir kerede ütülenir. Bu da yaklasik iki saat sürer. Benden ve bir baska cevre duyarlisindan itiraz: Camasir kurutucumuz yok. Camasir kuruturken astigimiz ipin uzunlugu ve mevsimin kurutma kapasitesiyle sinirliyiz. Cözüm: Siz de ardarda iki gün birer saati yikamaya ayirin. Izleyen günü de ütüye. Oldu, bu uyar. Ev halkinin "Aa, ama bu gömlegi yarin giyecektim ben. Bir kisa turla yikaniverse?", "En sevdigim tisörtüme ketcap döküldü, iki gün sonraki dogumgünü partisine bu olmadan hayatta gitmem" deme hakki yok. Yarin camasir günü degil efendim, patron kim burada?
- Eve geldigimde aklima düsen itiraz: Haftada bir camasir günü, her giysi türünden bir hafta yetecek kadar yedekli olmak demek. Bizim evde tüketim canavarina yenilmemek adina o kadar cok yedekli olmadigimiz noktalar var itiraf etmek gerekirse. Sincabin giysilerinde özellikle. Ne olacak simdi? Kendimce yanit: Yasa ve gör.
- Camasir yikarken 30, en fazla 40 derece cogunlukla yeter. Fazlasina gerek yok. Camasirlarin fazla yipranmamasi icin "Kochwäsche/Buntwäsche" (Türkce makinelerde ne yazar acaba bunu yerine?) ayari yerine daima "Feinwäsche" (Hassas camasirlar) ayarini secin. O da ayni derecede temiz yikar ama camasirlari daha nazik calkalar (Biyik altindan gülerken kendi kendine onay: Iyi, bunu yapiyordum bak ben)
- Ütü konusunda uygulamayi güc buldugum bir öneri: Ütülenenleri tek tek katlamak zaman ve elektrik enerjisi kaybidir. Sen ütüledigini katlarken ütü calismaya devam eder. Ütü yaparken camasir askini yaninda tut. Ütüle as, ütüle as. Tümü bitince katlamaya basla. Böylece buharli ütülemeyle hafifce nemlenen giysiler de dolaba girmeden önce tekrar havalanip kurumus olur. Himm, bilmem ki? Nemlenme sorunu yok bizde, ayrica asarken de zaman harcamiyor muyuz? Yine de arsive not düselim.
- Temizlik dedigin üc asamalidir: Görüntüyü kurtarma temizligi, durumu koruma temizligi, temel/köklü temizlik.
- Temel temizlik yilda bir kac kez yapilir. Mutfakta belki daha sık. Bahar temizligi, cam silme, perde yikama , halı yıka(t)ma vb. gibi. Mevsim gecislerinde tercihen yazlik kislik giysi degistirme isiyle birlestirilmeli. Eskilerin 3 gün boyunca evi temelinden catisina kadar elden gecirdigi, arap sabunuyla yuyup yikadigi temizlik türü. Modern insan türünün harci degil bu. Böl ve yönet. Haftada bir gün bir ( en fazla iki) saatini ayirip kendine evde bir dolap ya da bir köse sec. Oranin hakkindan gel. Dolabi, yüzeyi tamamen bosalt, iyice temizle. Gereksizleri at. Kalanlari tekrar ve özenle yerlestir.
- Durumu koruma temizligi: Bayan Tatli-Sert'in tam cümlelerini unuttum ama bu annemin Pazartesi temizligi kesinlikle. Ev dedigin dekorasyon dergilerinde durdugu gibi durmuyor haliyle. Özellikle hafta sonu dagiliyor, kirleniyor. Evi özüne, temel temizlik sonrasindaki haline geri döndürme harekati. Öyle bir temizle ki, aksam eve gelen aile efradi temizligin kokusunu duysun havada. Anladin iste. Haftada 3 saat ayir, gayet gercekci olur.
- Görüntüyü kurtarma temizligi: Her gün bir saat. Tercihen aksam son is olarak. Sabah ilk is de olabilir. Biliyorsun iste, eve disaridan gelen biri neleri görsün istemezdin? Bu benim her odaya 5 dakika kuralima benzediginden sevdim. Zaten yaptigim bir sey, yasasin!
- Bayan Tatli-Sert'in pratikte güc bulsam da teoride en sevdigim dersi: Calisma, calistir! yani delegasyon. Bize seminer boyunca bunun canli örneklerini verdi sürekli. Birsey mi yazilacak? Bize yazdirdi. Birimizin elinde hazir, bilgisayardan cikma bir plan mi var? Hemen soft-copy'sini aldi. Fakat evde delegasyon uygulamalari konusunda gruptan (ben dahil) itirazlar geldi tabii. Günde is saatleri haric dört saatini yolda geciren bir es ve 3 yasinda bir cocuga nasil is devredebilirim? Karsi önerileri sunlar: 1) Haftalik plani önlerine koyup kendilerine bir is secme ve bunu kendi sectigi zamanda yapma hakki taniyin. Secim hakki sorumluluk almayi kolaylastirir. 2)Iki yasindaki cocuklar bile yardim edebilir! Bulasik makinesinden kirilmayacak seyleri bosaltabilirler, sofra kurabilirler, kuruyup dolaba yerlesecek coraplari eslestirip katlayabilirler. Yardimlarini yaslarina uygun tutun ve oyuna cevirin. Önemli olan bu! Oldu.
- Benim talebimle seminer sirasinda olusturulan örnek haftalik plana eklendi. Eve gelen her türlü belgenin gerekiyorsa dosyalanmasi, gerekmiyorsa atilmasi, telefon isleri, doktor vb randevulari (Heey, her seyin randevuyla yürüdügü bir ülkedeyiz bir. Kuaföre gitmeden önce bile randevu alacaksin!), akla gelen her türlü ofis, belgeleme, organizasyon isi icin haftada bir saat. Eve gelince farkettim ki, haftanin hangi günü yapilacagi cok önemli. Ben Carsamba gününü secmistim. Oysa Almanya'da doktor muayenehaneleri Carsamba ögleden sonra kapali. O gün doktor randevularini halledemem. Bu tür seyleri gözönüne almak gerek. Dolayisiyla haftasonu da pek uygun degil bu is icin.
- Haftada sadece iki gün alisverisle hergün "Allah'im bu gün ne pisirsem?" kivranmasi ne hal aliyor pardon? Endiseye gerek yok. Haftada bir gün oturup tüm aile bireyleriyle beraber haftalik yemek planlamasi yaparak herseyi kontrol altinda tutmak mümkün. Tercihen Pazar günü kahvaltidan sonra 1 saat. Herkes evde ve karni tokken. Haftanin her günü pisecek ve yenecek yemekler planlaniyor. Hatta haftanin bazi günleri evin annesi disinda biri de pisirebilir. Bu da ayni planlama sirasinda belirleniyor. Bu bittiginde haftalik alisveris icin temel listeyi kurmak sadece bir kac dakika aliyor. Menü planlamasinda besin piramidine ve temel beslenme kurallarina dikkat edilmeli (ya da kendiliginden edilmis oluyor). Bunun detayi sonra.
- Iyi de ben Sali -Cuma günleri alisverise giderken o gün reyonda/pazarda hangi taze, ucuz sebze meyveyi bulacagimi bilmiyorum bile. Taa Pazar gününden menü planlamak nasil mümkün olacak? 1) Marketlerin haftalik indirim / tanitim brosürlerini takip et. Pazar günü planlama icin masaya otururken yaninda olsun. Ama ben onlari gereksiz buldugum ve cevre icin zararli gördügüm icin yasamimdan cikardim. Posta kutumda "reklam brosürü atmayin" etiketi var. Peki öyleyse 2) Genel bir fikir elde edebilmek icin yasadigin bölge/ülke icin sezonluk taze sebze/meyve takvimleri edin, buzdolabinin üstüne falan as. Hangi mevsimde hangi meyve/sebze yetisir? takvimi yani. Almanya icin suradaki gibi bir takvim örnegin. Sezonluk ve yerel sebze-meyve tüketmek iyidir, cünkü:
2) Daha besleyicidir.
3) Daha lezzetlidir.
4) Daha ucuzdur.
5) Daha cevre dostudur.
Peki, tamam. Ispanya, Italya ve Türkiye'yi kendi meyve-sebze bahcesi sanan, dört mevsim kabak, patlican satilan, ilkbaharda güney yarimküreden ithal kavun ve üzüm tüketen bir ülke icin durumumuz gayet karisik. Ama yine de dikkat etmeye calistim hep, bundan sonra da dikkat etmeye calisirim. Katilimcilardan birinden iyi bir öneri: Sehrimizin cevresinde organik tarim yapip, haftalik hasadini sepetler halinde üyeleri arasinda pay eden ciftliklerden birine üye olmaya ne dersin? Insani sepette ne varsa onu pisirmeye ve böylece hic bilmedigi sebzeleri denemeye tesvik de ediyor bu sistem. Iyi fikir, arastirayim ben bunu bir.
2. Gün:
- Bir gün önce sadece belli saatlerde acik olan kantinden yiyecek bir seyler almak isteyenlerin erken mola verme talebine omuzlarini silkip "Siz nasil isterseniz. Ben gayet otonomum" demisti Bayan Tatli-Sert. Basiyla yaninda duran cantasini isaret atmisti ayni anda. Mola sirasinda o cantadan bir snack-box ve bir termos cikardi. Termosta ne vardi bilmiyorum ama kutudan cikardigi özenle hazirlanmis minik sandvicler harika gözüküyordu. Bundan ders cikarmis olacagiz ki, seminerin ikinci günü sadece o degil, hepimiz "gayet otonom"duk. Kissadan hisse: Yiyecegini evden getirmek özgürlüktür!
- Dersin basinda bir önceki gün ögrendiklerimizle evde hazirladigimiz kendi kisisel haftalik planlarimizi sunduk. Benimkinde Pazartesi günü büyük temizlik günü. Annem de öyle yapar. Genetik herhalde. Sali ve Carsamba camasir günü. Persembe ütü ve temel temizlik. Sali-Cuma alisveris. Kagit islerine bir gün araniyor. Bir haftalik uygulamada gördüm ki, benim bu plani saati saatine uygulamam imkansiz! Ama günü gününe uygulamaya, yani Persembe gününün hangi saatte yapilsin ve ne kadar sürerse sürsün haftanin ütü günü olmasi prensibine sadik kalmaya calisiyorum.
- Günün devaminda ödevimiz haftalik yemek plani hazirlamak. Her gün en büyük ögünümüz icin. Almanlar'da bu ögle yemegi, bizde ise aksam yemegi. Daha sonra tariflerimizi birlestirecegiz ve Bayan Tatli-Sert e-maille hepimize bu tarif koleksiyonunu gönderecek.
- Ama önce haftalik planda dikkat etmemiz gereken beslenme kurallarina bir bakalim:
2) Cok az yag, tuz, seker
Burada baslayan "peki hangi seker?" tartismasinda Bayan T-S kac kez "Seker, sekerdir!" dedi, bilmiyorum. Rafine seker zaten sekerdir. Receli meyve sekeri ile yapmak bir yanilgi, hemen vazgecin. Meyve sekeri digerlerinden daha da hizli karisiyor kana. Daha kötü. Seker sekerdir. Ham seker kamisi sekeri? Soguk gidalarda belki kullanabilirsiniz ama isittiginiz anda onda bulunan birazcik vitamin ve mineral de kaybolup gidiyor. Zaten seker sekerdir. Esmer seker? Onu tamamen unutun. O bir pazarlama taktigi. Rafine sekerin kahverengiye boyanmis hali. Seker sekerdir. Bal? Seker sekeeeerdir! Bal dedigin sabah kahvaltisinda birazcik ekmegine sürmek, öksürüyorsan ilac niyetine bir kasik yemek icindir. Tatlandirma amacli, sekere alternatif olarak kullanilmaz. Ayrica isitildigi anda tüm besin degeri kaybolur (Bal konusunda tüm bunlari esime hep söylüyordum, nihayet arkama bir uzman görüsünü de alabildim!). Seker sekerdir! Seker sekerdir! Daha kac kez söyleyeyim? Hangi formda olursa olsun. Ne kadar az, o kadar iyi.
3) Haftada en az bir kez balik. Tercihen yagli deniz baligi. Somon, ringa vb. gibi. Alabalik artik hemen hemen sadece balik ciftliklerinde yetisiyor. Ona cok güvenmeyin.
4) Günde 5 porsiyon meyve ve sebze. Bu noktada her bireyin porsiyonu farkli. Herkesin bir porsiyonu kendi yumruk yaptigi eli kadardir. 3 yasindaki cocugunuz icin bir kayisi bir porsiyon demektir dolayisiyla. Fazlasini bekleyip cocugu yormayin. Ilginc, bu benim yakinlarda okudugum "Her insanin midesi kendi yumrugu büyüklügündedir aslinda. Biz ölcüsüz yiyerek onun kapasitesini büyütür, midemiz büyüdügü icin de daha fazla yemek ihtiyacinda hissederiz kendimizi" bilgisiyle örtüsüyor.
5) Bol sivi. Su, meyve suyu, bitki cayi seklinde günde 2-3 litre.
6) Bol bol tahil. Olabildigince tam, yani entegral. Yani kabugu ve canli özü (embriyo) alinmamis taneden olusan tahil ve tahil ürünleri. Pirinci dogal formunda tüketmek bizim batili damagimiz icin biraz zor. Üstelik pismesi cok uzun sürüyor. Bir ara yol olarak parboiled pirinci deneyin. Onda embriyo ile kabuktaki degerli ve minerallerin büyük kismi hala tanede. Daha da cabuk pisiyor. (Bunu dogru yapiyormusum. 8 yildir parboiled pirinc yiyoruz biz. Sincap beyaz pirincle hic tanismadi neredeyse.)
7) Yagsiz süt ve süt ürünleri. (Burada itirazim var aslinda. Yagi alinmis süt ürünlerinde bir yanlislik görüyorum. Nesnenin dogasina bir müdahale. Süt ürünlerini olagan yagiyla yiyip baska yerlerde daha az yag kullanmak, belki telafi icin biraz daha cok hareket etmek daha dogru bana kalirsa. En kötü ihtimalle daha az süt ürünü tüketmeli belki de).
8) Haftada en fazla bir iki kere et.
9) Yaglarda dengeli secim. Hic margarin, az tereyag, cokca -tercihen doymamis yaglar olmak üzere- sivi yag.
Sivi yaglarda soguk preslenmis (yani sizma) olanlar isitmaya tabii tutulmayan her türlü gidada tercih sebebi olmali. Örnegin salatalarda daima sizma. Ancaaaak soguk preslenmis yaglar isitildiklarinda karsinojen bir madde aciga cikar. Acrolamin ya da öyle bir sey. Bu sebeple her türlü pisirme isleminde rafine yag kullanin. Benden itiraz: Ben sadece kizartmada sizma yagdan kacinmali diye biliyordum. Cünkü yag direk isiniyor orada. Örnegin sulu yemeklerde de mi kacinmali? Yanit: Evet, isinin ne kadar yükseldigini asla bilemezsiniz. Şok! Yilin beslenme yanlisina imzami atmis bulunuyorum. Gidip de iyi bir rafine zeytinyagi bulayim bari marketten. Ya da su sizma yagin pisirmeden sonra yemegin üzerine döküldügü pisirme teknigine alisayim daha iyisi.
10) Unutmusuz. Bolca bakliyat.
- Benim 7 günlük menüm: Bence o kadar da iyi degildi. Sanki cok tahil agirlikli gibiydi. Yine de Bayan T-S'ten tam not aldi. Yine de diger katilimcilar bazi tariflerimi merakla beklediklerini söylediler. Planlamam şöyleydi:
- Pazartesi: Gayet Türk usulü: Taze fasulye -Pilav - Cacik veya Coban salata. Tatli niyetine meyve. Bizde hergün tatli yok. Meyve konusunu ben hep unuturum. O isi yemek sonrasi esim organize eder. Bayan T-S "Esinizi gittikce daha cok takdir ediyorum" dedi bunu duyunca :)
- Sali: Tarhana Corbasi - ( 'Siz bilmezsiniz. Türk usulü gayet dogal ve saglikli hazir corba karisimi' diye anlattım) - Karmaca (Sibel'in tarifi) - Yogurt - Marul salatasi - Meyve
- Carsamba: Corba (dünden artan) - Köfte (Sincap icin aslinda ve haftanin yegane et ögünü - firinda kizarmis) - zaman bulursam firinda kizarmis patatesler (Yesim'in eski blogundan bir tarif- Yesim neden biraktin o blogu? Ne güzeldi...) (Patatesler firinda az yagla kizariyor. Daha saglikli.) Marul-roka salatasi - Isgin Ahududu kompostosu (Komsumdan ögrendim , harika bir sey, tam mevsimi)
- Persembe: Kararsizlik günü. Ne pisirsem günü. Böyle günlerde makarna iyi bir kurtaricidir. Tam undan makarna. Brokoli - mantar esliginde.
- Cuma: Klasik aksam yemeginin disina cikmayi tercih ettigim gün. Egzotik seyler günü. Sarimsak yeme günü. Nohutlu ve/ya rokali Tabule - Ayran - meyve
- Cumartesi: Ailemizin buzdolabi temizligi günü. Haftadan artan ne varsa Cumartesi öglen o yenir. Aksam salata ile gecistirilir.
- Pazar: Balik günü! Firinda sogan, biber, domates esliginde, akla esen bir sosla. Örnegin son zamanlarda hardal, limon, taze biberiye, taze adacayi, karabiber sosunda. Firini acmisken yine firinda kizarmis patatesler - salata - meyve. Balik yani Pazar günlerinin güzel yani o gün cogunlukla esimin pisiriyor olmasi :D
Katilimcilardan birinin Pazartesi ögle yemegi icin cocuklarina nutellali krep planladigini duyunca sacini basini yolan Bayan T-S'in aciklamalari:
- Bu ürünü hazir almayiniz. Cünkü icinde vanilin var. Dogal vanilya olsaydi hic problem degildi. Ama vanilin yapay bir aromadir. Alisveriste vanilin iceren ürünlerden daima kacinin. Vanilinin sagliga zararli oldugu kanitlanmistir.
- Bu ürünü gidip organik üreticilerden almak da cözüm degil. Cünkü icinde kullanilan findigin endüstriyel kavrulusu sirasinda yine acrolamin gibi karsinojenik bir madde ortaya cikar. Organik olsun olmasin fark etmez.
- Bu ürünü size hemen simdi verecegim tarifle evde kendiniz yapiniz. Evde siz kavururken risk yok:
- 1. versiyon: Daha zahmetli ama daha dogru:
- 400 gr. findik ve 400 gr. ceviz (badem de olabilir). Ögüt.
- Orta isida kavur.
- 70 gr. seker ekle.
- 20 gr. kakao ekle.
- Blender'dan gecir.
- 100 ml krema ve 80 gr. mümkün oldugunca bitter (örnegin %70 kakaolu) cikolatayi erit.
- Hepsini karistir.
- Sogut. Buzdolabinda sakla.Yeterince uzun zaman dayanir. Zaten emin ol, cabuk tükenir.
- 2.versiyon:
- 100 gr. tereyag (eritilmis)
- 100 gr. ögütülmüs kavrulmus herhangi bir yemis (findik, ceviz, badem)
- 2 yemek kasigi kakao
- 1-2 yemek kasigi bal
- bir vanilyanin kazinmis ici (vanilyanin gerisini daha sonra seker dolu bir kavanoza koy, vanilyali sekerini üret)
- Hepsini karistir.
- Laf lafi acmisken diger konusulanlar:
- Alisveriste paketlerin icerik kismini mutlaka okuyun. Glutamat ve benzeri lezzet arttiricilardan mutlaka kacinin. Simdi üreticilerin yeni taktigi paketin üzerine "Lezzet arttirici olmadan" yazmalari. Arkasini cevirip okuyunca icinde "Maya" yazdigini görüyorsunuz. Maya resmi olarak o gruba ait degil ama ayni amacla kullaniliyor. Ondan da kacinin!
- Lezzet arttiricilar vb. sebeplerle damagı hazir gidaya alismis kisiler evde yapilan gidalari lezzetli bulmakta güclük cekiyor. Evinizde böyle birisi varsa asamali gidin. Örnegin salata soslarinda hazir sos ile evde hazirladiginizi yari yariya karistirarak baslayin. Her gecen gün hazir oranini azaltin. Sonunda söylersiniz ilgili kisiye gercegi. Basta söylemeyin.
- Sofraya tüm aile birlikte oturmaya calisin. Yemek yerken cocuklarinizla yedikleriniz üzerine, onlarin yararlari üzerine konusun.
- Buzdolabinizi haftada bir kez tamamen bosaltip yeniden yerlestirin. Öyle büyük buzdolabi temizligini kastetmiyorum. Bosaltin, silin, bozulanlari/süresi gecenleri atin, digerlerini tekrar yerlestirin. Hayir bu yillik temel temizlige degil, haftalik temizlige dahildir. Ciddiyim. Yapilan bir arastirmaya göre Alman evlerinin hijyenik acidan en problemli yerleri buzdolaplari, mutfak evyesi ve mutfak bezleri. Tuvaletler bile daha temiz bunlardan. Buzdolabiniza hicbir sebze meyveyi yikamadan koymayin. Cünkü bakteriyel üreme buzdolabi sartlarinda durmaz, sadece yavaslar. Yikamadiginiz gidalardan buzdolabi ceperine bulasan mikroorganizmalar oradan da diger gidalara bulasip cogalmaya devam eder. Yavas ama tutarli olarak... Himm, zor ama uygulamaya calisacagim.
- Siz ütü yaparken bir arkadasiniz ararsa "Hey, simdi ütü saatim benim. Saat 4'ten sonra görüselim" deme hakkiniz var. Bunda komik olan ne? Isyerinde "simdi X projesi üzerinde calismam gerek, sonra görüselim" dediginiz olmuyor mu hic? Bu da sizin isiniz.