"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Aralık 20, 2011

bi otur, bi etrafina bak

Leo Babauta yine gaaaayet Zen modunda. Buyur.

Hatta bunu da buyur.

Ve hatta oldu olacak sunu da buyur eski günlerden:
kimyonun maceraları 05/07/2006
öğle ortası, şehir merkezi... ne ıhlamur var, ne filbahri yol eşlikçisi olarak. trafik lambasında yeşil yanmasını bekleyememeler, ayaküstü atıştırmalar, koşarak telefonda konuşmalar, hızlı adımlar var daha çok... herkesin mi dişçide randevusu var? herkesin mi yetişeceği işi? yoksa telaşlı görünmek gizliden gizliye bir önem duygusu mu veriyor? metro çıkışında duvara dayanmış dikilen bir adam görüyor kimyon. hızla yanından geçerken tişörtündeki yazıya takılıyor gözü: "bırakın diğerleri koştursun!" alttaki yazılara bakılırsa kimyonun tanımadığı bir markanın reklamı bu. ne farkeder, tam da gereğini yapıyor. adam yani... keyifle yaslanmış duvara, "diğerleri"nin koşturmasını izliyor. koşturmanın iki kötü özelliği var diye düşünüyor kimyon, hayatın her alanında. biri bulaşıcı olması, diğeri hemen alışkanlık yapması. bir süre sonra sebepsiz koşturmaya başlıyor insan. şehir merkezi koşturmaları, kariyer yarışları, mülkiyet koşuları... oysa yaşam kısa. işte tam da bu yüzden koşturmaya gelmiyor.

6 yorum:

  1. Kesinlikle...

    Bugün burada kar yağıyor. Kah iri iri kah incecik düşüyor kar taneleri yere. İşyerinde onlara bakıyorum. İçim yavaşlıyor. Şükrediyorum.

    YanıtlayınSil
  2. Bizim evde tek kosturmayan sahsiyet "kedi", eh haliyle en cok kiskanilan da o ve onun yasami :) Bense sabah karanliginda kalkip kapinin onundeki karlari temizleyip, otobana dusup, trafikle bogustuktan, uzunca suren bir toplantiyi atlattiktan ve yine kar nedeniyle bir arkadasimla bulusamadigima uzulerek eve donmus, cayimi ve kurabiyemi maillerime yanit verirken yazan biri olarak gorebiliyorum ki bu yavaslama isi daha cok zaman alacak benim icin...

    Aslinda merak ettim simdi o t-shirt'u tasiyan kisinin bir ailesi ve cocuklari, bir isi, odemesi gereken kredi borclari ne bileyim iste hepimizi hizlandiran zorunluluklara sahip olup olmadigini?! Yoksa buyuk bir yatirimci da onun yerine baskalari mi parasini kazanip bu kisiye hayatini yavas yasama sansi veriyor, ya da devletin issizler icin ayridigi herhangi bir butceden mi yararlanarak baskalarini izleyebilme luksune sahip olabiliyor?! Nasil yapiyor? ben de istiyorum :))

    Kucuk yavaslamalardan bahsetmiyorum Hande hanimin kari izlerken hissetlikleri gibi. Iste bu harika bir sey, ama buyuk olcekde cok zor, malesef cok zor...

    YanıtlayınSil
  3. Londra'da tube'deki insanlarin hallerine sasardim. Cok suratsiz, cok resmi, cok kizgin bakisli, cok acimasiz, cok kosturan insanlar gorurdum haftaici gittigimde. Hatta oyle kostururlardi ki, gozleri hicbirseyi gormez, diger zamanlarda carptiklarinda ozur dileyenler ne yolun ortasinda duruyorsun muamelesi yaparlardi. Kizardim!

    Ama ne zaman orada calismaya basladim, Cambridge - Londra arasinda gider gelir oldum, o zaman ben de onlardan birisine donustum :( Zira eger treni kacirirsam, beklemek, yolu uzatmak, sabah 5'de kalkip 6'da yola cikan, aksam 22'den once eve donemeyen bana iskenceye donusuyordu. Kis gecelerinde bu iskence hic cekilmiyordu. Tren olmadik bir istasyonda benden bu kadar, siz gerisini halledin diyebiliyordu! Orali olmadigim icin beni bilmem hangi sehirden gecenin hortlaginda alacak esim, dostum, akrabam da yoktu!

    Ozetle evet hayati yavas yasamaktan ve defalarca gozumun onune gelen Baraka filminin sahnelerinden birisi olmamaya kararliydim ama hayat...

    YanıtlayınSil
  4. Endustri devleri bile bu kosusturmanin faydasi olmadigini anlamis durumda. Bir kac ay once aldigim bir yoneticilik egitiminde, aynen senin ve Leo'nun bahsettigi gibi durup izlemeyi, burada ve su anda olmayi, kendi degerlerimizin (values, yani benim icin onemli olan degerler, aile, sevgi, saygi, durustluk gibi) farkinda olmayi, kendi elestirel ic sesimizi duymayi (yani sadece onun orada oldugunun farkinda olmayi) ve gunun tum yogunlugu icinde durup meditasyon yapmayi ogrettiler. Bu egitim beni cok sasirtmisti, simdi cok mantikli ve zekice buluyorum. Belki her sirket ayni olgunluga ulasmamistir henuz, sanirim ben sansli calisanlardanim, ama zamanla herkes anlayacak bu kosusturmanin kimseyi bir yere goturmedigini.

    YanıtlayınSil
  5. Hande, Ayca, Dilek, Selen,
    Haklisiniz.

    YanıtlayınSil
  6. Selen, yorumlarin icinde en baba yorum buna derim ben :) Cok sevdim sizin sirketin egitim politikasini :)

    YanıtlayınSil