"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cumartesi, Ağustos 29, 2009

Sevgili günlük, dün var ya...

Günlerimi siniflandirmam gerekseydi dünü hangi sinifa dahil ederdim, bilmiyorum. Iyi? Kötü?


Sabah zaten biraz tatsiz basladi. Bir gün öncesinden beri yine atesi vardi oglumun. Buna ragmen ille de disari cikmak istiyordu. "Ba..ce, ba..ce" diye yüksek perdeden ve bitmek bilmeyen bir aglama tutturunca hem biraz temiz hava almasi, hem de komsularin ruh sagligi icin cikarmaya karar verdim. Baslarda keyifliydi ama sonra durgunlasti gezerken. Atesin yükseldigini tahmin edip eve döndük. Kapida, herseyiyle gercek bir büyükanne olmasi sebebiyle adini "Omi Teyze" taktigim komsumuzla karsilastik. Yakinlardaki kiralik hobi bahcelerinden birini edinmisler; elinde iki sepetle oradan geliyordu. Bizim payimiza da biraz elma ve domates düstü. Organik tabii ki :)


Eve gelince hemen atesini ölctüm oglumun. 40.5! Artik alistik sayilir. Hizla ama panik olmadan doktora kostuk yine. Her zamanki gibi üst solunum yolu enfeksiyonu. Doktor kilosunu sorarak bir an disari cikti ve elinde maalesef korktugum seyle geri döndü. Bir kutu antibiyotik :(


"Antibiyotik almaya siddetle direniyor. Bugüne kadar bir haftayi tamamlayabildigimiz olmadi hic" dedim umutsuzca. "Sagligi icin gerekiyor madem, sözünüzü dinlemeyi ögrenmeli, olmadi zorla verin" dedi. Daha Türkcesi, "ona evde patronun kim oldugunu gösterin, gerekirse tepesine binip zorla boca edin antibiyotigi agzina" demek istiyor. Ah, sevgili empati! Seni bazen doktor muayenehanelerinde bulmak ne zor :(


Doktora konu hakkinda "Ikna ve kandirmacadan zor kullanmaya antibiyotik icirme taktikleri" adinda bir kitap yazabilecek kadar tecrübemiz oldugundan bahsetmedim. Antibiyotik ictiginde üst solunum yollari bir yana, bir de alt sindirim yollarinda olanlarla savasmak zorunda kaldigini söylemedim. Benim oglumun bagirsak florasina anne sütü ile özenerek ektigim yararli bakterilerin hali bir haftalik antibiyotik kullanimi sonucunda nicedir? Kendileri enfeksiyonun bakteriyel kaynakli oldugundan yüzde yüz emin midir? Sormadim :(


Disari ciktigimizda oglumun atesi nispeten düsmüs, gözleri merakla acilmisti. Ana yollari, otobüsleri bir tarafa birakip, eve gölgeli, agacli yollardan yürüyerek geri dönmeye karar verdik. Aklimda enfeksiyonla mücadelede destek güc olarak davet edilmek üzere tarcinli ve pekmezli bir acik adacayi var bu arada.


Yol kenarinda kizilcik agacini bundan sonra gördük sanirim. Bir süredir esimle cevredeki kizilcik agaclarinin envanterini cikarmak ve "yok, daha olmamis, bir haftasi var" türünden durum raporlari hazirlamakla mesguluz zaten.


Bu kizilcik, envantere girmemislerden. Ama gayet olmus gözüküyordu.


Bu kizilcik var ya bu kizilcik; Malta'daki ates günlerimizde arastirirken atese karsi eskiden beri bilinen bir dogal ilac oldugunu okumuslugum var. Paracetamol/Ibuprofen etkili oldugunu pek sanmam ama vitamin ve mineralce zengin olmali. Belki de enfeksiyonlarla savasmakta basarili.

Bu kizilcik var ya bu kizilcik; Malta'da alternatif dükkanin sahibi amca ve hali hazirdaki diger müsteriler ile "cornelian cherry" nedir, ne degildir konulu bir sohbete karismisligi, velakin bulunamamisligi var.


Bu kizilcik var ya bu kizilcik, canimin ici Avrupa kitasinin kimi yerlerinde iste böyle yol kenarinda kendi kendine yetismisligi var.


Hikayeyi kisa kesmeli; topladigim bir kac kizilcigi cekirdeklerini cikarip ogluma veriyorum. Hala cok ekşiler ama biraksak limonu bile kabuguyla yiyecek olan sincap icin hic dert degil. Kisa zamanda toplanan bir kac taneyi tüketiyor da, "Mam..ma bittiii?" diye soruyor iki elini yana acip. Evet, bitti. Ama envantere göre yolumuzun üzerinde bir kizilcik agaci daha var, üstelik kamuya acik alanda :) Orada hizimizi alamayip epeyce kizilcik topluyoruz. Düzelteyim; hem yiyip, hem topluyoruz.


Eve dönünce domatesleri, elmalari, kizilciklari, velhasil günden kismetimize neler düsmüsse yikiyorum. Tuhaf sey, kizilciklar dalindan yedigimiz kadar tatli gelmiyor. Oglum da kafasini ceviriyor simdi bir tane uzatinca. Hic bir meyve, ama hic biri, dalindan koparildigi keyifle, lezzetle yenmiyor evde. Bunu unutmamali.

Günün gerisi:
-Antibiyotik meselesini hic sormayin.
-Domates ve elmalar da harika. Ayni cocuklugumdan firlayip gelmis gibiler.
- Kizilciklar elbette mucizevi bir etki göstermedi. Aksama dogru yine yükseldi ates.
- ...ve her seye ragmen daha tam olmamislar. Bir haftalari var. Bu sefer gercekten.

4 yorum:

  1. iyidir umarım sincabım.. geçmişler olsun..

    YanıtlayınSil
  2. simdi cok daha iyi Funda'cigim, sagol. Tirmanma aktivitelerine devam yine :)

    YanıtlayınSil
  3. Aman aman gecmis olsun, bir gun kacirmisim ne cok bilgi kacirmisim! Cocuk iste duse kalka hastalana buyuyecek sincap, hep cabuk atlatsin :)

    YanıtlayınSil
  4. geldigi gibi rüzgar hiziyla gecti neyseki Demet :)

    YanıtlayınSil