"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Ocak 04, 2011

Tomurcuklar, yilbasi armaganim, doganin önümüzde acilan kitaplari

Aralik'ta yaptigim gezintilerde agaclari kisin tanimaya dair bir sey farkettim. Daha önce sözettigim halde, bu acidan pek önemli görmedigim bir unsur, tomurcuklar, bal gibi de kisin agac tanimakta önemli olabilir. Bu fikre ulasmama sebep at kestanesi ve ihlamur agaclariydi. Bahsettigim gibi agaclarin üzerinde adeta gelecek yilin taslaklari gibi, baharda sürgün ve yapraga dönüsecek tomurcuklar simdiden gözlenebiliyor. At kestanesinin tomurcuklari kocaman, ihlamurunkiler ise kücüktü.

At kestanesi tomurcugu aciliyoooor! Yaprak, cicek, hepsi tastamam :)
Stadtkatze

Tabii aslinda at kestanesi ve ihlamur baska acilardan da ayirt edilebiliyor. At kestanesi agacinin yapraksiz tacı (taç : bunu gövde haric, agacin üst kismini tarif etmek icin kullaniyorum, Türkce botanik terminolojisinde ne denir cikaramadim, Almanca'da Baumkrone ) daha seyrek ama iri dallardan olusurken, ihlamurunki daha ince bir ag örüyor gökyüzüne dogru. Ihlamurun ve bir de akcaagacin yapraksiz taci bana akcigerlerde bronslari göstermek icin yapilan cizimleri animsatiyor bu halleriyle. Anlatmasi zor ama bende bir siluet olusmaya basladi bu üc agacin yapraksiz, ciplak hallerine dair.

Fakat tomurcuklara geri döneyim. Tam da tomurcuklarin agac tanimadaki önemini farkettigim günlerde, önce e-posta adresime bir kitabin müjdesi, sonra da posta kutumuza kitabin kendisi düstü. Konuya olan ilgimi farkedip, benimle artik piyasada olmayan bir kitabin elindeki tek kopyasini paylasmayi teklif eden internet arkadasima sonsuz tesekkürler. Daha iyi bir yeniyil armagani düsünemiyorum.  Kitabin adi:  "Bazı Yapraklı Ağaç ve Çalıların Kışın Tanınması. Yazari Prof. Dr. Faik Yaltirik. Basim yili 1984. Kitabi elime alinca, bir an nefesimi tuttugumu tahmin edersiniz :)

Kitapta anlatildigina göre her agacin kis tomurcuklari, tomurcugun türüne (gizli, ciplak, tek pulcuklu, cok pulcuklu vb) ve tomurcuklarin daldaki dizilisine göre (karsilikli, almaşlı/iki sirali, sarmal) farkliliklar gösteriyor. Tomurcuklarin dal üzerindeki dizilisi tesadüfi degil yani. Her agac türünde belli bir kurali takip ediyor ve bu bilgiyi agaclari kisin tanimakta kullanabiliyoruz. Bu lafi kullanip durmamdan bikmis olabilirsiniz ama ne kadar da olaganüstü, degil mi?

Örnegin cok sevdigim agaclardan olan filbahri (Philadelphus coronarius), kizilcik (Cornus mas), mürver (Sambucus nigra), at kestanesi (Aesculus hippocastanum), adi papazkülahi (Euonymus europea), pekcok akcaagac türü (Acer sp.) ve leylak (Syringa vulgaris) tomurcuklari karsilikli agaclarmis.

Buna karsilik dogu cinari (Platanus orientalis), Lale agaci (Liriodendron tulipifera), bazi ihlamur türleri (Tilia sp.),adi findik (Corylus avellana), bazi karaagac (Ulmus) ve hus (Betula) türleri, vb. agaclarin tomurcuklari dal üzerinde almaşlı dizilirlermis.

Bazi sögüt (Salix), mese (Quercus) ve kavak (Populus)  türleri, disbudak yaprakli kanatli ceviz (Pterocarya fraxinifolia), adi kizilagac (Alnus glutinosa), cakal erigi (Prunus Spinosa), Akdiken (Crataegus monogyna),  karamuk (Berberis cratagina) , Incir (Ficus carica) ve adi cevizde (Juglans regia)  ise tomurcuklar dal cevresinde sarmal diziliyormus.

"E, ne olmus yani? Bütün bunlari ezberleyip akilda mi tutacagiz?" dediginizi duyar gibi oluyorum. Hayir, ben kendi adima öyle yapmayacagim. Cevremdeki agaclarin bu mevsimdeki tomurcuk dizilislerini gözleyip onlari aklimda agacla ilgili resimde bir yere oturtacagim. Zamanla kendiliginden biliyor olacagim sanirim :)

Simdi, örnek olarak tomurcuk dizilislerine dair bir iki de fotograf linki vereyim:
Karsilikli tomurcuk örnegi olarak leylak (Cok pulcuklu tomurcuk ayni zamanda)
Almasik tomurcuk örnegi olarak hus (B. pendula) . Dalin genel görünümü de böyle.
Sarmal tomurcuk örnegi olarak ak kavak

Uygulamada, özellikle bizim gibi amatörler icin , almasik ve sarmal tomurcuklari ayirt etmek kolay degil. Hatta karsilikli tomurcuklar bile bazen sorun yaratabilir. Günlerdir at kestanesi agaclarina (aslinda gördügüm her agaca) bakiyorum. Karsilikli tomurcuklari zar zor ayirt edebiliyorum. Tomurcuklardan ya biri gelisip, digeri kücük kalmis, ya da bir sekilde hava sartlarindan zarar görüp dökülmüs (?) Ilki daha olasi cünkü elimdeki kitaptaki cizimde de at kestanesi karsilikli ama biri büyük, digeri kücük tomurcukla resmedilmis.

Cok mu karisik? Tamam, hepsini unutun. Ister sehirde yasayin, ister dagda bugünlerde disari ciktiginzda gördügünüz agaclarin tomurcuklarina bir bakin. Bir seyler anlatacak size. Bu kis dillerini cözer gibi olacagiz, gelecek kis (veya belki de ondan sonraki) anlattiklari hikayeleri okumaya baslayacagiz bir kitap gibi :)

13 yorum:

  1. Elimdeki kaynaklara gore hem tac hem de agac tepesi olarak kullanilabiliyor baumkrone terimi. Yazi cok guzel olmus, her zamanki gibi. Eline saglik :)

    YanıtlayınSil
  2. Bizim atkestaneleri daha yapraklarini dokmediler ki tomurcuk cikartsinlar :( Ama onun tomurcuklarini tanirim ben :)

    YanıtlayınSil
  3. Madwort,
    tesekkürler :) yanlis kullanmadigima sevindim.

    Dilek,
    Sizin at kestaneleri de tomurcuk cikarmis olmali, dikkatli bak :) Bunlar yaprak tomurcugu, cicek degil. Yaprak ve cicek taslagini icinde tasiyor. Bunlar olmadan zaten yaprak da cikmaz :) Yaaaa, insan her gün yeni bir sey ögreniyor :)

    YanıtlayınSil
  4. çok güzel paylaşımlar, çok teşekkürler. twitter'da bottled water filmini sizin blog üzerinden twit ettim bugün. iyi günler, mutlu yıllar

    YanıtlayınSil
  5. fransizca ayri bir adi var o tepe tomurcuklarinin turkcede ayri bir adi olmasi lazim degil mi? bulursan beni de haberdar et olur mu?

    YanıtlayınSil
  6. Yahu Evren, hala yaprak var diyorum! Yeni yaprak degiller! Ama gene de bakayim :P

    YanıtlayınSil
  7. Ben de basliyorum agaclara bakmaya. Gerci burada dedigin cogu agac yok ama baska bir suru agac var tabi ki. Bizim bahcede igde var mesela ve daha dun minik tomurcuklanmalar farketmistim. Biraz daha "neye baktigini bilen" biri edasiyla inceleyeyim!:) Iki sirali ve sarmal arasindaki farki fotolardan pek anlaymadim. Agaclari inceledikce eminim farki farkedecegim!

    YanıtlayınSil
  8. Beste, sen Fransizcasini söyle, ben ondan Almanca'ya ve bulursam Türkce'ye gecebilirim sanirim.

    Dilek,
    Dökmek fiilini tamamen farkli anlamisim :) Buradakiler yapraklar bir yana, yapraklari tutan saplari bile döktüler. Aylar önce :) Onlari bile toplayip oyuncak yaptik :)

    Pinar,
    sen sizin oradaki agaclari söyle, ben kitaptan bakayim. Anadolu sigla agaci sizin orada vardi mesela degil mi, o sarmal. Almaslida ikinci tomurcuk birinciye göre 180 derece ters tarafinda , biraz daha yukarisinda cikiyor dalin. Sarmalda daha kücük acilarla -örnegin 90 derece-dolaniyor dali.

    YanıtlayınSil
  9. Ooo bak o oyuncaklari da gormemiz lazim :P Sen inat etme su ft makinesi isinde.

    Pinar da ft cekip sana yollayip sorabilir bak :P Diger yandan su sarmal, almasik vs tanimlamalari biyoloji dersinde pek guzel ogretmislerdi bize. Hatirlayan beri gelsin o ayri. Cizim ile en guzel anlatim gerceklesebilir belki?

    YanıtlayınSil
  10. Özel bir sey degildi Dilek. At kestanesinde yapraklar döküldükten bir süre sonra yapragi dala baglayan saplar da dökülüyor. Yaklasik hepsi ayni boyda ve gayet düz saplar olduklarindan mikado oynayabilecegimizi düsünmüstüm onlarla. Sincap pek ilgilenmedi, kamyonuna yük yapti. Sonbahardan beri kozalak, at kestanesi ve o saplari tasiyip duruyor bizim meshur kamyon.

    YanıtlayınSil
  11. Annesi belki de daha erkendir mikado icin. Bir sonraki sene yeni dallar ile degistirmek uzere, zamani gelinceye kadar sakla derim ben.

    YanıtlayınSil
  12. E ilgilenmis bak, yuk olmus :) Kamyonun soforu de duruyor mu :)

    YanıtlayınSil