"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Çarşamba, Mart 21, 2012

Askere kadar da emzir bari!

Bir arkadasim gectigimiz haftalarda bana bir e-mail yazip bir soru sormus. Soru söyle (izniyle yayinliyorum) :

Sevgili Evren,
Bilgilerine ihtiyacım var:) Oglum  29 aylık ve ben hala emziriyorum ve bundan rahatsızlık duymuyorum fakat problem çevremdekiler. Sağlık ocağındaki hemşireden tutta parktaki yaşlı kadına kadar herkes benim emzirmeme takmış durumda. Mümkün olduğu kadar emzirdiğimi söylememeye çalışıyorum ama bir şekilde öğrenildiğinde eleştirilere maruz kalıyorum. En rahatsız olduğum yorum ise oglumun artık süt için değil de cinsel dürtüleri nedeniyle emdiğini söylemeleri. Bu beni çok rahatsız ediyor. Bunun aslı astarı varmıdır allah aşkına!!! Hemşire bile bana bunu söyledi ve ben inadına kendi bildiğimi yapıyorum. Sincap'ı emzirirken nasıl başediyordun ailen ile çevrendekiler ile? Müsait olursan bana birşeyler yazar mısın, canım çok sıkılıyor bu konuya? Oysa oglum ve ben çok mutluyuz böyle:)


Yazismamizin devaminda ise sunlari ekledi yasadiklarina:

Eğer paylaşmak istersen aşağıda diğer yaşadıklarım,
-Sütünün bu saatten sonra ona hiçbir faydası yok boşuna emziriyorsun
-Cinsel kimliği oluşmaya başladı memeyi başka amaçla emiyor
-Böyle devam edersen gelişmeyecek, emmek için yemek yemiyor yaşıtlarından küçük kalacak.
-Kendine bağımlı bir çocuk yetiştirirsin emzirmeye devam edersen
-Biraz daha devam edersen ilkokula kadar bıraktıramazsın daha çok psikolojisi bozulur
-Göğsüne acı sür. Bir iki gün ağlar sonra unutur ( en çok kızdığım grup )
-Gece rahat uyumak istiyorsan emzirmeyi bırak ve geceleri çocuğa sakın su verme öyle alışır ( bunu söyleyen üniversite mezunu bir arkadaşım ve gerçekten çocuğuna gece su vermiyor) ben ogluma gece her uyandığında önce su öneriyorum çünkü gerçekten çok susamış oluyor bazen.

Sağlık ocağındaki hemşire cinsellikle ilgili söylediklerinin yanısıra askere kadar emzir bari diye benimle dalga geçti ama neyseki iyi günümdeydim cevap vermedim.



Arkadasima da bahsettigim gibi bu türden elestirileri ben cok fazla almadim. Cünkü yakin ailemdeki kisiler, esim ve büyükanneler uzun süreli emzirmeye karsi degildi. Genis ailemde baska uzun süreli emzirme "vaka"lari vardi. Ayrica yurtdisinda yasamanin verdigi kolaylik var. Burada kimse kimsenin cocuk yetistirme tarzina karismayi Türkiye'deki kadar kendine görev bilmiyor. Oglum babasinin ve büyükannelerinin destegini yavas yavas kaybetmeye basladiginda üc yasina coktan erismisti. Cocuk doktoru ve bir hastaligi sirasinda kaldigimiz hastanedeki bir hemsire hala anne sütü aldigini duyunca, sadece "artik bir yarari yok, kesmenizi tavsiye ederiz" dediler. Baska bir yorumlari olmadi. Ben bir yarari oldugunu biliyordum, bu yüzden kendi uygun gördügümüz zamana dek emzirmeye devam ettim.

Uzun süreli emzirmenin özellikle erkek cocuklarda cinsel kimlikle ilgili sorunlar yaratabilecegine dair ilk elestirileri bu sürecin cok sonlarinda Türkce bir emzirme tartisma grubunda duydum. Bilimsel temelini sordum. Sözünü eden arkadaslar bilimsel kaynak gösteremediler. Kendim arastirdim, bulamadim.  Bu yüzden arkadasimin bahsettigi saglik ocagindaki hemsirenin ifadelerini özellikle talihsiz buluyorum. Bu türden annelerde huzursuzluk yaratacak bir temadan bahsederken bilimsel kaynaklardan, kanitlardan bahsedecek kadar egitimli, tecrübeli ve donanimli olmaliydi.

Arkadasimin konuyu tekrar gündeme getirmesiyle, ben de internette biraz daha arastirdim. Uzun süreli emzirmenin cocuklarda (ve özelinde erkek cocuklarda) olumsuz etkisine dair herhangi bir kaynaga rastlayamadim. Uzun süreli emzirme (Extenden breastfeeding) ile erkek cocuklar üzerindeki etkisine dair aramalar Google'da genelde belli bir arastirmanin sonucuna götürüyor bizi. Örnegin Time'daki su yazi: Study: Breast-Feeding Improves Academic Performance, Especially for Boys . Uzun süreli emzirme cocuklarda zeka gelisimine olumlu katkida bulunuyormus. Bu etki özellikle erkek cocuklarda daha belirginmis. Elbette anne sütü-zeka iliskisi üzerinde tartisilacak bir konudur. Zekaya etki eden pek cok baska faktör var. Sadece internetteki aramalarin beni ulastirdigi noktadan bahsetmek istedim.

Bir de Dr. Sears'in uzun süre emziren annelere elestirilerle basa cikma konusundaki önerileri var.

LLL (La Leche Liga) Türkiye temsilcisi  Natalya Arslantürk'e konuyu sordum. Bu tür bir sehir efsanesinin varligindan haberdarmis. Olayin Fransiz psikoloji okullarindan birinde uzun yillar önce yapilmis bir arastirmaya dayandigini aktardi. Kiz - erkek bütün cocuklarin 1,5 yas civari oral dönemden anal döneme gecmeleriyle sütten kesilmeleri gerektigi sonucuna varan bir arastirma imis sözkonusu olan. Bugün hala gecerli olup olmadigi belli degil, fakat belleklerde izi kalmis bir calisma.

Bence ister cocugunu uzun süreli (iki yas ve ötesini kastediyorum) emzirmis olsun, ister dogumdan itibaren formül süt verip 6 aylikken onu da kesmis olsun, bütün annelerin birbirlerine bu konularda daha sagduyulu ve empatiyle yaklasmalari gerekiyor. Saglik personelinin ebeveyni bilgilendirirken takip etmesi sart olan iletisim ve nezaket kurallarindan bahsetmiyorum bile.

Konuyu tartismaya aciyorum. Arkadasima, ve onun sahsinda bu türden tecrübeler yasayanlara söylemek istedikleriniz var mi?

Bilenler bildiklerini, arastiranlar bulduklarini, düsünenler düsündüklerini alip gelsin :) Konu hassas, lütfen herkes adini, sanini, empatisini, sagduyusunu, nezaketini ve serinkanliligini alip da gelsin.

38 yorum:

  1. benim kızım 17 aylık, ben de yine 1 yaşından beri buna benzer eleştirileri alıyorum. yine dememin sebebi oğlum da 16 aylıkken kendisi emmeyi bırakana kadar benzer şeyleri yaşamış olmam. artık faydası yok ki! yoksa yok, zararı da yok, o zaman karışmayın. ki faydası var, olduğunu iki çocuğumda da gördüm. kızım belli ki daha uzun süre emecek ama bunu görenlerin lafları da sürecek.

    biraz da kendi emziremeyenlerin, kısa sürede memeyi bıraktıranların, emzirmeyi zor bulanların lafları bunlar. bu tarz konuşanlar arasında ortak bir payda aradığımda bunu görebiliyorum. tabii bu grubun çok dışında olup da konuşanlar da çok.

    bu tip konuşmaları öylece dinliyorum. bir şey dememeye çalışıyorum, evet bırakıcam emzirmeyi dedirtmeye çalışacak kadar ileri gidenler de oluyor, o zaman, bakalım vs. diyorum ama memnun değilim başka bir dil geliştirmek istiyorum. sertleşmeden, sinirlenmeden, kızmadan ne diyebilirim bulamadım henüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasemin, söylediklerine katiliyorum. Empati kurmaya vurgu yaparken bunu kastetmistim. Benim bildigim istedigi halde emziremeyen ama sonuna kadar da anne sütünü savunan anneler var. Üc yorum asagida yazan Berceste örnegin :) Istisna mi,yoksa cogunluk mu,bilmiyorum. Ama varlar. Haklarini yemeyelim :) Evet, baska türlü bir dil gelistirebilmek gerek. Nasil, ben de bilmiyorum...

      Sil
    2. Yasemin'in ne dedigini ben cok iyi anliyorum Evren ve bu konuda alinmadim. Zira emzirmenin, ozellikle de 1 yasindan sonra emzirmenin dogru olmadigini iddia eden o kadar cok insan var ki! Bir o kadar emzirme ile ilgili problemi olmadigi halde emziren, bunun dogru olduguna inanan var :(((

      Ben hic bizimkinin emmeyecegini, buna bagli olarak da sutun artmayacagini aklima bile getirmemistim. Esim gerekli malzemeler arasinda biberonu yazmamissin, onu da alalim dediginde, gerek olmayacak ki, emecek demistim! O derecede inanmistim emecegine. O kadar da iyi biliyordum emzirmenin faydasini. Ama oyle olmadi :( Benim durumumda olan destekler, kosteklemez. Akli varsa elbet :)

      Bir grup da etki altinda kalan, emzirmeyen, ama moda gibi algilayip emziriyorum havasina giren var. Burada benim emzir diye yuklendigim, yasca benden kucuk bir komsu var mesela. Herkese emziriyorum dedi, hala da insan icinde emziriyor.(cocugu 2 yasinda) Ama cok iyi biliyorum ki, diger zamanlarda mama veriyor. Ev biberon dolu mesela... Mamalari arastiriyor ve ara ara agzindan kaciriyor. Sorarsan o hep emziriyor!

      Sil
    3. evren, bahsettiğin durumda olanların hakkını yemek değil niyetim :) benim de emziremeyen ama bu konuda berceste gibi tek olumsuz laf etmeyen, bir defa bile ne zaman bırakacaksın emzirmeyi demeyen arkadaşlarım var. ama emzirme konusunda rahatsız edici konuşmalar yapanlara baktığımda erken bırakanlar, emzirmeyi sevmeyenler ağırlıkta. en azından benim çevremde böyle. ben nasıl emziremeyen ya da emzirmek istemeyen bir yakınıma bu konuda hesap sormuyorsam ve onu yargılamıyorsam (çünkü bu yaklaşımın onu üzeceği çok belli) onun da beni sorgulamaya hakkı yok. bunu demek istedim.

      emzirmekten hiç hoşlanmadığı için erkenden bırakmış çok yakın arkadaşlarım var benim, anlattıkları zaman ne hissettiklerini anlamaya çalışıyorum ve "ama emzirmen lazımdı" vs. diye bilgiçlik yaparak verilmiş bir kararı eleştirmeye kalkışmıyorum. kamplaşmaya gerek yok, kişisel meseleler bunlar. emzirme konusunda başkalarının işine karışanlar önce kendilerine sormalılar bence: ben neden beni ilgilendirmeyen bir konuda birilerinin izlediği yolu değiştirmek istiyorum?

      Sil
    4. Yasemin öyle bir niyetle yazdigini düsünmedim :) Sadece bunun önemli oldugunu düsünüyorum. Baska oyunlalarda bir yanlis anlama olmasin diye acikca ifade etmek iyi olur diye düsündüm :)

      Sil
  2. merhaba

    benim henüz bebeğim yok ve iki tarafa da saygı duyuyorum sadece
    ben gücüm sağlığım bebeğim istedikçe emzirmekten yanayım
    cevremde cok fazla anne yok henüz ama bloglarda okuyorum emzirende, emzirmeyip sütünü sağıp verenide, bu benim kararımdı hic emzirmedim gerek görmedim de diyen anneleri okuyorum
    ve hepsi benim gözümde aynı biri diğerinden daha çok anne değil
    arkadaşınıza tavsiyem kimseye aldırmadan nasıl bugüne kadar dogru bildigini yaptıysa yine aynı şekilde devam etmesi benim en sinir olduğum seylerden biri
    beni tanımadan bebeğimi tanımadan (ilerde (:)bizim hakkımızda neyin doğru olacağına sokaktaki teyzenin cevredekilerin yorum yapmaları buna kendilerince hak görmeleri
    ben işyerinde sigara içen hamile arkadaşıma bile(kanıtlanmış bir yanlış olmasına rağmen)koskoca kadın bana düşmez diyerek karışmıyorum
    ilerde de ne hamileliğimde ne de cocuğumu yetiştirirken bana karışılmasını istemiyorum ve gerekirse bunun için "cadı" olmayı göze alıyorum

    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pommeler,
      haklisin, anneligin ölcüsü, kriteri degil bence de kac ay emzirdigin.

      Sil
  3. kızım şu an 30 aylık. geçen ay emzirmeyi bıraktırdım. kızımın meme ile ilişkisini ilk günlerdeki özel durumumuz belirledi. meme ucum olmadığı için kızım ilk başlarda memeyi bulmakda zorlandı. sonra doktorun sütün yetmiyor mama ver tavsiyesi üzerine mamaya başladım (hala yerinde bir karar mıydı sorguluyorum kendimi, hiç bir zamanda doğru olan neydi emin olamıyacağım galiba) ama emmekten vazgeçmesin diye mamadan önce mamadan sonra hep emzirdim. sonra tabi kucakta meme emerek uyumaya, memeyi sakinleştirici olarak kullanmaya alıştı. son aylara kadar hiç sıkıntım yoktu ama sonra memeye aşırı düşkünlüğü ve bana nefes aldırmaması biraz canımı sıkmaya başladı. her şeyi anlayan, her şeyi konuşan bir çocuğun memeye yapışık olması biraz garip gelmeye başladı. ama yine de ne onu ne kendimi hazır hissetmiyordum. çevreden gelen tavsiyeleri bugün, yarın, gelecek ay diyerek geçiştirmeye çalıştım. bu arada eşim de artık bu işin fazla uzadığını söyleyerek beni sürekli taciz etmeye başladı. kızıma sürekli artık sen büyüdün memeyi bırak konuşmaları yaptık, etraftan yapıldı. sonra bir gün sirke sürdüm. iki denemeden sonra memenin kullanma tarihinin geçtiğine, büyüdüğü için artık memeye gerek kalmadığına ikna oldu. ben evi başımıza yıkmasını beklerken sessiz, hüzünlü bir kabul edişle karşılaştım. bu içimi daha da acıttı. sen artık büyüdün memeyi bırak söylemi o kadar yer etmiş ki kızımda durumu çaresiz kabul etti. ama şimdi ki durum şu canı isteyince ve gece uyumak için yattığımızda anne memeni aç sevicem diyor. memeler ortaya çıkıyor o da onları seviyor :) durumumuz aslında emmekten pek farklı değil o yüzden ee ne anladım ben bu işten diyorum. madem beni yine hapsediyor (bunu bazen bıkkın söylüyorum ama aslında hiç de şikayetçi değilim. sadece biraz daha özgürlüğe sorumluluğumdaki diğer işlere zaman ayırabilmek için ihtiyacım var) bari sütü de alsaydı...memeyi kestikten sonra uyku ve iştah için de şunları diyebilirim: uyutma süresi hala aynı, gece daha az uyanıyor, iştahı gerçekten açıldı.

    hala acaba ben sıkıldığım için mi memeyi bıraktırdım yoksa çevrenin baskısından sıkıldığım için mi emin olamıyorum. evet ben de biraz sıkılmıştım ama açıkcası ara ara söylenip sonra yine kızımın istediğini vererek mutlu olabilirdim. eşim asıl bağımlı olan sensin diye eleştiriyordu. bilmiyorum ki...sonuçta çocuğum da çok mutluydu memeyle:) üstelik onu uzun süreli emzirmenin, yanımda uyutmanın, ağlatmamanın çok faydası olduğunu düşünüyorum. mutlu ve uyumlu bir çocuk, her gören öyle söylüyor. bu duruma uzun süreli emzirmenin katkısı var diye düşünüyorum.

    sonuç olarak aynı yollardan geçmiş biri olarak tavsiyem eğer siz bıraktırmak istemiyorsanız sakın başkalarının ne dediğini umursamayın. gerçekten çocuğunuz için neyin iyi olacağına siz karar verin ve onu yapın. ben çevrenin ettiği laflara karşılık verebilen yapıda biri değilim, o yüzden evet evet haklı olabilirsiniz diyip geçmek bana daha uygun bir tavır ama yapabiliyorsanız sana ne diyin sormadan akıl verenlere:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Özden, hicbir zaman dogru neydi emin olamayacagim demissin ya,oglumu büyütürken ben de cok sık ayni hisse kapiliyorum. Anne-baba olmanin dogasinda var sanirim. Hic bir zaman en iyisi neydi, emin olamayacagiz :) Benim hamilelik sirasinda okudugum Almanca bir ebeveynlik dergisinde bebegin ne kadar ve hangi yöntemle beslenecegi anne, bebek ve babanin ortak karari olmalidir diyordu. Bu konu sadece anne ve bebegi ilgilendirir, baskalari bir yana babayi bile ilgilendirmez diyenler de var. Ben ilk görüse biraz daha yakinim. Tatsiz bir sürec olmus. Emzirmenin uzunlugu , kisaligi kadar huzur icinde gerceklesmesi ve cevrenin de bunu destekleyici ( ya da en azindan kösteklemeyici) olmasi önemli.

      Sil
  4. Of o herseye burnunu sokup karisanlar olmasa! Hele bir de bu kisiler saglikla ilgili bir meslekten olmasalar... Her yigidin bir yogurt yiyisi var lafina bir inansalar...

    Defne Koryurek'in bu yazinin http://berceste.blogspot.com/2011/10/lufer-bayram-anne-bak-lufer-cizdim.html en altindaki videosunu seyretmenizi, kac yasina kadar kati gida dahi olmadan kizini emzirdigini kendi agzindan dinleyin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sayende seyretmistim Dilek :) Sabirla bastan sona seyredilesi video :)

      Sil
    2. Senin seyrettigini biliyorum ;-) Seyretmeyen de seyredebilsin dilegi ile yazdim yeniden. Cunku Defne bu konuda cok net! Hic taviz vermiyor ve dogru bildigini sonuna kadar savunuyor.

      Sil
  5. Merhaba!Ben de oğlumu 2.yaşgününe kadar emzirdim ve ben de etraftan aynı tepkilerle karşılaştım. İçimden sana ne diyebildim sadece, aslında dışımdan da diyebilmek isterdim. Ben uzun emzirmenin zararını değil çok faydasını gördüm.Şimdi 4 aylık hamileyim yine bir oğlum olacak gibi görünüyor ve ben bu sefer daha da uzun emzirmeyi istiyorum en azından 2 yaş sendromu hafifleyene kadar. Sevgiler, Yasemin B.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasemin B.,
      Sanirim ortak konu bu müdahale edenlere bir sey diyememek, ya da dememek. Onlar kendilerinde fikir beyan etme hakkini görüyorsa, karsiliginda sizin fikrinizi duyma ve sabirla dinleme yükümlülügü de tasimalilar aslinda. Gerginlesmeden, sakayla yanit vermenin bir yolu vardir elbet.

      Sil
  6. Bu konuda su yazilari oneriyorum:
    http://acalya.blogspot.com/2010/12/kendi-halinde-bir-laktivist.html
    http://dogalcocuk.blogspot.com/2010/12/emzirme-reformu-mimi.html
    http://kellymom.com/ages/older-infant/ebf-benefits/
    Aileye belki daha ayrintili konusmak gerekebilir ama ben kisaca "evet askere kadar emzirecegim" lafini uygun buluyorum, az ve oz :)

    YanıtlaSil
  7. :) bana da uygun geldi Bahar :)

    YanıtlaSil
  8. anneyle bebeği arasına girmemek gerek.. baba bile girmemeli bence. bebeği dünyaya getiren biz yetişkinleriz. o halde bebek için en iyisi neyse onu yapmak için gereken özveriyi göze almak lazım. emzirmeyi bir zorunluluk olarak değil, tercih olarak görenlere sempati duyamıyorum ben. en iyimser şekilde cahil bulduğumu söyleyebilirim. ya da yeterli desteği olmadığı için emziremeyenler.. onları anlayabilirim. ya da anladığımı sanırım. ben yabanı faydası bir kenara emerken yüzünde oluşan huzur duygusu nedeniyle bile uzun yıllar emzirmek istiyorum. hayatta zaten kaç tane zevki oluyor ki bebeklerin/cocukların? an'ı yasıyorlar ve guzel an'ları olsun istiyorum. su anda yaban hasta ve onun icin yapabilecegim en buyuk sey onu emzirmek.. neden bu avantajdan sırf o buyudu diye vazgecmem gereksin. zaman gectikce emzirme daha da konforlu hale geliyor ve anneyle bebegin paylastigi cok ozel bir an oluyor. bizim babamız aramızdaki bu bağı kıskandığını söylüyor ve birkaç defa 'keşke ben de emzirebilsem' dedi. tabii bu destek olmasa bu kadar rahat ve kolay olmazdı, belki suçluluk duyuyor olurdum emzirdiğim için.. bendeki sorun daha başka aslında. hastalığım nedeniyle arada burnuma yeni ilaçlar dayadıkları oluyor ve ben 'emziren annelere uygun mu?' diye sormak zorunda kalıyorum. bir gün gelecek ve 'bu soruyu sormayı ne zaman bırakacaksın?' diyecekler. yoksa dediğim gibi kimseye duyurmadan, sadece yabanla benim aramda olan bir şeyi biz istediğimiz kadar sürdürelim istiyorum.
    evren cok sagduyulu bir yorum olmamışsa sen sil lütfen.. gittim geldim, kararsız kaldım zaten yorum bırakmada.. sağduyulu olmayı beceremediğim birkac konudan biri..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baris, sagduyulu olmak icin caba harcamissin bence. O yüzden yayinlamakta sakinca yok :) Belki cevap hakki yaratir, ona bir sey diyemem :) Normal dogum ve anne sütü konusunda baslarda kati fikirlerim vardi benim. Hamilelik, dogum ve sonrasinda bu konulari arastirirken öyle cok, öyle ilginc hikaye dinledim ki pozisyonumu biraz degistirmek geregi duydum. Cocugunu direk sezaryenle dogurup hemen ardindan sütü kesen hormonlar alan annelerden, saglik sorunlarina ragmen normal dogurmak icin elinden geleni yapip süt icin savasan, tüm engellere ragmen mümkün oldugunca uzun emzirmeye calisan annelere kadar genis bir spektrum... Ilk örnekteki anne Kosova Savasi'nin kadinsal tramvalarini sahsen yasamasa da yasayanlarin tedavisinde gönüllü calismis biriydi. Ikinci örnekteki annelerden birini biliyorsun ;) Savas travmasi olmayip da benzer sekilde davranan anneler de var. Ama biraz kurcalayinca bazen arkadan cok baska kisisel savaslarin, tramvalarin hikayesi cikabiliyor. Ya da tam tersine tartisma gruplarinda doguma üc gün kala sezaryen denen anneyi "sen normal dogurursun, bosver doktorun ne dedigini" türünden cümlelerle psikolojik baski altina alan, uzaktan uzaga emzirme sorunu yasayan bir anneyi benzer sekilde baski altina sokan (tabii ki aslinda tamamen iyi niyetle) anneler var. Bana artik bu isin dogal sekilleri hakkinda bilinc yaratmak (cünkü acikca unutmusuz) ve dogal sekliyle yapmak isteyenlerin önündeki taslari kaldirmak/kaldirmaya yardim etmek daha dogru geliyor. Her ailenin sartlarinda ve dolayisiyla kendi cocuk yetistirme seklinde essiz ve özgür oldugunu düsünüyorum. Öyle yeri gelmisken yazayim dedim, kisisel alma :)

      Sil
  9. Biz ne zaman bu noktaya geldik acaba? Daha iki kuşak önce çocuklar 4-5 yaşına kadar emziriliyordu. Özellikle erkek çocukların daha uzun emzirilmesi gerektiği söyleniyordu. Ki ben ilk duyduğumda Anadolu'daki erkek çocuk sevgisinden kaynaklandığını sanmıştım, sonra bilgilendikçe anladım ki Anadolu insanının bilgeliğinden kaynaklanıyormuş. Zira emzirmek sadece beslemek demek değilmiş. Erkek çocuk ile anne arasındaki bağ açısından emzirmenin özellikle erkek çocuk için ayrı bir önemi varmış.

    Benim kızım 30 aylık. Memeyi bırakmaya niyeti yok. Çevremde de çok baskı yapan var. Eşim ve annem bile kızıma "Büyüdün artık" diyorlar ve karşılarında bir "kaplan kesilmiş anne" buluyorlar. Kimsenin ağzını açmasına izin vermiyorum. Yalan Dünya'nın Nurhayat'ı gibi tırrrrrrrrrrr diye bir saydırıyorum, apışıp kalıyorlar :))

    Ben kızımın içgüdülerine güveniyorum, kendisi memeyi keseceği zamanı belirleyecektir. Ayrıca kendi içgüdülerime de güveniyorum: Kızım bağımlı değil. Emzik bağımlısı gibi meme emmiyor. İhtiyacı olduğunda emiyor ve benim görevim de onun ihtiyaçlarını karşılamak.

    Ayrıca sonuç olarak çocuğa rakı içirmiyorum, anne sütü içiriyorum.

    KArşımdaki insanlar en fazla: "Ruh hastası yapacaksın çocuğu" imasına geliyorlar. Ben de "ÇOcuk benim çocuğum, ruhunun sağlığının tasası size mi düştü?" diyip şirretleşiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ilk paragrafta yazdiklarini bilmiyordum ben. Ilginc bilgi. Cocugunun hafizasinda iyi anlar, iyi anilar birakmak gercekten önemli. Ben de oglumun dünyaya (ve dolayisiyla kendine) karsi temel bir güven duygusuyla dolu olmasini cok önemsemistim ve artik beslenme acisindan hicbir yarari olmadigini söylediklerinde bile emzirmeye deavm etme sebebim buydu. Keza beslenme acisindan da yarari oldugunu söyleyen bilimsel calismalar var. Her neyse, yararini da gördügümüzü düsünüyorum :)

      Sil
  10. Ayrıca eklemek istiyorum: Ben 2 yaşıma kadar geriye dönük anılarımı hatırlayabiliyorum. Kızımın da ona meme verdiğim anları, onu kollarımda tutuşumu ve yüzünü seyrettiğimi ölünceye kadar hatırlamasını istiyorum.

    Bu isteğimi de insanlar genellikle anlayışla karşılıyorlar ya da en azından aleyhine bir şey söyleyemiyorlar.

    YanıtlaSil
  11. Bence konu biraz da etki tepki meselesi! Cocugunu cok emzirenlerin emzirmeyen veya az emzirenlere karsi psikolojik baski grubu olusturduklari da bir gercek! Niye bu kadar emziriyorsun diyenler kadar niye emzirmiyorsun diyenler de oldugu icin hatta kisinin anneligine kadar gidiyor saldirilar! bu durum kisir dongu devam eder taa ki toplum birbirinin isine karismama, sorulmadan fikrini soylememe kultur duzeyine gelene kadar! Toplumda ogrenilmis bir davranis bicimi. Evren'cigim, arkadasina benden tek oneri...Hic aldirmasin, dogru bildigine devam etsin, annelik sezisi diye de birsey var, guvensin ;)Ayni seyi emzirmemis, az emzirmis olanlara da soylerim. Aldirmayin! Bu durum kimseyi kotu anne yapmaz, iciniz cok rahat olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canan'cigim, evet, icten ice ben de bunun aslinda iceberg'in görünen kismi oldugunu düsünüyorum. Asil sorun neden parktaki teyzenin benim cocugumu emzirmem konusuna müdahil oldugu degil, neden genel olarak birbirimizin konularina bu kadar cok müdahil oldugumuz. Hatta bir adim daha ileri gidersek aslinda bu müdahil olus da aslinda bizim kültürümüzün bir parcasi ve hos, tamamlayici yanlari da var. Emir Kusturica'ydi sanirim, bir röportajinda New York'ta cocuk büyütürken hosuna en gitmeyen seyin kimsenin yanlarina gelip cocugunu sevmeyisi oldugunu söylemisti. Sarajevo'da herkes böyle yapar demisti. Belki de baskalarinin cocuklarina (ya da genel olarak yasamlarina) dair fikir beyan ederken tarzimizda bir yanlislik var. Üzerinde düsünmemiz gerek.

      Sil
  12. Ben 3 yaşına kadar emzirmek istedim. Emzirmenin hem ruhen hem de bedenen ne kadar olumlu etkileri olduğunu hepimiz biliyoruz. Hiçbir söylenene aldırmadım. Bazen insanlar hadlerini öyle aşıyorlar ve nezaketsiz oluyorlar ki... 3 yaşına 4 ay kala bırakmak zorunda kaldık çünkü yemek yeme konusunda ciddi sorunlar yaşamaya başlamıştık. Emzirenlerin kulaklarını bu tür safsatalara tıkamaları gerekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar cok annenin uzun süre emzirdigini duymaktan mutlu oluyorum :)

      Sil
  13. Su linki ekledim facebook;a, berceste; sana ulastirmamai soyledi :P

    http://www.brianpalmerdds.com/pdf/E-Occlusion%20-%20Facial%20Form.pdf

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ilginc... Bundan sonra insanlarin yüz sekline bakip "kac ay anne sütü aldin sen?" diye sormamak icin güc tutacagim kendimi :)

      Sil
  14. 2.5 yasina yaklasirken biraktik. Karsilikli. Sadece tek memeden, gunde belki 1-2 kere hup yapiyordu, bitti artik oglum, sut kalmadi dedim, biraktik karsilikli. Sancisiz.. Ama yine de icimde kaldi :) Geri donebilsem, daha uzun sure emzirmek isterdim..

    Ben, emzirme konusunda en cok destegi nerde aldim biliyor musunuz? Esimin memleketi olan, Anadolu'nun ortasindaki Aksaray'da :) Esimin akrabalari arasinda cocuklarini 7 yasina kadar emzirmis olanlar var. 2.5 yasinda "hala" emen oglum icin, emsin emsin, iyi iyi.. benimki 7 sene emmisti, doktor yuzu gormedi daha.. diyen Anadolu kadini, en buyuk destekcimdi :))

    YanıtlaSil
  15. Harika hikaye Esra, bir de laktivist baban vardi, degil mi? :))
    Biz de bir iki yil önce bir eve bakmaya gittigimizde o sira 2 yas civarinda olan oglum süt diye tutturunca ev sahibine mecburen "ben emzirebilir miyim sakincasi yoksa?" demistim, o da bana 7 yasina kadar anne sütü emen erkek kardesinden bahsetmisti. Hirvat veya Sirp'ti kadin :))

    YanıtlaSil
  16. Ben de sizin kadar uzun emziremedim ne yazıkki. 6 ay kadarcık. O zamanın çalışma şartları, sut sağmak için gerekli ortamın olmayışı, pompaların taşınacak boyutlarda olmayışı, yogun çalışma v.b gibi nedenlerle. Ama Esra'yı destekleyen, eşimin anısını anlatayım. İlkokul 1. sınıfta arkadaşlarından birisi her teneffüs okula çok yakın olan evlerine koşarmış. Nedenini sonraları öğrenmişler. Meğer cocuk hala anne sütü alıyormuş. Yıllar sonra arkadaşlarıyla bir araya geldiklerinde bu konuyu gülümseyerek anlatırlardı.

    Uzun emzirene çok saygım var. Yeni anneleri hep yüreklendiriyorum. Kayınvalide olacagım. Gelinlerime bunu yapabilecek miyim bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Münevver hanim,
      benim duydugum kadariyla emziren anne icin calisma sartlari hala cok parlak degil Türkiye'de. "Emzirme Reformu Gerekli!" diyen annelerin sesine (http://emzirmereformu.com/) daha cok kulak kabartilmali ki "biz aile ve cocuk sever toplumuz" lafinin arkasi bos kalmasin.
      Müstakbel torunlariniz uzun süre anne sütü alsin dileginde oldugunuzu biliyorum, Umarim gerceklesir dileginiz :)

      Sil
  17. ben de iki kızımı çok az denilebilecek 4 aylık gibi kısa bir süre emzirdim gönül daha çok ister ama fizyolojik nedenler el vermedi.Fakat şu var ki Kuran-ı Kerimde Bakara suresinde emzirme ile ilgili '2 yıl' süresi geçiyor ki şüphesiz Yaratan yaraılmıştan daha iyi bilir.tabii inancınız farklıysa o da size kalmış bir mesele. maksat bi de bu açıdan bakmanız AYŞE IŞIK

    YanıtlaSil
  18. Ayse merhaba,
    Herkesin bu ve benzeri konularda kendi dünya görüsüne uygun bir karara varmasi gerektigine ve herkesin kararinin da kendi dünya görüsüyle tutarli oldugu sürece saygiyla kendisine birakilmasi gerektigine katiliyorum. 4 ay icin üzülmeyin bence. Ben bir damlanin bile önemli ve yararli olduguna inaniyorum. Önemli olan niyet.

    YanıtlaSil
  19. Sağlık çalışanının o kadar cahil olduğuna çok üzüldüm. Staj yaptığım eczaneye 4 yaşında ve anne sütü alan bir çocuğun annesi gelmişti. Anne sütünün 'artık' zararlı olabileceğini duymuş, sormaya gelmiş. Böyle birşey tabii ki olamaz, anne sütü dünyadaki en yararlı besindir. Annenin durumuna göre, çocuğun isteğine göre kesilme zamanı değişir ancak en az 1,5 2 yıl emzirilmesi çocuğun gelişimi adına önemli. Anneler bazen doğal olarak yorulabiliyor, emzirmek göğüslerle işin bitmemesi demek ve göğüslerin eskisi gibi algılanmasına dönüş geciktiğinde sıkıntı yaşayabiliyorlar. Bunlara anne karar verir, isterse 5 yıl sütü şişeler veya emzirir, tamamen onun sabrı zamanı psikolojisi dayandığınca emzirebilir.

    Eczanelere de etrafın emzirme yorumlarını soranlar oluyor. Benim anlamadığım etrafın lafları nasıl etkiliyor kadınları? Yani o ne demiş, bu ne demiş, babaannesi ne demiş, babaannesinin komşusu ne demiş? Hepsine anne sütünün en yararlı en sağlıklı besin olduğunu ve sabır yettiğince uzun emzirmenin iyi birşey olduğunu söylüyoruz.

    YanıtlaSil
  20. Google da "uzun süre emzirmek " diye bir araştırma yaparken karsilastim yazinizla. Yıllar olmuş siz bunu yazalı. Ama ne yazık ki hicbirsey değişmemis günümüzde. Oğlum 20 aylık . Hala emziriyorum . Sansliyim eşim bu konuda destek oluyor bana. Fakat sizin de dediginiz gibi Türkiye de ne yazık ki anne -baba hariç herkes bebek konusunda herseye o kadar meraklı ki . Özellikle su cümleyi bende duydum "askere gidene kadar emzir bari" . Uzun süre emzirmeye google da aramamin nedeni de bu tarz yaklaşımlara cevap verecek yazılar bakıyordum. Sizin yazinizda buna çok güzel bir örnek . Şu an oğlum da bende çok memnunuz bu durumdan. Ve kesinlikle o istediği sürece asla birakirtirmayacagim memeyi. Ve öyle güzel şeyler yaşıyorum ki ilerde ona anlatacağım ve belki onun hatırlayacagi güzel şeyler. ..
    teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  21. Merhaba arkadaşlar tabiki emzirebilirsiniz dileyen dilediğini yapmakta özgürdür.. Ama psikolojik çalışmalar özellikle Freud'un çalışmalarında belli gelişim dönemlerinden bahsedilir ilk dönem 0-1,5 yaş oral dönemdir haz bölgesi ağızdır.. Yani emme dönemi bu dönemlerin uzaması veya kısa tutulması çocukta saplantıya yol açar.. Bunun sonucunda da bağımlılık, obezite , çok konuşma gibi sebeplere yol açar freud' un çalışmalarına göre.. Freud gelişim dönemleri diye girip araştırabilirsiniz..

    YanıtlaSil
  22. Benim oğlum da 33 aylık ve hala emiyor ... Kendi bırakana kadar da emecek , kimseye kulak asmıyorum valla bu benim tercihim. Zaten 8 aylıkken yuvaya verdim evladımı sadece geceleri emiyor , söylenenlerin aksine çocuk için faydalı olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  23. 25 aylık ne dogru ne yapmali bilemiyorum. Emzirmeyi gunde 2 ye düşürüp o birakana kadar devam mi etsem 26 aylikken tamamen kessem mi. Hic bilmiyorum:(

    YanıtlaSil