"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Ocak 04, 2011

Story of Cosmetics

Baslamisken Annie Leonard'in serisiyle devam edelim: Story of Cosmetics (8:18)




Filmde agirlikli olarak ABD'ndeki isleyis anlatilsa da (FDA vb), dünya genelindeki isleyisin cok farkli oldugunu sanmiyorum. Biraz daha iyi oldugu yerler (AB ülkeleri) var olabilir ama bu bir istisna.

Annie Leonard'in bahsettigi site disinda bir de Skin Deep: Cosmetic Safety Database var. Kullandiginiz ürünlerin paketlerinde yazan icerik maddelerini bu veritabaninda arastirip toksik olup olmadigina bakabiliyorsunuz.

Hepsinden önemlisi insanlarin cocukluklarindan itibaren kendilerine, bedenlerine, dis görünüslerine karsi gercekci bir bakisa sahip olacak sekilde yetistirilmeleri bence. Kendini her haliyle seven ve her haliyle kendine güvenebilen insanlar olabilmeliyiz. Bedensel güzelligin asil kaynaginin kozmetik endüstrisinin önümüze koydugu oyuncaklar degil; dogru, saglikli beslenme oldugunu görebilmeliyiz. Elbette kolay degil bunlar. Maslow'un gereksinimler piramidinde sevgi ve ait olma ihtiyaci bedensel ihtiyaclardan hemen sonra geliyor. Hakim toplumsal rüzgarlarsa bize hic durmadan ancak fiziksel olarak güzel, dikkat cekici olursak sevilebilecegimizi veya bir gruba kabul edilebilecegimizi söylüyor. Bizi her halimizle kabul eden gruplar (aile örnegin) ise catirdiyor bir taraftan. 

Dolayisiyla reklamlarda kullanilan ikinci taktik korku (birincisi olmak isteyecegimiz seye vurgu). Gectigimiz günlerde Bowling for Columbine'i seyrettim. Michael Moore'un Amerika'daki siddetin kökenlerini Columbine Lisesi olaylarini temel alarak irdeledigi belgesel film. Aslinda kozmetik endüstrisinden tamamen farkli bir seyden bahsediyordu ama söyledigi bir sey var. Dis macunu reklamlari bile ürünün korku salarak satilmasina dayaniyor. Reklamlar bile korku psikolojisini körüklüyor.

7 yildir makyaj yapmiyorum. Evde yok bile malzemesi. Sanirim oje sürmeyi de ayni zamanlarda biraktim (Bu derece toksik oldugunu bilmiyordum. Sadece cok zamanimi aldigini farketmistim).
Bence hala güzelim :)

9 yorum:

  1. Merhaba,

    bahsettiğiniz siteler hemen ekledim. Etrafımada dağıtmaya başladım.

    bilgilendirme için teşekkürler

    beyhan

    YanıtlayınSil
  2. bu yazını çok sevdim. Alerjen bir cildim var ve kozmetikler yüzünden cok zor dönemler gecirdim. Verdigin site çok işime yarayacak.

    Cocuklarla ilgili bölüm,ne kadar dogru... Cocuk sevildigi ve oldugu gibi onay gördüğü topluluk, kişi veya yeni aileler arıyor büyüdükçe..Çünkü gercekten aileler büyüme evresinde onlara kendilerini oldugu gibi sevmeyi öğretemiyor, aksine olmalari gerektigi kişi yapmaya calisiyorlar cogu zaman... Bunu derslerimde sıkca gördüm. O yüzden bir cocugum olursa, her gün aynada kendi gözlerinin icine bakıp kendini cok sevdigini söyleyebilmesini isterim. Derslerde sesli olarak " kendimi seviyorum" "harikayım" gibi onaylamalari hicbir cocuk sesli soyleyemiyor biliyor musun...

    Ve reklam, eğitimim dolayısıyla reklamlara bir izleyiciden farklı baktığımda, nasıl bilinçaltı mesajları verdiğini görüyorum. Çok sinirlendiğim oluyor.

    bende hic sacimi boyamadim. Bu yüzden kendimi cok iyi hissediyorum.:)

    YanıtlayınSil
  3. şoktan çıkmış değilim hala... kendi kullandığım kozmetiklere bakmadım bile ama çocuklar için kullandığım markaları yüksek risk taşıyanlar içinde görmek beni delirtti... inanılmaz... bahçede aloe vera yetiştirip onu kullanacağız bu gidişle...

    YanıtlayınSil
  4. Beyhan,
    ben tesekkür ederim paylastiginiz icin...

    Burcu,
    Evet, benzer gözlemlerim var benim de. Reklamlarin alt mesajlarini okumak hele sinir bozucu.

    Selen,
    maalesef böyle, yakinda baslayacagim o türden deneylere yeniden galiba. Ev yapimi kozmetik, vb...

    YanıtlayınSil
  5. Ben de tam bu sebeple minikte beyaz sabundan gayrisini kullanmiyorum(anneanne zorla sac yikamada kopuk kullandirtsa da, 2 senedir bitmedigine gore cok az kullaniyoruz sanirim!)Kendim zaten cok makyaj yapan birisi degildim. Simdi genelde evde olunca hic yapmiyorum ve bence esas guzellik bu! Bizim bizdikla, yegenini oynamalari icin odasina cikartan bir arkadasim onlerine makyaj malzemelerini koyunca cildirdim ben! Kizim bak bunlar kizlarin savas boyalari demisim :D O da buna cok sinirlendi :D 2 yasinda bit kadar cocuklarin ne isi var oyuncak diye onlarla ama di mi? Aliskanlik iste. O onu sevince, en sevdigini paylastigini zannediyor!

    YanıtlayınSil
  6. Dilek, anlattigin hikaye cok düsündürücü. Oyuncak degil, gercek makyaj malzemesi mi bir de üstelik?

    YanıtlayınSil
  7. organik makyaj malzemeleri var,gerci cok pahalilar ve ben de onlardan kullanmiyorum ama dogrusu ara sira da olsa makyaj yapmayi seviyorum,oje kullanmiyorum,ojenin arabalari boyamakta kullandiklari boyalardan cok farkli olmadiklarini okudugumdan beri.

    YanıtlayınSil
  8. isil, buna diyecek lafim yok :) ben sevmezdim de zaten, görev duygusuyla, kalabaliga uyup yapardim :)

    YanıtlayınSil
  9. Evet Evren, hem de en markalisindan! O fircalarla yegeninin nasil costugunu gorseydin bir de! Belli ki, daha once cok oynanmis bu oyun. Bizimkini boyamaya kalkti, bizimki de saskin oyuna uymustu ki benden savas boyali cumle geldi :P

    YanıtlayınSil