"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cumartesi, Eylül 19, 2009

Mürver ve kizilcik sezonunu kapatiyorum!

Biraz daha yazmazsam hepsini unutacagim. Sonra önümüzdeki yil "neydi, nasildi?" diye en basindan baslayacagim. Yaz kizim :

1) Isil, sen bu yazinin devamini okuma. Olabileceklerden ben sorumlu degilim!

2) Mürver topladik, kizilcik da... Elma suyu aldim. Özellikle dogal olarak bulanik (naturtrüb), dogrudan meyveden elde edilmis (direktsaft, elma suyu konsantresine su katilarak degil) ve organik olanini tercih ettim.

3)Mürverleri temizledim. Büyük miktarda mürveri temizlemek (catalla bile) büyük bir delilik. Gelecek yil ayni ise kalkismam icin yine bu kadar delirmis olmam gerekecek. Ayiklamadan sonra yaklasik bir kilo gelen mürverleri bir litre elma suyu ile agir ateste, kivami bence recele benzer bir seye dönüsene dek pisirdim. Ertesi sabah kahvaltisinda afiyetle yedim. Esim "bir seyi eksik, ne oldugunu anlayamadim" dedi. Kabul etmedim. Sorunun ne oldugunu ertesi gün anladim. Bir sey eksik degil, fazla. Minik mürver cekirdekleri gerci ekmege sürülmüs halde cignerken rahatsiz etmiyor ama insanin genzinde tuhaf bir tat birakiyor. Üsenmedim, recelin tamamini blender'dan gecirdim. Ardindan da gayet ince bir süzgecten (eskilerin deyisiyle kevgirden) gecirdim. Cekirdekler üstte kaldi, atildi. Geriye kalan artik mürver receli degil, marmeladiydi sanirim. Ama lezzetliydi.

4) Mürverlerin bir kismini sadece üzerlerini örtecek kadar suyla, sekersiz pisirdim. (Cekirdeklerini ayni sekilde ayikladim.) Onun nasil tüketilecegini daha önce yazmistim. Yine diyorum, nefis bir sey.

5) Kizilciklari yikadiktan sonra, nispeten olgun olanlarini marmelat icin ayirdim. Üzerlerini örtecek kadar elma suyu ile pisirdim. Epey yumusayinca altini kapatip soguttum. Suyunu bir kenara ayirdim. Kevgirden gecirdim. Burada uzuuun bir parantez aciyorum. Yemek tariflerinde hep rastladigim bu deyisi ilginc bulur, merak ederdim. Artik biliyorum. Kevgirden gecirmek bu eylemi tanimlamak icin yeterli degil. Kizilciklari-kevgire dök-avucunla-ovala-olmadi yumrukla-didin-cabala-kizilcigin al kanlarina bulan-savas onunla-hakkindan gel gibi bir fiil uydurmaliyiz bunun icin. Ciddiyim. Parantezi kapatmiyorum. Kizilciklari kevgirden gecirirken sunu düsündüm bir de. O eski kadinlarin; o tarhanasini, tursusunu, recelini, kurutmasini, pekmezini ve daha bilmiyorum nelerini kendi yapan o kadinlarin elleri yüzellibin kez öpülmeli. "Calismiyor" deyip gecildiyse, büyük saygisizlik edilmis onlara. Eger her gün masa basinda 9-5 isi yapmak "calismaksa", o kadinlarin yaptigi icin mutlaka baska bir fiil uydurulmali. Bu da dilbilimcilerden ikinci talebimdir bu parantez icinde.Kapa parantez. Kevgirden gecirilmis (!) kizilciklari tekrar ayirmis oldugum suda pisirdim. Yine bence uygun kivami alana dek. Sekersiz oldugundan biraz eksiydi. Ama sunu belirtmem gerek. Insan dogal malzemelerle calismaya baslayinca aliskin oldugu rafine tatlardan uzaklastigini da unutmamali. Rafine seker yok, rafine tat da yok. nokta.

6) Büyük günahimi en sona sakladim. Topladigimiz kizilciklarin büyük bir kismi hala cok cok eksiydiler. Epey bir sucluluk duygusu duyduk bu yüzden. Atmaya da kiyamadim. Bir hafta mutfagin bir kösesinde beklettim. Sapkadan sihirli degnek cikar diye umdum. Cikti da nitekim. Dün baktigimizda kizilciklarin durduklari yerde olgunlastiklarini gördük! Epeyce yedik. Öyle ki sincap icin cekirdeklerinden ayirmak icin tek elimin parmaklarini hafifce bastirmam yetiyordu. Bugün tekrar ise koyuldum. Geriye kalan tüm kizilcigi üzerini örtecek kadar su ile (ve sadece su ile, sekersiz) pisirdim. Suyunu süzdüm. Kalanini yine sogutup kevgirden gecirdim (ac parantez-!kapa parantez). Evet, gercekten delirmis olmaliyim. Süzülen bulamacin su kismini kizilcik suyuna ekledim. Onu istedigimiz zaman biraz su ve bal (veya pekmez, veya agave nektari, veya akcaagac surubu, veya, veya) ekleyerek iciyoruz. Nefiiiis bir sey! Oglumuza sözde sekersiz meyve suyu icirmeye kalkan ama icine seker katmayip da aspartam kativeren endüstriyel üreticiye selamlar gönderiyoruz.
Kevgirin öte tarafinda kalan kizilcik bulamacina bakinca Türkce'de kizilcik salcasi diye bir kavram var mi diye süpheye düstüm. Evet, olmali. Yoksa adini ben koyuyorum. Sekersiz oldugundan her tarafa cekilir eksi bir tadi var bu salcanin. Bal ekler, ekmege sürüp yiyebiliriz; veya eksi gerektiren yemeklere katabilirim. Henüz karar vermedim, ona bir rol kurgulayacagim.

7) Taaa en basinda ayiklarken (yani pismeden önce) bir miktar mürver cekirdegi ayirdim. "Bahcemde, bagimda mürver agacim olsun isterim" diyen var mi? Parmagini kaldirsin, göndereyim. Buralarin inanisina göre kutlu, ugurlu bir agacmis. Benden söylemesi...

3 yorum:

  1. valla ne diyecegimi bilemiyorum :)afiyet olsun :)

    YanıtlayınSil
  2. hem de bu aç parantez kapa parantez işleri hiç yüksünmeden yapar anneler:)

    YanıtlayınSil
  3. Isiiiil! Ama ne demistim ben!

    Nalan, hic sorma! Daha o kadar olmadim ben. Uzuuun parantezler aciyorum :)

    YanıtlayınSil