"Nature has a great simplicity and, therefore, a great beauty. "
( Richard Feynman, The Character of Physical Law)




Perşembe, Ocak 12, 2012

Sevginin kutlanasi halleri üzerine...

Photo by depenbusch
Fotograftaki adeti ve anlamini biliyor musun? :)
Günlerden ne olursa olsun,
bu yazinin günü bugün.
-
Gecen yil soguk bir kis sabahi oglumu anaokuluna biraktiktan sonra alisverise gidiyordum. Hava soguktu; biraz da isinmak icin hizli yürüyordum. Demir köprünün üzerinden gecerken köprünün girisinde göz hizasina ilistirilmis bir not dikkatimi cekti. Genellikle ilanlarin asildigi yerdeydi ama bir ilandan cok kisa bir siire  benziyordu.

Bütün bunlari farkedene dek köprünün üzerinde bir kac adim yürümüstüm de. Merakima yenilip geri döndüm ve kagitta ne yazdigina baktim. Bir siirdi gercekten:

Morgens und abends zu lesen 

Der, den ich liebe
Hat mir gesagt
Daß er mich braucht.
Darum
Gebe ich auf mich acht
Sehe auf meinen Weg und
Fürchte mich vor jedem Regentropfen
Daß er mich erschlagen könnte.

Eve gidince hatirladigim kadariyla internette aradim ve siirin Brecht'e ait oldugunu ögrendim. Türkcesi de söyle:

Sabahları ve Akşamları Okumak İçin

Sevdiğim
Dedi ki bana
Sen bana lazımsın
Onun için kolluyorum kendimi
Yoluma dikkat ediyorum ve
Korkuyorum her yağmur damlasından
Beni ezecek diye

Siiri okumus yolda giderken düsündüm üzerine. Pembe bir kagida bastirilip üzeri özenle -yagmur ve rüzgardan zarar görmesin diye- plastik bir folyo ile kaplanmisti. Köprünün parmakliklarina özenle asilmisti. Bas kisminda simdi ne oldugunu unuttugum bir sözcük, özellikle belli bir kisi icin asildigi izlenimi yaratiyordu. Neden? diye düsünürken...
...günlerden 14 Subat oldugunu animsadim :)

Sevdiginin yollarina siirler asan biri  :)
Hosuma gitti.

Özünde sevgilini ve seni degil, sevgilinin uzanti-ben'ini ve ilgili sektörü besleyip mutlu eden armaganlardan sen de cok sıkılmadın mı?
Kirmizi güllerden, pembe kurdelalali cikolata kutularindan, gözüne gözüne sokulan kalplerden, kirmizi üstüne pembe puantiyelerden sıkılmadın mı?

Bundan daha yaratici olabilir misin?

Sevginin kac rengi vardir?
Sevginin kac tadi vardir?
Sevginin kac hali vardir?

Kırağı vurmuş soğuk bir kış sabahı, henüz kimse ( ve asil önemlisi sevgilin) kalkmadan yol üstündeki  köprünün basina bir siir ilistirmekten; sadece sevgiline degil sabah kosucularina, köpegini gezdirenlere, nordic walking'cilere ve dünya batacakmis gibi kostura kostura alisverise gidenlere ulasmaktan ne haber?

Yapabilirsin.
Bundan daha fazlasini ya da daha azini,
ama asil önemli olan,
bundan daha sana özgü ve genel akistan özgür olanini
Yapabilirsin.

Henüz zaman var.
Zaten hep zaman var.
Dünyanin bütün günleri se(vgi)nin.


Bilirsin, Brecht haksiz degil.
Bilirsin "hic kimsenin 
yagmurun bile
böyle kücük elleri yoktur"

Ama yine de bilirsin,
sevebilmektir önemli
ve kutlanasi olan,
sevilmek degil.

Ve unutmadan...

14 Subat'in "Yalniz Kalpler Kulübü Resmi Yas Günü" sekline dönüsmesi de sacma degil mi?
Ister o kulübe üye ol, ister bu kulübe,
Git de aynaya bir bak.
Yeterince uzun ve yeterince dikkatle bakarsan,
cok degerli, cok sevgili birini göreceksin.
Ve eger onu hakettigi kadar sevmeyi basarirsan...
Günahiyla, sevabiyla,
basardiklariyla, basarisizliklariya,
kemerli burnuyla, carpik bacaklariyla ve
gülümseyince dudaginin kenarinda beliren cizgileriyle
onu sevmeyi basarirsan,
bütün dünyayi sevmis olacaksin,
bütün dünya da seni.

Iste o zaman bir asma kilit edin,
Kendini ve bütün dünyayi da al yanina,
gidip bir köprünün basinda dur,
Elindeki kilidi köprünün parmakliklarina gecir,
ve sımsıkı kilitle.
Arkani parmakliklara -ve nehire- dön,
elindeki anahtari basinin üzerinden nehire firlat.
Nereye düstügüne bakma bile,
Yürü, yoluna git.

Günlerden ne olursa olsun.

Güncelleme (14.01.2012): Su siire dün bir yerde denk geldim. Üc gün önce rastlasaydim, bu yazida yerini almis olurdu. Simdi niye almasin?

15 yorum:

Handan dedi ki...

Ne güzel söylemişsin Evrencim. Seni seviyorum ben :)

hindiba dedi ki...

Handan'cigim, ben de seni seviyorum :)

pommeler dedi ki...

bu vesileyle yazmak istedim yazılarınızı ve sizi seviyorum Evren

fatma uzunhasan dedi ki...

bana her okuduğumda iyi geliyosun.bazen öğretiyorsun bazen bazen hatırlatıyorsun..sevgiler

Evren dedi ki...

Ah Brecht'i cok severim. Onun Yolcu siirini ezberlemistim bir ara... Bunu bilmiyordum, cok dokunakli... Ve senin dediklerine ise yurekten katiliyorum... Ne sevilesi bir insansin sen :) Hadi bunu kutlayalim! Cheers :)

Berceste dedi ki...

Kocaman sarildik sana!

Brajeshwari dedi ki...

o köprülere asılı kilitler gibi, yaydın bize de sevgini... Halbuki koştura koştura okuyorduk blog yazılarını.. Durduk, nefes aldık. İçimiz ısındı. Gülümseyerek sevdik seni, hepimizi....

gezicini dedi ki...

ne zamandır okuduğum en güzel yazı bu. çok teşekkür ederim kendi adıma.
sevgiler
gorki

Kuskus dedi ki...

okuyup okuyup ne desem bulamıyorum bir türlü, bilemiyorum. sevgi dolu bir yürekten çıktığı ne belli bir yazı..

Melange dedi ki...

ne kadar mutlu edici, umut dolu, insanin icini sicacik isitan bir yazi bu..tesekkürler bu güzel duygular icin, sevgiler cok

Uma dedi ki...

Once SEN'i ve SEN'den oturu suretlerin Evren'i, Brecht'i, Derek'i ve yaziya yorum yapan tanistigim suretlerini seviyorum :) Tanismadiklarimi da eminim severim :)

ASKla...

hindiba dedi ki...

Sevginin paylasilinca cogaldigina örnek ne cok ve ne güzel yorumlar geldi. Tesekkür ederim hepinize. Kalpten.

Benden Bizden dedi ki...

Bu soguk kış gününde içim sıcacık oldu. Yürekten teşekkürler!

Selen dedi ki...

sevgilerimi gonderiyorum sana, sicacik sariliyorum

hindiba dedi ki...

BB, Selen,
Sicacik evgiler gönderiyorum ben de size :)