"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Pazartesi, Aralık 19, 2011

Bugün ben ellerimle... (16-19 Aralik)

Son bir kac gün sincap da ellerini pek calistirdi. Ondan da haberler verecegim.
Cuma günü (16 Aralik) sadece carpilaaaar attim, baska da bi seycikler yapmadim. Aksam sincabi anaokulundan almaya gittigimde dolabinda asagidaki kutuyu buldum. Kapak resmini kendi yapmis, kutuda ögretmenler yardim etmis elbet.


 Fotografta cok net gözükmüyor ama bir insan cizmis. Oto-portre olabilir; genelde cizdigi insanlari gösterip "bu benim" diyor. Bu tür kutularin nasil yapilabilecegini su yazida anlatmistim.

Cumartesi günü (17 Aralik) kaotik bir gündü. Gün boyu özel bir sey yaptigim söylenemez. Aksam sincabin istegi üzerine mandala boyadik. Son zamanlarda en sevdigimiz seylerden biri bu. Bir kac hafta önce sincap bir gün okuldan almaya gittgimde elinde bir kagitla kosarak geldi yanima: "Anneeee! Ben mandalina yaptim!" Kagida bakmadan biliyordum kastettiginin mandala oldugunu ve ne yalan söyleyeyim ömrümüzün mandala mevsimi basliyor diye sevindim de... Ilk kez Funda (sarhos balik ve topal marti) bahsettiginde duymustum mandalalari. Sincap o zamanlar cok kücüktü; ellerine verilen boya kalemlerini cignemeyi tercih ediyordu. "Bir gün gelip biz de yapalimmmm" demistim :) Bu arada sincabin boyama kitabi olmadi hic. Sinirlari belli sekillerin icini boyamaca oynamadik hic. Gitme olasiligi olan anaokullarindan birini gezmeye gittigimizde, duvarlarda cocuklarin boyadigi D.isney kahramani resimlerini görünce rahatsiz olmustum. Elbette belli bir yastan sonra sinirlar icinde , tasirmadan boyamayi da ögrenmesi gerekiyor (galiba?) ve ögretmenlerinin bunun icin mandala kullanmasini takdir ediyorum. Cünkü sekiller soyut ve cocugun hayal gücüne daha cok yer birakiyor. Mandala tam nedir, ne ise yarar, nasil yapilir? konusunda uzun arastirmalara girismeden sincabin (ve benim!) mandala defterinin kapagindan alintiliyorum:


"Hiperaktivite ve huzursuzluk cagimiz cocuklarinin sorunu. Bunda sasiracak bir sey yok, cünkü yasadigimiz dünya gürültülü ve telaseli bir yer halini aldi. Performans takintisi en kücüklerin bile gündelik yasamini etkiliyor. Cocuklarimizin sessizce kendi iclerine dönmeyi, sakin durabilmeyi basaramamalari sürpriz degil. 


Mandalalar bu konuda yardimci olabilir.


Mandala Budist ve Hinduist kültürlerde bir meditasyon yöntemi olarak görülür. Afrika'da da örneklerine rastlanir. Hristiyanlik'ta orta cagdan beri uygulanagelir, psikolog C.G.Jung mandalanin modern insan icin önemini kesfeden kisidir.


Mandalalar her zaman bir merkez cevresinde tasarlanir. Temel mandala sekli dairedir. Bu dairenin icinde sekiller, desenler, figürler bulunur. Nesnelerin kullanilmasi oldukca nadirdir.


Mandala boyarken dikkat edilmesi gereken seyler:
  • Mandala zorla boyanmaz. Cocugunuz "tam simdi" degil, ne zaman isterse o zaman boyamalidir.
  • Cocugunuz konsantrasyon gerektiren bir is/ödev yapmasi gerekiyorsa, öncesinde mandala boyamasi yardimci olabilir.
  • Cocuga hangi rengi kullanmasi gerektigine dair yönlendirmeler yapilmamalidir.
  • Idealinde mandala distan ice dogru boyanir. Fakat pek cok cocuk (ve sincap da ve ben de) icerden disari boyamayi tercih ederler. Buna engel olmaya calismayin.  Önemle olan hangi yönde baslandiysa o yönde boyamaya devam edilmesidir. Ayni kalan sürec sakinlestirici etki yapar ve konsantrasyonu kolaylastirir.
  • Mandala boyarken amaca ulasabilmek icin rahatsiz edici dis etkenleri asgariye indirmek önemlidir. Telefon, televizyon gibi... Mümkünse mutlak sessizlik ya da rahatlatici sakin bir müzik boyamaya eslik etmelidir.
  • Cocuga "tam simdi" hangi mandalayi boyamasi gerektigini söylemeyin. Cocugun kendisinin secmesine izin verin.
  • Bitmis calismayi degerlendirmeyin. "Burada tasirmissin, burada simetrik boyamamissin" demeyin.
  • Cocugunuz isterse, boyadigi mandalayi duvara asabilirsiniz. 
Sincabin mandalalari :) Bu arada yanlislikla 8 yas icin uygun mandala kitabi almisim. Normalde 4 yas icin fazla bu mandalalar...
Sincap simdilik tasirmadan boyamayi beceremiyor. Bazen bütün bir mandalayi tek bir renge boyamayi seviyor. Bir de, her iste oldugu gibi, mandala boyarken yaristigimiz fikrine kapiliyor. "Ben seni gecicem anne!" diyor. Ben de ona "ama ben zaten yarismak icin boyamiyorum, eglenmek icin boyuyorum, insan acele ederse eglenemez ki diyorum" :) O elbette bunu kabul etmek istemiyor ve her zaman birinci oluyor mandala boyarken. Olmasi gerektigi gibi  boyamiyoruz da ne oluyor? Sincap özellikle aksamlari yarim-bir saatligine de olsa, sakince bir ise yogunlasip, sessizce calisiyor. Yaptigi seyi seviyor, cogu zaman o söylüyor "hadi mandala boyayalim" diye. Elleri mesgul, el kaslari calisiyor. Renkler üzerine düsünüyor, sekiller üzerine düsünüyor. Boyadigi sekilleri kendince birseylere benzetiyor. "Bu ne sence?" diyor, "Bir cicege benziyor" diyorum. "Hayir, bence bir gemi bu!" diyor. Saskinlikla benim icin cicek olanin, gözlerimin önünde bir anda gemiye dönüsmesini izliyorum :) Bence önemli olan da bu...

Mandala boyamak bana da iyi geliyor. Bazen sunu düsünüyorum boyarken. Diyelim ki, hepimizin önüne bir mandala konmus, hatta diyelim ki birebir ayni bos mandala... Hangimiz "kazanirdik" sonunda? hangimiz hak ederdi "ödülü"?

En cabuk boyayan mi? En cok renk kullanan mi? Tek renkle idare eden mi? Boyarken etrafindakilere bakip onlar ne renk boyuyorsa onu kullanan mi? Boyarken bir taraftan baskalarina ne renk boyamasi gerektigini buyuran mi? Sabirla bitiren mi? Ortasinda sıkılıp giden mi? Canli renkler kullanan mi? Pastel renkler kullanan mi? Soguk renkler kullanan mi? Sicak renkler kullanan mi? Simetrik boyayan mi? Asimetrik boyayan mi? Hic tasirmayan mi? Yoksa sinirlarin ötesine gecen mi? ??? Hic bilmiyorum...

Bilmedigim icin de, Pazar gününe (18 Aralik) geciyorum. Pazar sabahi kahvaltidan sonra köfte yogurmaya giristim. Köfte bizim evde vaka-i adiye degil. Mümkün oldugunca az et tüketmeye calisiyoruz ve onun da mümkün oldugunca kiyma olmamasina.  Köfte yogururken etrafimda dolanan sincap "Ben de!..Ben de!" diye atildi. Önce annemin "bosver simdi, bi de sen bulastirma elini" cümlesi cikti agzimdan ama sincap israr edince razi oldum hemen. Basladim anlatmaya: "Önce böyle avuclarinin icinde yuvarlayip top yaparsin. Sonra böyle parmaklarinla bastirip yassiltirsin". Sincap olayi kendi anlayacagi sekilde dönüstürüp özetledi. "Önce top yaparim, sonra da yastik!"

Cocuk oyuncagi yani!
Bir süre sessizce calistiktan sonra "Anne ben sıkıldım yastik yapmaktan. Yorgan yapacagim artik"dedi. "Yap cocugum" dedim, "kim tutar seni!" Yastik, yorgan falan derken köftelerin yariya yakinini sincap yapti :) Kuzguna yavrusu anka görünür hesabi, yaptigi köfteleri göstermek vardi ya simdi, unutmusum fotograflamayi... :) Insan elinin ille de bir seyleri yogurmaya gereksinimi var ve yapmadigimiz icin de hasta oluyoruz. Gercekten... Ne zaman bir sey yogursam bunu söylüyor ellerim.  Köfte isi bitince de bantlari kesip kesip kagida yapistirmaca diye bir oyun uydurdu sincap. Pazar sabahini TV önünde gecirmedigi icin ayrica mutluyum.

Bu arada haftanin köfte rekortmeni burada :)
Hande'nin gecen hafta elleriyle yaptiklari gözümden kacmis. Onlar da burada.
Dilek'in sadece el dikisi kullanarak hazirladigi harika yastik burada.
Baska?

Bugün carpilar attim yine :)

16 yorum:

  1. cok guldum cok kofte maceraniza empati yapmamda cok kolay oldu! o parmaklari kofte diye yemek varya hic sevmiyorlar bebek gibi davranilmasini gecelim:) Cok ilginc gecen carsamba Leo'nun muzik okulunda bir ilan gordum bu mandala'lardan bahsediyor ve onlari yapmayi ogretiyordu atolyesinde ilgimi cekti ama arastirma firsatim olamamisti benim icin yazdin yaziyi:)))link icin tesekkurler

    YanıtlayınSil
  2. Mandala'yı oğlum okulda yapıyor ama epeyce farklı sanki. Bir resmi noktalarla boyuyorlar sanki. Noktalar birbirine değmiyor ve kuyruklu olmuyor mesela.. Oğlum pek sevmiyor haliyle ama yapıyor ıkına sıkına da olsa.

    YanıtlayınSil
  3. Yorumunu severim ben o Sincap'in ve de onu yanaklarindan yerim kofte niyetine :P

    Mandalalari merak ettim etmesine ama sen sekiller ve sinirlar deyince, bunda da dini objeler sozkonusu olmuyor mu?

    Biz de ellerimizle birseyler yaptik gene...Yapmaya da devam, yazacak zaman lazim ama :)

    YanıtlayınSil
  4. Ben yemek, ekmek ve kefirden baska birsey yapmiyorum ne zamandir. Ama cocuklar Pazar gunu evdeki butun bos kutulari, tuvalet kagidi rulolarini falan toplayip dev robot yapma projesine giristiler. Henuz bitmedi, hala yavas yavas ustunde calisiyorlar, heyecanla sonucu bekliyorum :)

    YanıtlayınSil
  5. Merhaba =) bi geçerken uğrayıverirsen, MİM'lendin ^^

    YanıtlayınSil
  6. evren mandalalari nereden buluyorsun? internette cok yer var ama hangisinde yasa uygun mandala bulabilirim?

    YanıtlayınSil
  7. Siz var ya harikasınız...Sizi okudukça okumak istiyorum.Basit Bir Yaşam ancak bu kadar güzel örneklerle anlatılabilirdi.İçimize dönmemizi,hayatın akışı içinde gözümüzden kaçanları ne de güzel dile getirip ifade ediyorsunuz.Bitanesiniz...Belki her yazınıza yorum yapmasamda bizlere kattılarınız, değeri biçilemeyen türden...Sadece bilmenizi istedim.Teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  8. beste,
    öyleyse senin icin yazdim yaziyi :)

    deli anne,
    ince calismaymis gercekten. dogrusu ben de sevmezdim ;)

    dilek,
    soyut sekiller bunlar. anlami biz veriyoruz. gemi, cicek ya da dini obje diyoruz.

    selen,
    bi fotograf isterim!

    dejavu,
    düsüneyim bakalim kendime dair 7 yeni sey bulup cikarabilecek miyim?

    kuskus'cum,
    neyi buldun?

    Türkan,
    tesekkür ederim, ne mutlu oldum, bilemezsiniz :)

    YanıtlayınSil
  9. bahar, atlamisim yorumunu. internette oldugunu saniyorum ama hic bakmadim. burada kitapcilardan aliyorum. yasa göre ayrilmis oluyor ve kalin kartona basiliyor ince kagit yerine. tüm enerjisiyle boyayan oglum sözkonusu olunca bu bir avantaj :)

    YanıtlayınSil
  10. benadsız pelin, artık bir ada kavuştu ve kuskus oldu bu arada :) ellerimle ne yapsam diye düşünüp duruyordum. zaten yaptığım kartpostal, ayraç, boyama gibi şeyler dışında bir şey bulmak istiyordum. senin bahsettiğin bitki defteri de çok hoşuma gitmişti. ayrıca blogunu en baştan okumaya başladığımda, öğrenmek amacıyla gördüğüm her bitkiyi adlarıyla bir dosyaya kaydediyordum-hala ediyorum. çok değerlim de bana çok güzel bir defter armağan etmişti. dün gidip kendime kuru boya aldım. o deftere, buradan kaydettiğim tüm çiçek, meyve, sebze, yaprakları tek tek çizip boyayacağım. ve adlarını da yazacağım. işte bunu buldum.. :)

    YanıtlayınSil
  11. Bildim, bildim, Pelin, gidip Turgut Uyar siirimi okudum yine :) Ooo, cok güzelmis buldugun, öyle yeteneklerim benim de olsaydi keske. Amatör bahcivan ve botanikciler arasinda yaygin ve cok hos bir hobi bu. Örneklerini görmek isterim yayinlarsan...

    YanıtlayınSil
  12. Yok benim de yetenek gibi bir iddiam yok ama hep o kurslara gitmek istedim. En azından kendi kendime çizeyim, çünkü hiç değilse sadece çizmek ve boyamaktan bile zevk alıyorum. Hem belki çizdikçe gelişirim. Bir tanesini yaptım bile. Sıra ikincide. Bloguma koyarım, olmadı sana gönderirim :) Paylaşmak hoşuma gider :)

    YanıtlayınSil
  13. oleeey sonunda ben de katıldım. bugün ben ellerimle... bir bitki defteri hazırlamaya başladım. ve ilk iki yaprağına bir hindiba ile bir pelin otu çizdim. ufak da olsa oldu! :) eylemlerim artarak sürecek...

    YanıtlayınSil
  14. Ooo, ne güzel bitkiler secmissin! Fotograf isterim!

    YanıtlayınSil