"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cuma, Mart 11, 2011

Türkiye'nin bu yilki CEBIT'de ortak ülke olmasi sebebiyle, Süddeutsche Zeitung'da 28. Subat'da yayinlanan yazidan alintilar:
  • Her iki Türk'ten birinin internet erisimi var. Avrupa ortalamasinin (%65) altinda olsa da büyüme hizi inanilmaz. 5 yil önce her 10 haneden birinde bilgisayar vardi; simdi her üc haneden birinde.
  • Ericsson'un yayinladigi bir arastirmaya göre Türkler dünyada cep telefonuyla konusma birincisi. Günde kisi basina 76 dakika!
  • Gecen yil itibariyla Türkiye'den Facebook'a katilim: 23 Milyon kullanici! Bu rakamla Türkiye Facebook kullaniminda dünya dördüncüsü.
  • Türkcell Türkiye'de kuracagi 3G aginin Berlin'dekinden daha hizli yayginlasacagini iddia ediyor.
  • Türk bankalarinin internet bankaciligi yaninda Alman bankalarininki gayet eski moda kaliyor. (Ikisini de kullandim, biliyorum. Kesinlikle dogru!)
"Türkiye ve High-Tech?" diye sorulmus yazida. Yukaridakiler bu sorunun ardindan siralanmis. Ardindan da "Bugüne dek Türkiye sadece bir pazar olarak ilgincti. Burada her seyden önce tüketiliyor, hicbir sey icat edilmiyor" denmis.

Sık sık gözledigim ve artik kaniksamaya basladigim bir sey var: Bir magazada sirami beklerken, otobüs veya tramvayda bir yere giderken, yolda yürürken sagimda solumda bitmek bilmeyen bir cep telefonu görüsmesi yapılıyor. Yaptigim tren yolculuklarinda 45 dakika hic araliksiz devam eden cep telefonu sohbetlerini biliyorum. Cevredeki insanlarin bikkinlikla gözlerini devirmekte yerden göge hakli olduklarini düsünüyorum.  Dilini anlamasam bile konusmanin tonundan gayet bos ve gereksiz bir sohbetin sürdügünü anlayabilirdim. Aksilige bakin ki, ben yapilan konusmayi bastan sona anlamak sanssizligina da sahibim. Cünkü bu uzun ve anlamsiz cep telefonu sohbetleri hemen daima Türkler tarafindan (oransal olarak daha az bir kismi da Ruslar tarafindan) yürütülüyor. Sokakta yürürken 500 m. öteden cep telefonuyla konusan birini görsem sesini duymadan, yüzünü görmeden size milliyetini söyleyebilirim.

Biz sadece cep telefonunu ya da interneti degil, teknolojinin her türlüsünü üretmeden tüketen bir toplumuz. Arkalarinda yatan bilimsel calismalardan habersiziz. Kac bilimadaminin, kac arastirmacinin, kac mühendisin uykusuz gecelerinin birikimini kullandigimizi asla tahmin edemeyiz. Bir sesi, bir sinyali, 1 byte'lik bir bilgiyi 100 metre öteye tasiyabilmek kimlerin mütevazi yasaminin biricik amaciydi, o hedefe erisebilmek icin nasil da kivrandilar, nelerden vazgectiler, onu her gecen gün mükemmellestirebilmek icin nasil calistilar hayal bile edemeyiz. 

Türkiye'nin de üyesi oldugu Avrupa Patent Ofisi'nin web sayfasindaki herkese acik veritabaninda keyfi aramalar ilginc sonuclar veriyor. Dünya capinda Alman patentlerinin sayisi (Yayin numarasi DE  ile baslayanlar) 100.000'den fazla oldugu icin veritabani tam rakam veremiyor. Yüzbinlerce olmali, ama tam sayiyi bilemiyoruz. Ayni aramayi TR ile baslayanlar icin yapinca gelen rakam 51.817. Ayni veritabaninda sedece bir tek Alman firmasinin yayinladigi patent basvurularini taratinca (siemens ya da bosch mesela)  yine 100.000'in üzerinde patent geliyor. Kullandigim bilgisayarin üreticisini yaziyorum (hp), 63.486 patent kaydi geliyor. Türkler'in cep telefonu konusmasinda dünya birincisi oldugunu tespit eden Ericsson'un patentleri 90,221 tane. Tek basina bir ülkeden daha cok arastirma-gelistirme ve icat yapan firmalar... Aferin onlara, ülkeleri onlarla gurur duyabilir.

Böyle oldugu icin ve böyle olmaya devam ettigi sürece,
high-tech'ligimizin aldigimiz fotograf makinesine bayildigimiz liraciklarla dogru orantili oldugunu sanmaktan,
iPod'umuzun rengini nasil da giysimize kombin ettigimiz üzerine postlar yazmaktan,
cep telefonunda Ayse ile Ali arasinda cöpcatanlik yapmaktan ve
birileri eliyle vurdugu gibi dijital günlüklerimizin kapagini kapativerdiginde, elma sekeri elinden alinmis cocuk gibi "ama..ama..ama" demekten ileriye gidemeyecegiz.

4 yorum:

  1. Niye oyle diyorsun Evrencim, takilmadiginda ses cikardigi icin rahatsiz olunan emniyet kemerlerine susturucu; gorulunce rahatsiz olunan sigara paketlerine ozel zarf gibi icatlarimiz var bizim de :)

    Tuketimde dunya birincisi olma yolundayiz, bu da baska bir ozelligimiz :)

    YanıtlayınSil
  2. ama çok acı...tüm insanlar aynı çukurdayız gibi düşünüp avunuyorduk..oysa daha dip bir çukurda olmamız kayıtlara geçmiş...

    YanıtlayınSil
  3. Yoo, susturucuya gerek var mı ki Anne ve Bebişi? Adamlar kemeri takıp doğrudan üzerine oturuyorlar, oldu bitti işte.

    YanıtlayınSil
  4. esim bu sektorde calistigi icin biliyorum, bir kac yil onceye kadar cep telefonu uzerinden en fazla konusma Afrika ulkelerinde yapiliyordu,onlarda sozlu kultur cok guclu oldugu icin. Demek simdi Turklere gecmis o ozellik ;)

    YanıtlayınSil