"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Nisan 15, 2008

Malta: Peynir, domates, portakal

Her ne kadar dilimizde "Yiyip içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat" dense de, Malta yazılarında tersine bir yol izlediğimi farkettim: Gezip gördüğüm bana kalıyor, yiyip içtiğimden bahsediyorum :) Bir de üstelik "O yok, bu yok" diye şikayet edip duruyorum. Sezar'ın hakkını Sezar'a vermenin zamanıdır. Malta'da olan, hem de pek güzel olan bir kaç yiyeceği sayayım öyleyse kısacık.

Peynir:
Malta peyniri - GbejnaYerel olarak Gbejna olarak biliniyor. Gozo cheeselets veya Gozitan cheese adıyla da rastlanabilir. İki türü var. Biri sade. Diğeri karabiberli ve sirkeli bir karışıma bulanıp bir süre bekletiliyor. Bana göre sade olanı sabah kahvaltısı için, karabiberlisi akşam yemeğine giriş için uygun. Sözde koyun ve bazen keçi peynirinden yapılıyormuş. Bana kalırsa bizim yediklerimiz inek sütünden. Malta'da bu kadar çok peynir üretecek koyun olduğundan şüpheliyim. Yine de lezzetli. Eritmeye çok gelen bir peynir. Haftasonu kahvaltıları için ekmek dilimlerinin üzerine yerleştirip 5-10 dakika orta derecede ısıtılmış fırında bekletiyorum. Mıımmmmm! Ama asıl Malta'ya gelmiş ve gelecekler için bir ipucu veriyorum şimdi. Bir öğle vakti Gzira'da sahil yolu üzerindeki Cafe Jubilee'ye uğranıyor. Mümkünse 12'yi fazla geçirmemek gerek. Sonra çok kalabalık oluyor. Her neyse, menü şöyle genel bir inceleniyor. Fakat işe bakın ki, her seferinde aynı yemekte karar kılınıyor: Gozitan peynirli (yani Gbejna) ev yapımı Ravjul (yani Malta usulü ravyoli). Üzerine fesleğen ve sarımsaklı domates sosu, onun da üzerine parmesan peyniri... Hamurişi, peynir, sosta Akdeniz tınıları... Aaaah, daha başka ne isterim ki? (Fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 7 Euro) Bir de Gozitan peynirli pizza var. Hemen hemen her pizza sunan lokantanın menüsünde rastlanabilir. Ve de denenebilir... Ben henüz denemedim.

Domates:
Çocukluğunda dalından çok domates yemiş şanslı insanlardan biriyim. Domatesin turfanda çıktığı, eve bir kilocuk tadımlık alınıp geldiği zamanları bilirim. Gerçek bir domatesin tadının neye benzediğini bilirim yani. Hani o, kayıp bir türmüş gibi, efsanevi bir şeymiş gibi anlatılıp durulan şey: Do-ma-tes! İşte ondan var Malta'da. Başka yerlerden gelmiş olanlarına rastlayabilirsiniz. Hayır efendim! Etiketinde "local" yazanlardan alacaksınız. Bir kaç değişik türe rastlayabilirsiniz. En lezzetlileri küçük ve yuvarlak olanları.

Portakal:
İki yerel portakal çeşidi var. Benim favorim tatlı olanlar. İster marketten alın, isterseniz yol üstündeki mobil manavlardan... "Sweet ones" diye istenecek. Sokak aralarında şans eseri hayatta kalmayı başarmış minyatür bahçelerde portakal ağaçları var, dalları da altın toplarla dolu bu günlerde...

3 yorum:

  1. Bin cesit peynir yesem binbirinciyi merak ederim, o kadar cok seviyorum. Domatesi'i de bir o kadar. Benim icin en guzel yemektir biraz ekmek, peynir, domates.Üzerlerinde de zeytinyagi ve kekik olmali... :)

    YanıtlayınSil
  2. Bak yine o şarkı geldi aklıma: Nar gibi domatesle beyaz peyniiiiir....

    :))

    YanıtlayınSil
  3. aman efendim ne güzel yenir :)

    YanıtlayınSil