"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Pazartesi, Eylül 19, 2011

Nehir kenarinin bana sundugu mucizelerden biridir.


Adini bilmiyorum. Doga kilavuzlari ondan habersiz.  Bir tür kekik oldugunu saniyorum. En azindan öyle kokuyor. Böyle gayet Akdeniz'li bitkilere buralarda rastlayinca cocuklar gibi mutlu oluyorum. Cok saglam, orada tasli, cakilli, kumlu toprakta kendi kendine yetisiyor. Cok narin, eve getirene dek birakiveriyor kendini. Kökleyip getirmeye de korkuyorum; bitkinin kalanina zarar verebilirim. Uzaktan uzaga seviyorum :) Sahip olmadan seviyorum :)

3 yorum:

  1. Evren, buyuk ihtimal biliyorsundur ama ben yine de yazayim dedim; bir cok cali turunu cogaltmanin en kolay (bitkinin kendisine zarar vermeden) yolu celik almak. Biz buradaki pek cok yabani caliyi bahcemize o sekilde tasidik. Ciceklenme donemi uygun degil ama. Sonrasinda yap. Celigi o senenin kalinca olan surgunlerinden 10-15 cm. kadar kes. Alt yarinin yapraklarini elinle temizle ve topraga gom. Biraz sansla tutacagina eminim. Bol sans.

    YanıtlayınSil
  2. Ah bir de, eve getirene kadar belki islak bir havlunun/elbezinin icinde tutabilirsin.

    YanıtlayınSil
  3. Pinar,
    Celigi baska seylerde denedim. Basarili olduklarim da oldu. Bu kekigi iki kez eve getirmeyi denedim. Daha eve gelmeden soluverdi. Ama hazirliksizdim. Islak bir kagit mendil kullaniyorum böyle zamanlarda. O bile yokmus demek yanimda. Gelecek yaza hazirlikli gideyim, bir daha deneyeyim :)

    YanıtlayınSil