"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Çarşamba, Mart 14, 2012

Oradan, buradan, ilkbahardan

Öncelikle tiz tarihe gecile:

Cigdemler neredeyse bir on gündür ciceklerini topragin üstüne cikardi. Fakat günesi görmeyince acmadi, iyi mi?! Bugün günesli bir gün, artik acarlar diye düsünüyorum.

Kizilcik tomurcuklari da aciliyor. Son on gündür yavas cekimdeymis gibi aciliyor hatta. Hayatimda bu kizilcik kadar agirdan alan bir bir bitki görmedim. Tam benlik!

Duydum ki karahindibalar güzel yüzlerini göstermis kimilerine. Gittim, özellikle baktim, buradakilerde daha tik yok. "Daha öksürük otlari cikmadi meydane, kara hindiba nasil ciksin?" demekteydim ki kendime, öksürük otlarini gördüm. Kuru otlarin arasindan cikarmislar sapsari yüzlerini :) Kara hindibanin eli kulagindadir diyecegim ya, yapraklarini görüyorum bir tek. Daha sütlü dalda tomurcuk bile yok cicek niyetine :)

Fakat ben dayanamadim. Cuma günü "Türk marketine gidiyorum, istedigin bir sey var mi?" diyen esime, "Mevsimidir, sifadir, radika almadan gelme" dedim. Radika bu karahindibanin kültürlü, zengin evde büyümüs, gürbüz kardesi oluyor. Esim cok ciddiye almis söylediklerimi, iki kocaman kök alip gelmis. Neyse ki, teoriden hazirlikliyim radika tüketme dersine. Hemen giristim ise. Cumartesi günü ilk is radika ve evdeki diger yesilliklerden (maydonoz ve turp yapragi) göz karari biraz kefire kattim, blender'dan gecirdim. Bir ilkbahar detox smoothie'si yaptim. Orijinalinde radika yaninda isirgan otu ve ayi sarimsagi vardi; ki hepsi de karacigere kislik yükünü atmakta yardimci harika ilkbahar bitkileridir. Bulunca kacirma, mutlaka yap!

Eger bu radika smoothie'si fikri hosuna gidiyorsa su da bak, baska bir versiyon:
Bir avuc taze radika/karahindiba yapragi
Karahindiba cicegi (Süslemek icin)
2 portakal
1 Elma
125 ml Buttermilch (Sulu yogurt, ayran, kefir de olur bence)
125 ml süt
Radika yapraklarini dogra, portakallarin suyunu sık, elmalari dilimle. Buttermilch ve sütle beraber blender'dan gecir. Istersen biraz bal ekleyebilirsin. Bardaklara al, üzerini ciceklerle süsle.

Tarifi su teyzeden ögrendim:

Kendisi bir Kräuter-Pädagogin'mis. Türkcesi, Ot Pedagogu :)  Alplerde yasayip otlarla hasir nesir bu tür kadinlarin geleneksel ismi Kräuter-Frau. Onlar ve baska kültürlerde baska adlarla anilan ruh kardesleri olmasa, dünya sanirim cekilmez olurdu. Fotografta bahar cicekleri ve otlariyla bir "bowle" yapiyor. O da baska bir hikaye.

Konuyu dagittim. Radikayla diger yaptiklarimi anlatacaktim. Anlatacak bir sey de yok aslinda, bildigin seyler. Bir kismini önce kaynayip alti kapatilmis suya attim. Sonra cikarip hemen soguk suya. Sonra dogradim. Zeytinyagi, sarimsak, limon ve tuz kardeslerle tanistirdim. Ege usulü. Bu Pazar günüydü. Pazartesi günü de kalanini biraz soganla zeytinyaginda kavurdum.

Bugün sabah yollardaydim. Altin cani (Forthysia) tomurcuklarinda hareketlilik var. Bugün onlar da gayrete gelir artik.

Farkettin mi hep sarilardan, beyazlardan, morlardan bahsediyorum :) Bugün tek bir istisnasini gördüm. Gümüsi akcaagaclarin minik, kirmizi cicekleri acmis :) Sasirdim, Bombus'larla bir isi yoksa, rüzgarla mi bir anlasmasi var acaba? Arastiracagim :) E, bak bu kadar da ipucu verdim. Cözüver su dügümün gerisini :)

Kuslara, kuslara gelince. Hangi birini diyeyim? Karatavuklar bogazlarini sisire sisire ask sarkilari söylemeye günes dogmadan basliyor. Bastankaralarin kesik ötüsleri besi gecti, baska tellerden de caliyorlar. Bugün sarkicinin birini görmek icin yolda durup kafami agacin birine cevirdim. Gerdanikizildi galiba. Bir tane gizemli sarkici var, kapi ya da ahsap gicirtisi gibi bir ses cikariyor. Ilkduydugumda yanindan gectigim ihlamur agaclarinin arasinda ici bos, ölü bir dal var; rüzgar estikce o gicirdiyor sanmistim. Sonra gecen Cuma yürüdügüm yollar boyunca kac yerde duydum. Bu agaclarin hepsi hasta degil  ya! Bir kus belli ki böyle tuhaf öten. Karga ya da agackakandan süpheleniyorum. Kütüphaneden aldigim "Vogelstimmen erkennen" diye bir CD var; kus seslerini ayirt etmek üzerine. Hala bakamadim, baksam, orada bulacagimi tahmin ediyorum. Bu arada sen biliyorsan, biliyorum de; ama hangi kus oldugunu sakin söyleme! :)

Karga dedim de, Almanca'da cocuguna kötü davranan, ihmal eden anneler icin Rabenmutter (Anne karga) diye bir deyim vardir. Ne kadar da büyük haksizlik! Son zamanlarda yuvasini yapmak icin agzinda bir agac daliyla oradan oraya kosturur gördügüm  kargalar da kötü anneyse artik! Bu arada  yeri gelmisken, dogal annelik pratikleri sebebiyle cevrelerinden aldiklari elestirileri "ti"ye almak icin kurduklari dogal ebeveynlik grubuna Rabeneltern  adini veren arkadaslarin platformunu da Almanca bilen annelere tavsiye ederim :)

Simdi gideyim, yoksa yeri gelip de aklima gelenler bitmeyecek.
Haydi saglicakla kal bugünlük!

Güncelleme (1 saat sonra) : Pencere kenarindaki saksisinda esneyerek kis uykusundan uyanan kücük hanimdan bahsetmeyi unutmusum, ki ilk ve asil hikayesi suradadir :

6 yorum:

  1. oh oh nefis bir yazi olmus yine de ben radika almak icin ingilizcesi lazim bana bir zahmet :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dandelion ya da lion's tooth deniyor bu bitkiye Uma'cim. Sebze halinin baska adi varsa onu bilemiyorum yalniz.

      Sil
  2. Küçük hanıma günaydın! "Umutlar yeşermiş" demek ;)
    Radika smoothie'si harika duyuluyor. Karadeniz'de o soğanla kavrulan otların üzerine bir de yumurta kırarlar, mmm! Pancar yapraklarından yaptık biz de geçen gün, ayıptır söylemesi pek lezzetli oldu.
    Baharı büyük bir sevinçle karşılıyorum her seferinde ama Taylan'a baktıkça üzülüyorum, alerjileri çok fena, nefes alamıyor resmen. Ben de gün içerisinde sevinebildiğim kadar seviniyorum :P

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim alerjim daha baslamadi. Baslayana kadar sevinebildigim kadar sevineyim dedim ben de :D

      Sil
  3. Günaydın Evrencim :)

    Etraf bir sürü tomurcuklarla dolu burada da ama ben senin gibi hangisi nedir anlamadığımdan ööööyle seyrediyorum sadece :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen baktikca onlar kendi kendini tanistirmaya baslar yakinda :)

      Sil