"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Pazartesi, Ocak 17, 2011

Dijital Sessizlik


Insan aklina iyi bir fikir geldi mi, geciktirmemeli.
Subat ayinin konusunu "Dijital Sessizlik" olarak secmistim.
Bir ay boyunca
-hic blog yazisi yazmayacak, 
-kücük bir deftere kücük notlar almaktan ibaret konvansiyonel günlük tutma eylemine geri dönecek,
-gerektikce yorum yapacak,
-sorulduysa yanitlayacak,
-vizir vizir isleyen dijital otobandan cikip bir süre sagdaki patikada yürümeyi deneyecektim.

Düsündüm de neden Subat'i bekliyorum, neden hemen simdi baslamiyorum?


Iki fotograf da yazdan kalma ve sincap yürüyüsüyle birbirine 5 dakika mesafede. Ikinci fotograf sincaba yol, kaldirim ve patika sözcüklerini örnekleyerek ögrettigim yerin resmidir. Alisverise giderken bir noktada bu ücü arasinda bir secim yapmamiz gerekiyordu; biz tabii ki hep patikayi seciyorduk :)

--§--

Sevgili okuyucu, sen de sessizlige gömülmeden önce ( ya da sessizlikten canın sıkılabilir diye) bir öneri: Bu blogu ilk ne zaman, ne sekilde buldugunu , hatirliyorsan ilk tanistigin yazinin hangisi oldugunu anlatir misin? Bir süre önce sevdigim bir blogger X arkadas bana basitbiryasam'i ilk kez blogger Y arkadasin önerisiyle bulup okumaya basladigini söylemisti. Oysa ben hep blogger Y'nin beni blogger X'in tavsiyesiyle buldugunu sanmistim. Ondan beridir merak ederim, kim nasil gelir buralara ve ne düsünür diye...)


 

28 yorum:

  1. nerden nasil buldugumu ve nasil geldigimi hic hatirlamiyorum :) ama buyuk ihtimalle izlemeye alan baska bir blogger listesinden gelmisimdir...

    dijital sessizlige gelince, eger ki sonrasinda paylasacaksan yasadiklarini bizimle, guzel bir fikir ;)

    YanıtlayınSil
  2. Bu ay film ayi idi bir kere, niye degistiriyorsun :( Bu hic senlik bir durum degil!

    Seni ilk Tijen'e yazdigin yorumlarla tanidim. Orada yazdiklarin benim kafa yapima uygundu ve de Wegwarte de nedir diye merak ettim. Cicek sever birisi olarak, simgen olan cicek(o zamanlar Wegwarte'nin Hindiba oldugunu, cicegin de hindiba cicegi oldugunu bilemedimdi) de dikkatimi cekti. Boylelikle seni okumaya basladim. Ama ilk hangi yaziydi onu bilemedim bak!

    YanıtlayınSil
  3. Endonezya'ya yeni tasinmistik ve sivrisineklerin yaydigi hastaliklardan deli gibi korkuyorduk. O donemde, internette dogal sivrisinek kovuculari arastirirken asagidaki yazin getirdi beni buraya. Bir daha da gitmedim :)

    http://basitbiryasam.blogspot.com/2008/05/savulun-sivrisinekler.html

    YanıtlayınSil
  4. Ben annemin önerileriyle gelip bakıyorum yazılarınıza.
    http://gypsophilab.blogspot.com/ O okulda 2 ay kadar önce okurken de gördüm sizi.Ara sıra geliyorum işte :)

    YanıtlayınSil
  5. Kimyon'un bir macerasiydi saniyorum ilk okudugum yazin. "Wegwarte" dikkatimi cekmisti. Bir gelis, bir daha gidemeyis benimkisi!! Uzun zaman oldu ama...

    O zaman bu dijital sessizlik surecinde (Subat ayinda) sana dijital olmayan surprizler hazirlayayim ben ;) Ocak'in ortasindayiz, saymiyorum onumuzdeki gunleri!!!

    YanıtlayınSil
  6. Ben seni Başak sayesinde tanıdım.( akvaryumda iki balık) Sanırım iki yıl önceydi.Birbirimize sevdiğimiz blogları söylemiştik. O zamanlar tohum ekiyordun. İlk kez sayende limon çekirdeğinden bir ağacım ve keçiboynuzu çekirdeğinden bir saksım oldu. Sonra geriye dönüp okudum yazılarını..Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Sanki yıllardır tanıyormuşum gibi seni :)

    internet dieti iyidir.ben bazen minik defterime yazı yazarken el kaslarım yoruluyor.Diyorum ki, heralde uzun zamandir yazi yazmiyorum da böyle ellerim kasılıyor..

    bu arada bende patikayi secerdim:)

    YanıtlayınSil
  7. sessizlik iyidir en iyi sessizlik yururken saglanir. Sessizlik yolculugun hayirli olsun.Ilk ne zaman ve nasil geldigimi hatirlayamiyorum ama bir bitkiden askla bahsettigin bir yazi olmali mutlaka...

    YanıtlayınSil
  8. Margot'un blogunu okurken karşılaştım seninle.. İlk hangi yazındı bilmiyorum ama oturup bütün arşivini okumuştum bir çırpıda. Sonra zaman zaman bir kaç kez daha okudum biliyor musun.. İyi geliyorsun bana.. İyi ki varsın..
    paNDuf

    YanıtlayınSil
  9. Ben uzun zamandır sessiz takipçilerinizdenim.
    Oğlumun doğumu ile iş hayatından ayrıldım ve o uyuduğunda internetteyim.
    Uzun zamandır da fazlalıklarımdan kurtulup daha sade yaşamak ile ilgili düşünüyordum, kafa yoruyordum(gerçi sizi okudukça gayet basit yaşıyormuşum aslında dedim kendi kendime. bilmeden doğru yapıyormuşum.Ne de olsa annelerimiz bizi büyütürken henüz bu kadar çılgın bir tüketim toplumu değildik)
    Google'a basit bir yaşam yazdım. Siz çıktınız karşıma. Okumaya başladım, sonra geriye dönük birçok yazınızı okudum. Öyle başladı.
    Şimdi hergün düzenli takip ediyorum ve bundan dolayı çok mutluyum.
    Belki geriye dönük okurken atlamış olabilirim, belki kendiniz hakkında birşeyler yazmış olabilirsiniz ama ben sizi merak ediyorum. Özellikle iş görüşmesi ile ilgili yazdığınız posttan sonra daha önce ne iş yaptığınızı çok merak ettim.
    sevgiler...

    YanıtlayınSil
  10. Evrencim,seni nasil,ne zaman buldugumu hic hatirlayamiyorum. Sen bana slinglerle ilgili bir mail atmistin Sincap'a hamileyken.Neden bilmem,mailinden senle iyi anlasabilecegimize dair bir seyler sezinlemis adini google'da arattirmis ama hic bir sey bulamamistim.Ehem, itiraf :) Cook sonra senin bloguna denk geldim ve senin sen oldugunu anlayinca da sevinmistim.Nitekim yanilmamisim :)
    Dijital sessizlik de nerden cikti simdi.dijital dunyada en sevdigim seslerden birisin.

    YanıtlayınSil
  11. Sevgili Evren;
    ödül ceza üzerine olan yazı dizinde (başka türlü bir ekonomi)denk gelmiştim...Nasıl gelmişim nasıl bulupda geldim o zamanlar emin değilim blog karmaşasındaydım çünkü...İyi ki de gelmişim dedim sonra ...En son postumda en sevdiğim blog dedim ...En sevdiğim blog diye bir sürü arkadaşıma da dedim...Demek istedim...Zamanım azdı çoğunda okudum geçtim ama hep sindirerek okumaya çalıştıklarımdan oldun...
    ocak ayındaki sinema olayında bir ikisi dışında oturupda seyredemedim...Belki digital sessizlikte seyredebilirim :)) Özellikle uzun süredir elimde olan zeitgeisti...
    iyi sessizlikler bolca sevgilerimle birlikte...

    YanıtlayınSil
  12. Nasil geldigimi hatirlamiyorum..ama ilgimi ceken blogun adi ve throue idi.........

    YanıtlayınSil
  13. ilgimi ceken blogun adi ve henry throue sozleri.......

    YanıtlayınSil
  14. Yakılarda mevismlerden roma sitesinde tesadüfen gördüm. Gözatmak için blogunuza baktım. Hoşuma gitti.Kaldım. Takip ettiğim bir iki blogtan birisiniz. Blogları işyerinde çalışırken takip edebiliyorum, farklı bir hayat mümkün duygusu veriyor yazılarınız. Kendi hayatımız üzerinde kontrol duygusu.

    sevgiler
    beyhan

    YanıtlayınSil
  15. Arkadaşım Gülüm önerdi bana blogunuzu. Çok da iyi etmiş diye düşünüyorum. İlgilenirseniz arkadaşımın blogları da tahtadan.blogspot.com ve unexpectedpleasure.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  16. doğayı kesfederken web sayfasında bulup, basit yaşam konusunda kafa yorarken senin bu konudaki yazılaırnı okudum ilk önce :)

    YanıtlayınSil
  17. Ben hiç anımsamıyorum nasıl bulduğumu ama muhtemelen google'da birşeyler arıyordum ki bu sayede çok blogla tanışma fırsatı bulmuşumudur. Nasıl bulduğumu anımsamıyorum ama "harika bir blog keşfettim" dediğimi çok iyi anımsıyorum. Seni okumaktan o zaman çok keyif almıştım ve bu keyif hala sürüyor.

    YanıtlayınSil
  18. tırtıl doğduğunda bir takım araştırmalar yaparken tesadüfen gördüm bu bloğu sizden de diğerlerini keşfettim. sonra da fazla yazamasam da bir blog açtım. yolumun başlangıcı burasıdır.

    YanıtlayınSil
  19. Ooo haksizlik ama :( Berceste'ye katiliyorum, bu ay film ayiydi... Bak uzuntuden iki gundur bir sey yazamadim. Anlayacagin patikalarda da rahat yok bizden sana :P

    Ilk nasil geldim bilmiyorum ama su hayatta adimizla baslayip kesisen baska yonlerimizi, tarzlarimizi ve dusuncelerimizi de kesfedince tamam dedim ben gelirim :) O gun bugundur geliyorum hep buraya... Sen bu ay gelmesen de ben gelmeye devam edecegim, su kaldirimin kenarindaki diregin orada bekleyecegim ;)

    YanıtlayınSil
  20. Sevgili Evren,
    Bu sessizlik 1 hafta olsa olmaz mı?
    Yazılarını özledim.

    YanıtlayınSil
  21. Sierva,
    Sagol, ben de özledim yazmayi ama bir ayda iki kez mizikcilik yapmayayim :) Sana uzunca bir yorum birakmistim. Ulasti mi emin olamadim?

    YanıtlayınSil
  22. Dijital sessizliğin keyifle sürsün Evren. Benim de bir dijital sessizliğe ihtiyacım var sanırım.
    Sahi biz ilk ne zaman karşılaştık seninle? Ben de bilmiyorum. En azından bir kaç yıl önce olmuş olmalı bu karşılaşma çünkü sanki hep hayatımdaymışsın gibi hissediyorum!

    YanıtlayınSil
  23. Hatirlayamadim!:(( Ya Google'dan bir sey ararken ya da Meyvelitepe'nin linkinden. Ama Bostancik maceramizin baslarinda tanismistim seninle, orasi kesin.

    Iyi ki subat 28 gun cekiyor!

    YanıtlayınSil
  24. vallahi ben de hatirlayamiyorum seninle ilk nasil karsilastigimi,, ama cok uzun zaman onceymis gibi geliyor ve bir tahmin yapmam gerekirse sanirim Isil'in baskayollar'indan basitbiryasam'a yol bulmustum, blogunun adi cok carpmisti beni ilk, sonra Malta yazilarini ve ogutlerini sevmistim, ve Thoreau ile tepe yapti sevgim,, :)

    YanıtlayınSil
  25. bende bostancık blogundaki link bağlantısını izleyerek gelmiştim diye hatırlıyorum. hala öyle yapıyorum.

    YanıtlayınSil
  26. çok teşekkür ederim evren,
    cevabını aldım ve de çok mutlu oldum.
    yanıtı yine yorum olarak mı yazsam ne yapsam derken sanırım atladım.
    kusura bakma ne olur.
    tekrar yazmaya başlamana çok sevindim:)
    sevgiler.

    YanıtlayınSil
  27. Emin degilim ama sanirim Isil link vermisti sana blogunda, uzun zaman once.. Ilk o zaman bulmustum :) Hangi yazi oldugunu bulmam icin aramam lazim :)) Her yazini sevdim ben senin :))

    YanıtlayınSil
  28. denizesifir blogunda görüp okumaya başladım :)

    YanıtlayınSil