"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Pazartesi, Temmuz 19, 2010

Mutfakta clean slate uygulamaları

Hafta sonunu mutfaktaki canımı sıkan bir dolaba clean-slate uygulamasıyla çeki düzen vermekle geçirdim. Tamam, abartıyorum, aslında vaktimin tamamını böylesine fani bir işle geçirmedim tabii, kimbilir kaç yıldan sonra güzel bir konsere gitmeye bile zamanım oldu. Ama şimdilik dönelim mutfağa... Aslında mutfak eşyalarımda hemen hemen hiç fazlalık yok, bunu biliyorum. Fakat dolabın kendi iç yerleşiminden dolayı  işlevsiz bir hali var. Neresine elimi atsam, ne almaya calışsam bir fazlalık hali. Sorunun sebebini de az cok biliyorum. İkinci ve üçüncü raflara erişmek için parmak ucumda yükselmem gerektiğinden, mümkün olduğunca çok şeyi birinci rafa yerleştirdim en başında. Ama oradakilerin çok azını günlük olarak kullanıyorum.
"Herşeyi sıfırla ve en baştan başla" yönteminin işe yarayacağını biliyordum! Cuma akşamı tüm birinci rafı boşaltarak, oradaki her şeyi 2. ve 3. raflara sıkıştırdım; oralara sığmayanları da tezgah üstüne yığdım. Kendime boş rafı şekillendirmek için iki gün verdim. Cumartesi ve Pazar günü boyunca kullandığımız her şey (geçmiste yeri dolabın hangi rafı olursa olsun) haftasonu testini geçmiştir ve yeri ilk raftır diye düşünerek oraya yerleştirdim. Kalanları da 2. ve 3 raflara.

Düz tabakların ve yemek tabaklarının sadece 4'er tanesi, salata süzgeci ve büyük salata tabağı, küçük kaselerin sadece ikisi, hemen hemen bütün su ve çay bardakları (toplamda 8 tane) ilk rafa aitmiş ama geriye kalan tüm düz tabakların, kaselerin, ıvır zıvır küçük mutfak aletlerinin, kupalar ve hele hele kahve fincanlarının hiç birisinin orada yeri yokmuş. Kış gelince belki bir iki kahve fincanına daha yer açarız ama şimdilik güncel durum böyle.

Dünden beri bir ferahlık, bir ferahlık anlatamam.
Konserden mi, mutfak dolabından mı, bilmem.

Dip not: "Mutfak dolapları mı? Kap kacak mı? Ama sade yaşamak bu değil ki! Bundan daha derin, daha içsel bir şey olmalı" diyen değerli okuyucu. Merak etme, gelecek yazıda sanırım senin daha çok ilgini çekecek birşeylerden bahsedeceğim. Hoş gör, ruhen sarkaç gibi bir o tarafa bir bu tarafa gidip geliyorum. 

7 yorum:

  1. Kremali clean slate olmus bu, ferahlanmaz da ne olunur?! Keske kremasinin tadina ben de bakabilseymisim...

    Not: Ben de birseyler yapmali biryerlerden baslamaliydim senin postunu okuduktan sonra ve ilk basarim yazar/yazmaz her kalemin birarada senelerdir durdugu iki adet saksi kalemligi temizlemek oldu. Tesekkur ederim motivasyon icin!!

    YanıtlayınSil
  2. Ingiltere'deki dolap aynen senin son haldeki durum gibiydi bende de :) Cok kullanilanlar boyumun erdiginde, digerleri de oburlerinde. Ama sansliydim, cok dolabim ve boyumun erebilecegi kisimlar vardi. Gene de her nedense ben bir tanesine takilmistim. En elimin altinda olandi o sanirim :P

    Bir de Ikea'da basamakcikli bir tabure var, cok pratik, onu oneririm...

    YanıtlayınSil
  3. Benim yaptigim hatayi mutfagi yerlestirirken sen yapma Burcu ;)

    Ayca,
    bizim gidebilecegimiz bile süpheliydi ama gidince sana haber vermedigime cok hayiflandim, inan. O türden kalemliklerden benimde vardi eskiden. Hala duruyor olsalar ben de ilk onlardan baslardim ;)

    Dileeek,
    Beni zorla alisverise mi cikaracaksin sen simdi? Gel su isi, Ikea'ya gitmeden cözelim :)

    YanıtlayınSil
  4. Askolsun Evren! Niye zorla olsun? Yuksek raflara sandalye ile ulasmanin zorlugundansa pratik bir nesne var onu dedim sadece. Hemi de tabure diye de kullanilabiliyor. Emsalleri metal olanlar kadar dengesiz degil, dogal cilasiz tahtadan kendisi. Ister aaaal, ister evde fazlalik yapar de alma :P

    YanıtlayınSil
  5. Saka bir yana, bizim mutfak biraz dar. Tabure ne kadar kücük de olsa yer kaplar bizde. Bahane ariyorum edinmemek icin :)

    YanıtlayınSil
  6. Yazılarınızı büyük bir ilgiyle takip ediyorum. lütfen günlük hayatta karşılaştığımız problemlerin çözümleyici yazılarından bizi mahrum bırakmayın.

    YanıtlayınSil