"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cumartesi, Temmuz 02, 2011



Yukaridaki bir kitap kapagi. Almanya'da gecmiste sifali otlar ve onlardan hazirlanan ilaclarla ilgili bilgiler genellikle aile icinde kalir, yemek tariflerinin yazildigi deftere not edilir, anadan kiza devrolurmus. Dogal tedavi yöntemlerinin bir kismi da yayginlasmadan, bu defterlerin tozlu sayfalari arasinda kaybolup gidermis. Sözkonusu kitap bu türden aile defterlerinin toplanip taranmasiyla olusturulmus; yazarin yillar icinde olusturdugu bir koleksiyon ve bilgi birikiminin eseriymis. Kitabi, hayir, okumadim. Fakat kapagindaki resimden etkilendim. Yasli kadinin durusunda bana kendi anneannemi animsatan bir sey var. O yüzden buracikta dursun; arada bir gelip bakayim. Yüzyillardir ailelerine sifa vermek görevini azimle üstlenmis her kültürden yasli kadinlari anayim.

Bu arada anneannemden bana kalmis herhangi bir dogal tedavi bilgisi yok. 6-7 yaslarindayken kollarimdaki sivrisinek isiriklarinin kasintisi dayanilmaz hal alinca, tuzlu suyla ovdugunu animsiyorum. Tuzlu su ise yaramamis, ellerinin nasirlari kasintiyi daha da arttirmisti :D Fakat sirt agrilarina karsi cay bardagiyla uygulanan, simdi adini unuttugum o tedavi yönteminin uzmaniydi. Ah! Kaybolup giden bilgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme