"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Perşembe, Ocak 29, 2009

Sincaptan kurtardığım notlar - II

How much is enough?
Alan Durning - 1992
(Bu kitap "Ne kadarı yeterli?" adıyla Türkçe'ye de çevrilip yayımlandı.)
  • "Much packaging is purely cosmetic. Tomatoes and green peppers that last a week are sold in foam and plastik trays that last a century." Paketlemenin çoğu göze hitap eder. Sadece bir hafta dayanan domates ve yeşil biberler, bir yüzyıl dayanan plastik ve köpük paketlerde satılır.

  • "Farmers' markets shorten the distance from field to table, thereby saving energy and reducing the need for packaging." Çiftçi pazarları tarladan sofraya olan mesafeyi kısaltır, böylece enerji tasarrufu sağlar ve paketleme ihtiyacını azaltır.

  • "As Anthony J.F. Reilly, chief executive of the food conglomerate H.J. Heinz told Fortune magazine 'Once TV is there, people of whatever shade culture, or origin want roughly the same things'" - Gıda holdingi H.J. Heinz'ın yöneticisi Anthony J.F. Reilly'in Fortune dergisine dediği gibi 'Bir kez televizyon kendilerine ulaştı mı, hangi kültür veya orijinden olursa olsun tüm insanlar kabaca aynı şeyi istemeye başlar.'

  • "Consumption is almost universally seen as good, indeed, increasing it is the primary goal of national economic policy" - Tüketim neredeyse evrensel olarak olumlu görülür ve hatta tüketimi arttırmak, ulusal ekonomi politikasının birincil amacıdır.

  • Opinion surveys in the world's two largest economies -Japan and the United States- show that people increasingly measure success by the amount they consume. - Dünyanın en büyük iki ekonomisinde -Japonya ve ABD- yapılan kanaat araştırmaları gösteriyor ki insanlar başarıyı gittikçe daha çok tükettikleri miktar ile ölçüyorlar.

  • For urban travel, buses, subways and trolleys we use roughly one eighth as much energy to move someone a kilometer as private cars do. - Otobüs, metro, tramvay gibi kentsel ulaşım araçlarında bir kişiyi bir kilometre taşırken, özel araçlarda taşımak için gerekli olanın sekizde biri kadar enerji kullanırız.

  • ...Manufacturers design them (electronic products) to last a certain period and then be replaced instead of repaired. -Elektronik ürünler belli bir süre dayanacak, daha sonra da tamir etmek yerine yenisini almayı gerektirecek şekilde üretiliyorlar.

  • Harvard university economist Juliet Schor writes in The Overworked American: "Since 1948, the level of productivity of U.S. worker has increased more than doubled. In other words, we could now produce our 1948 standard of living in less than half the time. Every time productivity increases, we are presented with possibility of either more free time or more money. We could have chosen the four-hour day. Or a working year of six months... Instead, Amerikans work the same hours and earn twice the money." - Harvard Üniversitesi'nden ekonomist Juliet Schor The Overworked Amerikan adlı kitabında diyor ki: "1948'den bu yana Amerikan işçilerinin verimliliği iki kattan fazla arttı. Diğer bir deyişle, 1948'deki yaşam standartlarımızı bugün o zamankinin yarısından az bir sürede üretebiliriz. Verimliliğin her artışında daha çok özgür zaman ile daha çok para arasında bir seçim yapmakla karşı karşıya kaldık. 4 saatlik iş gününü seçebilirdik. Veya yılda 6 ay çalışabilirdik. Bunun yerine Amerikalılar aynı miktarda çalışıp iki katı para kazanıyorlar.

6 yorum:

  1. Umarım Sincap'tan daha fazla not kurtarmışsındır, ben de bu notları kendi not defterime alıyorum izninle:)

    YanıtlayınSil
  2. Evet, bir sayfa dışında hepsini kurtardım sanırım, devamı gelecek :)

    YanıtlayınSil
  3. Hepsi ilginç ve hepsi kafamda dolaşan konular. Son maddeyi hayat felsefesi olarak benimsemekten beni alıkoyan şey, yarı yarıya çalışmakla yetindiğimde 5. maddede geçen toplumdaki başarı tanımı uyarınca "loser" veya "tembel teneke" diye yaftalanacak olmam mı acaba?
    Çalışmak erdemdir diyip duruyoruz, bu kadar nefes almadan çalışıyoruz da iyi birşeyler mi ortaya koyuyoruz gerçekten? Ölüm döşeğindeki bir insan "yönetim toplantısındaki sunumu da amma iyi yapmıştım"ı mı hatırlar, yoksa ofiste geçirdiği saatler, aylar, yıllarda kaçırdığı günbatımlarını mı?

    YanıtlayınSil
  4. Söylediklerine katılıyorum Alis. Belki de ikisinin ortasında bir denge tutturan bir işle yumuşak geçiş yapılabilir. (Verimli)Çalışmanın erdem olduğu ama fazla mesainin yerini de günbatımının aldığı türden bir iş... Yarı zamanlı iş, job sharing, evden çalışma gibi kavramlar şimdilik Türkiye'de yeterince yaygın değil sanırım.

    YanıtlayınSil
  5. Ne korkutucu ve ne doğru... Tüketime hiç bu gözle bakmamıştım. Sincaptan kurtarılması ve not olarak tüketilmeden, paylaşılarak çoğalması harika.. Organik pazarlara gitmeliyim, gidip evde yetiştirdiğim maydonozu seveceğim.

    YanıtlayınSil
  6. Notları yayınlamanın zamanı galiba şimdiydi Burcu. Daha önce de yayınlamayı düşünmüş ama arkalarını kendi düşüncelerim, örneklerim, denediklerimle doldurmazsam bunun boş bir tekrar olacağını düşünmüştüm. Şimdi bu açıdan daha rahatım yayınlarken. Maydonozunu benim için de sev. Benim yetiştirmeyi nedense bir türlü beceremediğim ama yemeye bayıldığım bitkidir kendisi :)

    YanıtlayınSil