"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Çarşamba, Ocak 05, 2011

Story of Bottled Water

Story of Bottled water (8:04)



Durum tespiti yapayim. Yasadigimiz sehirde musluk suyu iciliyor. Belediyenin otobüslerde yaptigi reklami ilk gördügümde inanamamistim. Denedik, 5 yildir falan iciyoruz, ölmedik. Malta'da durum farkliydi, orada su büyük ölcüde denizden reverse osmose denen bir yöntemle elde ediliyordu. 1,5 yil boyunca dogaya armagan ettigimiz plastik su siselerinin sayisini düsünmek bile istemiyorum.

Sincap 6 ayini tamamlayip su da icmeye baslayinca, isler daha da karisti. Malta'da zaten musluk suyu veremezdik. Burada ise suya büyük ölcüde güveniyoruz ama oturdugumuz binanin eski su tesisatina pek güvenemiyoruz. Izolasyon icin asbest kullanmis olabilirler mi? Olabilirler! Agir metallerin devreye girdigi bir takim numaralar cekmis olabilirler mi? Olabilirler! Bu yüzden biz musluktan, sincap plastik siseden su icmeye devam ediyor.  Plastigin bilinen saglik ve cevre zararlari ve plastik geridönüsüm kodlariyla ilgili farkindaligimiz daha da bir arttigindan beri cam sisede su ariyoruz. Yok! Var da ates pahasi, var da bize yakin olmayan marketlerde, var da burada alisildigi üzere kabarcigi bol, karbonik asit katkili . Isin ilginc yani, plastik su siselerinde plastik dönüsüm kodu yok! Satin aldigim tisörtün plastik paketinde bile üsenmeyip yazilan plastik geri dönüsüm kodu, gayet yasamsal olan bu sivinin paketinde nedense unutuluyor ya da ihmal ediliyor. Simdilik 1- PET olmayan, daha sert , stabil ve üreticisinin birden cok kez kullandigini söyledigi plastik siselerde su bulduk, onlardan aliyoruz.

Bu arada plastik siselerin bir acidan cam siselerden daha doga dostu oldugunu biliyor muydunuz? Agirliklari daha az oldugundan nakliyat sirasinda daha az fosil yakit kullanilmasina neden oluyorlar, dogadaki ayakizleri daha az :) Saka gibi, degil mi?

Türkiye'de gittigimiz her lokantada su istedigimizde önümüze siselenmis musluk suyu konmasina ne demeli?Filmde de adi gecen ünlü uluslararasi gazli icecek firmalarinin dogal kaynak suyu olmayan sularindan bahsediyorum. Lokantalarda kac kez "hayir, bu 'su'yu istemiyorum, lütfen baskasini getirin" dedigimizi ve "baskasi yok ama" yanitini aldigimizi hatirlamiyorum bile. Nezaket gösterip yan bakkaldan tercih ettigimiz marka su bulup getirenler kalbimizde taht kurmustur. Bir de eski usul cam sisede dogal kaynak suyu adetini devam ettiren lokantalar var ki, onlarin listesi tutulmali, adlari internette yayilmali, FB'cular her firsatta "like"lamali! Lütfen ismi lazim olmayan siselenmis musluk sularinin web sayfasini bulup bir bakin. Bir dakikanizi bile almaz. Bir damacana su ile siparis merkezinin telefon numarasindan baska hicbir sey yok. Haa, bir de "sorulariniz icin tiklayin" diyorlar ama tiklayinca Windows Mail aciliyor. "Sorularinizi e-mail ile iletin ki daha kolayca savusturabilelim" mi demek bu? Herseyin ortaya döküldügü internet caginda ne ilginc bir kapalilik bu :)

Annie Leonard'in kullandigi terimlerden birine ["manufactured demand"   / imal edilmis talep] de özellikle dikkat! Tüketicide aslinda varolmayan bir talebin özel caba ve girisimle yaratilmasi sadece siselenmis suya özgü degil. Basimizi nereye cevirsek ona carpiyoruz. Kendimize günde yüzelli bin bes yüz kez "Gerekli mi? Gercekten mi?" diye sormamiz iste bu yüzden cok önemli.

Daha sonra: Selen'in yorumu üzerine su aldigimiz firmaya e-mail gönderip siselerinin plastik tipini, kac kez kullanildigini ve nasil temizlendigini sordum. Bir kac saat icinde yanit geldi. Alman firmalarinin bu konudaki hassasiyetini seviyorum. Türk firmalari gibi yaniti geciktirme ve "telefonunuzu verin, biz sizi arayalim, telefonda daha cok yardimci oluruz, hi hi hi..." türünden kurnazliklara basvurmadan hizla ve yazili olarak yanit veriyorlar. Firmanin yanitina gelince...
Aci gercek: Siseler PET'mis!
En az 15 kez tekrar kullaniliyorlarmis.
PET ve cam siseleri temizlemekte bir Sodyumhidroksit cözeltisi (NaOH belli bir oranda suya ekleniyormus; cözelti derken dogru kavrami mi kullaniyorum?) kullanarak alkalik bir temizleme yapiyorlarmis. Sonra da su ile duruluyorlarmis. Bu Ingilizce "Lye" ve Almanca "Natronlauge" denen nane neyin nesidir tam bilmiyorum ama gida endüstrisinde de kullanildigini biliyorum. Meshur Alman "Breze"lerini o tipik rengini alsin diye buna batirip cikariyorlar mesela. Bir zamanlar tüm ekmekcilere sormustum, en organik, dogal, saglikli üretim yapanlari bile kullaniyordu. Simdi bu iyi mi yoksa kötü bir sey mi, bu yanit beni endiselendirmeli mi yoksa, rahatlatmali mi (PET kismi endiselendirmeli tabii) bilemedim. Kimyaci arkadaslar, ne dersiniz buna?

15 yorum:

  1. Nispeten yeni bir binada oturuyoruz ve suyu filtreleyerek içiyoruz. Su borularında asbest kullanıldı mı, kullanılmadı mı bilmiyorum tabii ama çok şükür henüz sudan kaynaklı bir rahatsızlık geçirmedik.
    Filtrelenmiş suya alışınca pet şişeden su içemez olduk. Pet şişeden suya sinen bir plastik kokusu var ki uzun zaman sonr aiçince iyice rahatsız edici oluyor. Hele güneşte kalmış pet şişenin içindeki suyun kokusu, off...
    Ne yeyip, ne içeceğimizi şaşırdık. Ben derinlemesine incelemeyi bıraktım, sadece damak tadıma bakıyorum. İçmesi, yemesi keyifliyse tamam; değilse, boşver gitsin.

    YanıtlayınSil
  2. Umarım aldığınızı belirttiğiniz su Polikarbonat(PC) damacanada değildir. Eğer öyleyse aldığınız firmanın büyük ve güvenilir bir firma olduğundan emin olun çünkü PC damacanaların ozonla temizlenmesi gerekiyor ve de bu yüksek bir maliyet yarattığı için bu yatırımı yapabilecek büyüklükte bir firmadan su aldığınıza emin olun.

    YanıtlayınSil
  3. Cokbilmis,
    Ayni kisirdöngünün icindeyim. Eger sadece kendi sagligim sözkonusu olsaydi bir noktadan sonra bosverirdim, inan. Ama cocugum sözkonusu oldugunda ve benim bosvermisligimden baskalarinin, hic tanimadigim insanlarin zarar gördügünü düsününce o kadar kolay bosveremiyorum iste.

    Selen,
    bahsettigim siseler 1,5 litrelik; damacana degil. Almanya'da yasiyoruz ve iyi kötü kontrol vardir, hijyene dikkat ediliyordur gibi bir ümit icindeyim. Ama icime bir kurt düstü ve hemen simdi bir e-mail gönderip sordum. Bakalim ne yanit gelecek?

    YanıtlayınSil
  4. Gecenlerde BBCde bu konularda bir belgesel vardi,3 bolum,birinde sise su,birinde misir gevregi,birinde de yogurt endustrisi ele aliniyordu:http://www3.open.ac.uk/media/fullstory.aspx?id=20095
    Bu gidalara nasil talep yaratildigi ve ne kadar para kazanildigi ile ilgili.
    Biz de sise su aliyoruz burada,musluk suyunu direky icenler ya da filtreleyerk icenler var, ama birincisi cok kirecli buranin suyu o hosuma gitmiyor,ikincisi filtrelensen de ne kimyasallarla dolu musluk suyunu icmek ne derece mantikli bilmiyorum.Bu arada,hesapladik filtreydi,kartusuydu hesapli oluyor mu diye olmuyor,sise suyla ayni hesaba geliyor ama sisedeki plastigi ben de merak ettim,soracagim simdi.

    YanıtlayınSil
  5. Bu Story of ... serisi dunyamizi aydinlatti, cok iyi oldu gercekten.
    Biz de reverse osmosis yontemiyle su elde eden bir yerden aliyoruz suyumuzu (bpa'siz plastik damacanayla, pek doga dostuyuz yani :P)
    Bu arada manufacturing demand deyince aklima geldi, Chomsky'nin de "Manufacturing Consent" diye medya araciligiyla rizanin imalatini anlatan bir belgeseli vardi, kitabi da cikti Turkce'de. Belgeselin ilk bolumunun linki: http://www.youtube.com/watch?v=1FKdU_xL4O8

    YanıtlayınSil
  6. Ben Cam sisede aliyorum suyu Evren (Fachingen). Ara da degistirmek gerektiginde ki öyle tavsiye ediliyor (Selters) aliyorum. Tercih nedenim ise bu kaynaklarin yanimda basimizda olusu, güvenilir olusu, tatlari. Evde filtremiz olmasina ramen cesme suyu kullanilacak gibi degil, cok kirecli :( Suya bu anlamda yatirim yapmak durumundayim.

    YanıtlayınSil
  7. Evren, sagol, bakacagim bu filme.

    YanıtlayınSil
  8. Ayca, buranin suyu da cok kirecli ama lezzet acisindan bir sorun yaratmiyor, vaktiyle sordugumuz bir doktor da sagliga zararli olmadigini söylemisti. Sizde sorun lezzet mi yoksa, saglik acisindan endiselenmeniz mi? Bilmedigim bir sey olabilir diye soruyorum.

    YanıtlayınSil
  9. Once cozelti soruna yanit vereyim :P Diyebilirsin ama cok seyreltilmis NaOH daha dogru sanirim anlattiklarindan. Ya da ... oraninda seyreltilmis. Sonucta suda cozdugun icin cozelti de cok yanlis bir tanim degil unuttugum kimyaca :P

    Neden PET'ten cekinmeliyiz diye sorayim bir de. Yani bir defa kullanip attiktan sonra sorun var mi? Senin daha once verdigin ve benim buzdolabina astigim listede tek kullanimlik PET ok gorunuyordu zira.

    Bu siralar kafam bizimkinin gribi ile karisik, cok didikleyemiyorum, soru olarak ileteyim :P O uyurkene...

    Biz Ingiltere'de iken, suyu filtreleyerek icmeye baslamistik. Annem gelip istemem bu su beni kotu yapti diyene kadar! Sonra yeniden konuyu bir ele alalim dedik. Ona su bulduk icebilecegi. Kendimiz icin de yeniden inceledik. Baktik ve gorduk ki, musluk suyu hiiic masum degil. Pek cok acidan! Ustelik suya hormon ilaclari dahil pek cok sey karisabiliyor. Nasil diye sorarsan uzun bir arastirma gerektiriyor. Basit ve tek bir aciklamasi yok. Sonucta biz de PET sise icinde suya donmustuk orada iken. Burada polikarbonatlara mahkum kaldik :(((( En son Alo Gida 174'e sikayette bulundum.

    Evren Su(sen bana boyle seslenin dedin valla :P), senin yazinda camlarla ilgili bir sorun vardi onu kaldirdin mi?
    Evren, ne kadar farkettiriyormus cam sise ve plastik sise tasimak, fosil yakitlar icin? Burada daha Green olmak mi, daha saglikli olmasi mi onemli diger yandan? Karsinojen ama daha greeni mi tercih edersin, saglikli ama daha az greeni mi?

    Daha cok sorulacak sorum var ama burada durayim bir :P

    YanıtlayınSil
  10. Haha, komik olmuş Evren Su :)) Ben bir şey kaldırmadım Berceste. O soruyu ben senin bir yazının altına mı yazmıştım yoksa başka bir blogda mı, tam hatırlayamadım yerini. Ben de baktım ama bulamadım. Neyse çıkar bir yerlerden :) Çok geçmiş olsun bu arada. Benim de sorum buna benzerdi, yani çevre açısından da düşünmek gerekiyor diye düşünüyorum. Ama olayı çevre mi sağlık mı boyutuna indirgemeden. İkisine de sahip çıkmalıyız, ikisini de istemeliyiz. Ben kimya konusunda cahil olduğum için sormuştum, cam yapımında çok fazla enerji tüketiliyor ve doğal enerji kaynakları bundan ne kadar zarar görüyor diye? Ama senin yazdığından hatırladığım kadarıyla plastik yapımı için de enerji kaynakları berteraf ediliyor. Bu konuyu daha derinlemesine araştırmak lazım aslında. Plastik ağır metallere alternatif, daha az benzin gerekiyor taşınması için ama plastik yapımında da petrol kullanılmıyor mu? Ya da insan sağlığına zararlı olmayan plastik kullanılamaz mı? Bizim şişeler (http://www.newwaveenviro.com/3-gallon-bpa-free-bottle-p-148.html) BPA'sız ve Tritan'dan yapılıyormuş. Tritan'ın insan sağlığına bir zararı olmadığı söyleniyor ve tekrar kullanılabilir ama yapımında çevreye zarar veriliyor mu? Bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını bilmiyorum. Ama araştırırken her ikisini de bakmak gerekir diye düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
  11. Bu gun gelen bir mailden... Kaynak kitabima not edeyim :)

    http://breakingnews.ewg.org/bottled-water-2011-home?inlist=Y&utm_source=bottledwaterrelease&utm_medium=email&utm_content=first-link&utm_campaign=water

    http://static.ewg.org/reports/2010/bottledwater2010/pdf/2011-bottledwater-scorecard-report.pdf

    Bu site icin de sana tesekkurler Isil!

    YanıtlayınSil
  12. Dilek ve Evren (su :),
    acikcasi genellikle bir noktadan sonra cok fazla irdelemiyorum. Saglik mi, cevre mi, sadelik mi, ekonomi mi, toplum mu vb? diye. Yillar önce okudugum bir sey var. "Yesil Ücgen" diye bir teori. Buna göre bir sey gercekten "simple" ise hem saglik, hem cevre, hem de cebimiz icin dogru sonuc veriyor. Eger bunlardan birinde fire veriyorsa gercek anlamda sade cözüm degil demek. Ben hatta toplumsal etkileri de ekliyorum buna. Genel de dogru cözüm o acidan da dogru sonuc veriyor. Tabii degerlendirme yaparken uzun vadeli ve genis bakmali. Bu bakimdan cam mi, plastik mi daha dogru cözüm sorusu anlamsiz. Ikisi de "pseudo-simple". Idealinde suyun siseye hic girmemesi gercek anlamda dogru cözüm olurdu sanirim. Bunun disindaki bütün secimlerimiz kötünün iyisi... Ayca örnegin yerel kaynaklardan gelen sise suyunu tercih ettiklerini yazmis. Bu türden iyilestirmeler yapabiliriz birey olarak en fazla.

    YanıtlayınSil
  13. Ayca'nin cozumu bana da mantikli geldi Evren, hem cam sise, hem kaynaga yakinlik acisindan. Senin dusuncene bir de minik ekleme yapmak istiyorum. Ben eskiler ne yapmissa guzel yapmis diye dusunmeye basladim artik. Kaynaktan suyu alip, kuplerde saklamak en guzeli belki de ama su anin sartlarina uygun ne varsa o elimizde.

    Evren(Su), ben yorumumun uzerinden silinmis bir yorum gorunce oyle dusunmustum, bizimkinin dedigi gibi kaaabolmuuuus :)Heh bak bir de en dogru noktayi yakalamissin, plastigin hammaddesi de petrol diyebiliriz. Bitkisel kaynakli olanlarin da varoldugunu duymuslugum var bir arkadasimdan. Sampuanlarda bile suitable for vegeterian yazisi gorup, nasil yani dedikten sonra meslekdasimdan boyle bir aciklama gelmisti :)

    YanıtlayınSil
  14. Bildiğim kadarıyla PET'in depozitolu şişelerde kullanılan türevleri mevcut. Depozitolu şişeler genelde normal PET şişelerden daha kalın ve gramaj olarak daha ağır olduğu için, üretim teknolojisinden kaynaklanan bazı sorunlardan dolayı standat PET malzeme ile depozitolu şişe yapılamıyor. Sanıyorum PET-E olabilir o malzeme. Ama temizleme şekli ve PC'a göre kullanımda bir dezavantajı var mı emin değilim. Zamanında biz 19lt PC damacana boyutunda PET-E şişeyi imal etmiştik ama Türkiye'de o tip depozitolu PET şişe, maliyeti yüzünden pek tutmadı.

    YanıtlayınSil
  15. Selen,
    benim bahsettigim plastik sise normal su siselerinden daha kalin ve daha agir, evet. PET-E olabilir o zaman. 1 kodlu PET siselerin birden cok kullanima uygun olmadigini, bir kez kullanip atmak icin üretildiklerini okumustum. Fazla kullanimda kimyasal maddeler - özellikle isiya maruz kalinca- iclerindeki siviya gecebiliyor diye. Ayni sey PET-E de gecerli midir? Aklima bugünlerde takilan soru bu.

    YanıtlayınSil