"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Mart 30, 2010

Sincaba kefir sevdirme turları

Uzun bir aradan sonra Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden aldığım kefir taneleri ile yine kefir mayalamaya başladım. Bu arada kefir hakkında daha önce yazdığım yazıyı da okudum bir kez daha. Daha önce edindiğim tanecikleri 9 ay kadar önce klasik şekilde kaybetmiştim (kefiri bir tanıdığa emanet et - ne olduğunu bilmesin - bozulduğunu sansın - sana sormadan atsın).

Geçen kefir maceramızda sincap henüz çok küçüktü; anne sütü dışındaki gıdalara yeni alışıyordu. O yüzden kefir vermek konusunda çok ısrarcı olmamıştım. Bu kez kefir edinirken özellikle sincabın düzenli olarak içmesini çok önemsiyordum. Probiyotik etkisiyle ilgili önemli şeyler okudum ve büyük umutlarım var. Ne yazık ki oğlum tadını sevmedi. Uzattığım bardaktan kazara bir yudum içerse kendimi şanslı hissediyorum. Bir kaç gün önce kefiri çilekle ve balla blenderdan geçirip bir tür smoothie yaparak denedim. Bence mükemmeldi ama sincap ona da burun kıvırdı. Bugün her zamanki mayasız, tavada pişirdiğim ekmeğime biraz da kefir ekledim. Bu türlüsünü elbette yedi. Ama pişirilen, ısıya tabi tutulan gıdalara katılan kefirin probiyotik etkisinden yeterince faydalanıyor muyuz, emin değilim.

Kefirle çocukların da seveceği şekilde başka neler hazırlayabiliriz? Bir fikri olan var mı? 

8 yorum:

  1. Evren, eger sincap tatli degil de tuzlu lezzetleri seviyorsa cacik ve ayran seklinde yedirebilirsin.
    Bir de umitsizlige kapilip vazgecme, bir kasik bile tadina baksa yeter her gun. Benim cocuklarim da o sekilde alisti, bastan hic sevmiyorlardi. Ben de normal yogurtla karistirip ayran ve cacik yapiyordum. Sonra yavas yavas yogurt miktarini azalttim. Hatta "kefir" kelimesini bile kullanmiyordum ama simdi kendileri gelip kefir istiyorlar.

    Ben kefiri nasil kullandigimi surda detayli olarak anlatmistim:
    http://selenyavuzdogan.blogspot.com/2010/02/kefir.html
    Bakteriler isiya dayanmiyordur ama yine de faydalanilacak pek cok oge kaliyordur diye dusunuyorum. Cok kefirim artarsa ben de pisirilen gidalara ekliyorum.
    Bir de simdi kefir kullanarak eksi maya yapma deneyi surduruyorum ama pek tutturamadim sanirim.

    YanıtlayınSil
  2. Merhaba Evren,

    Selen'in bahsettiği yazısından öncede zaman zaman kızıma kefir sevdirme girişimlerim olmuştu ama bir türlü başaramadım. Ben sevemedim ki o sevsin diyerekten de kendimi kandırdım sanırım. Ama bu kefir işine bir daha el atacağım. Bu sefer Selen'in anlattığı yöntemleri deneyeceğim. Peki bir soru bu arada, çarşıdan alınan kefir de evde yapılan kadar faydalı mı? Evde yapmak için kefir tanesi dediğiniz şeyi nereden bulabilirim? Sevgiler ve selamlar,

    YanıtlayınSil
  3. sincab'i bilmem ama benim kefirler civcivleri iyilestiriyor simdi:)Benim oglanda pek sevmedi yavas yavas sizacagim dunyasina! Kefirlerim saglam yerden selen'in annesinden:)Zeynep biraz daha palazlansinlar ben sana yollarim :) Evren onceki kefir yazin cok faydali olmus kafama takilan bir suru seye isik tuttu:)

    YanıtlayınSil
  4. Benim bagirsaklarim eskiden cok hassasti. Her seyahate cikisimda yanimda lomotil diye bir ilacla gezerdim. Tropik yerlerde bu tur rahatsizliklar cok cok daha ciddi sekilde yasaniyor (1 ay suren ishaller cok normal sayiliyor) diye buraya geldigimizde asildim kefir tuketimine. Gercekten cok buyuk faydasini gorduk. Buralarda maalesef salgin hastaliklar oluyor, tropiklerde yasamin gercegi bu, cocuklar da okuldan falan kapiyorlar illa ki. Genelde 1-2 haftada gecen hastaliklari biz 1-2 gunde yada cok hafif karin agrilarilariyla atlatiyoruz. Bence bu iste kefirin rolu cok buyuk. Ve ben inaniyorum ki, butun vucudun direncinin temeli saglikli bir bagirsak florasi. O yuzden kefir bundan sonra hayatimizda hep olsun istiyorum. Bazan isinden bunalip ara veriyorum, itiraf edeyim ama bir sure sonra hemen buzluktan cikarip yeniden baslatiyorum kefiri.

    YanıtlayınSil
  5. Ben bu keki cok seviyorum Evren http://www.evcini.com/2006/09/post_1.html

    Bir de acaba dondurma gibi donar mi ki bu kefir? Yalayarak o meyveli olanini yer mi oglus?

    YanıtlayınSil
  6. Selen,
    Çok sağol. Ansiklopedik bir yazı bu seninki gerçekten de. Bizimki tuzlu tatları sever gerçekten. Öyle de denemeli...

    Zeynep,
    Merhaba, geciken yanıtım için özür dilerim. Evde tanecikler ile mayalanan kefirin endüstriyel üretilen kefirden daha faydalı olduğunu okumuştum. Sebebini şimdi unuttum doğrusu ama o zaman beni ikna etmişti. Kefirin nerelerden bulunabileceğini bir önceki kefir yazımda (linki bu yazıda var) anlatmıştım. Oraya bakabilir misin? Sevgi ve selamlar benden de...

    Beste,
    Portakal suyuna eklediğim bir kaç çay kaşığı kefirle sızmaktayım ben de... Selen haklı, az da olsa vererek alışkanlık yaratmalı ;)

    Dilek,
    Bugün annemle yaptığımız keke biraz ekledik. Sincabın kek yemeyeceği tuttu. Hissediyor mu, ne? Ama probiyotik etki ısı ile kaybolmuyorsa (ki bundan şüpheliyim), her türlü hamur işine katılır tabii.
    Dondurmayı tanımıyor bu arada. Bu sebeple de olsa henüz tanıştırmak istemiyorum. Belki çilek değil de, başka bir meyve ile smoothie yapılırsa sevebilir. Bunu henüz denemedim.

    YanıtlayınSil
  7. Evren, tanecikleri universiteden mi aldim dedindi? Onlara sorsak bu probiyotik etki ve isi iliskisini? Bugun kefir ve sutle yogrulmus hamurdan yapilmis bir pizza yedim arkadasimin evinde ;-)

    YanıtlayınSil
  8. Dilek, iyi fikir. Nedense her şey pek hızlı akıyor burada. Hiçbir şeye vakit kalmıyor. İlk fırsatta telefonla sormaya çalışayım.

    YanıtlayınSil