"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Mart 08, 2011

Güzel bir seyin sonu...

Elime ilk verdiklerinde emzirmek istemistim, olmamisti.

Sonra cok emzirmek istemistim, yetmemisti.

Bebeklerini emzirirken büyük bir mutluluk ve huzurla dolduklarini, bunun insanin hayatindaki en güzel anlardan biri oldugunu söyleyen anneler vardi. "Neresi mutlu, neresi huzurlu, neresi güzel" diye söylendigimi cok iyi hatirliyorum. Aci vardi, stress vardi, yorgunluk vardi. Sirf yararina inandigimdan disimi sıkıyordum. Sonraları aştık teker teker tatsiz sorunlari. Keyifsiz baslayip mutlu sona ermis bir hikayeydi bizim süt hikayemiz.

Kisisel tecrübemden ögrendigim bir sey var. Anne sütü sandigimizdan daha güclüdür. Dogumdan sonra "cok ugrastim, olmuyor, demek ki ben yeterince süt üretebilecek biri degilmisim" diyen kadinlarin cogu da dahil olmak üzere (ben onlardan biri olmanin sinirinda yürümüstüm, iyi bilirim o duyguyu), hemen her kadin yeterince süt üretmeye muktedirdir. Unutulmus degerli bilgiler var, cok karisip akil karistiran var, kadina anneliginin her asamasinda destek degil köstek olan bir sistem var. Bazen dogum sonrasinda isler hayal ettigimiz gibi gitmiyorsa, sasmamali, süte engel olanlar var.

--§--
Bugüne dönelim.
48 saatten uzun zamandir yanima gelip "anne, süt ver" demedi. Gectigimiz bir kac haftadir pek cok 24 saati anne sütü istemeden gecirmisti zaten. Tamamen biraktik diyemem; sanirim arada yine gelip gidip isteyecegi bir dönem var önümüzde. Anaokuluna alistikca, dis dünyayla baglari arttikca, ilgisi, istegi kendiliginden sönecektir diye düsünmüstüm. Öyle oluyor. 

Güzel bir seyin sonuna yaklasiyor gibiyiz.

Hüzün duymuyorum; sevincliyim.
"Oh, nihayet bitiyor, kurtuluyorum" türünden bir sevinc de degil bu.
Doganin gündelik mucizelerinden birini 3,5 yil yasama sansina sahip oldugum icin.
Kendim hakkinda yeni bir seyler ögrenebildigim icin.
Cocuguma yasaminin ilk yillarinda elimden gelen en iyi baslangici armagan edebildigim icin.
Her sey kendi seyrinde olup bittigi icin. 


Dipnot: Bu yazi  bir "formül süte yergi" yazisi degil, "anne sütüne övgü" yazisidir. Herhangi bir sebeple anne sütü ver(e)memis anneleri yargilama, vicdan azabina sürükleme amaci gütmez. Kisisel tecrübemde sütüm tek basina yetmeseydi gelen her damlayi ogluma eristirmek azmiyle formül sütten destek alacaktim. Elimden geleni yapmis olmanin rahatligiyla zerre kadar da üzülmeyecektim. Herkes kendi tecrübesinde eşsiz, kendi kararlarinda özgürdür.

6 yorum:

  1. Normal doğum yapmaktan sonra en çok istediğim şey anne sütü verebilmekti. İlk oğluşumda 1,5 ay sürdü, o da mamanın yanında neskafe niyetine. İkincisinde 4 ay. Ama ne emzirme, o dört ay, gün 24 saat emzirdim. Çektikçe gelecekti ya. Ben doğurduğum kilodan daha kocaman oldum, gel gelelim bizim süt seviyesi gıdım artmadı. 4 ayın sonunda da bizim afacan öğk deyip almadı. İşte o sıralarda "Çektikçe gelir" lâfından nefret etmiştim. Gelmiyoooor. Gelmeyince gelmiyor.

    Ben de benim hikâyemi sıkıştırayım araya dedim :D

    YanıtlayınSil
  2. masallah size, darisi her isteyen annenin basina :)

    YanıtlayınSil
  3. Dipnota ragmen, cocugumun ilk yillarinda ona en iyi baslangici yapabildigim icin cumlesi var ya... O beni bitiriyor :(((

    YanıtlayınSil
  4. Handan, ne iyi ettin de yazdin :) Kisisel tecrübeler cok önemli. Pembe gül bahcesi de degil tabii ki emzirmek. Her halini bilmek, bilgilenmek gerek. Yanlis anlamayalim, kirmayalim-kirilmayalim diye kimse bu konulari yazmak istemez oldu. Ama benim kendi emzirme sorunumu asmamda internetteki kisisel tecrübeleri okumam cok ise yaramisti. Paylasalim, herkes alacagini alsin.

    BendenBizden,
    Böyle duaya gönülden amin derim :)

    Dilek,
    Yahu bir agiz tadiyla anne sütü övgüsü yazmayayim mi ben? Biliyordum itiraz serhi koyacagini bu yaziya. Minik hanim Aysun the Sütcü'nün organik sütlerini icerken, sincap oglum ne oldugu belirsiz homojenize pastorize sütleri iciyordu ama. Merak etme, hayat her seyi bir sekilde dengeliyor.

    YanıtlayınSil
  5. Haklisin, sonuna kadar haklisin ama ne yapayim! Ana yuregi kaldirmiyor iste! Hani en cok istedigim sey olmasa, ben de biberonu verir eline gecerim diyenlerden olsam. Nerede hata yaptim, evlat edinen kadinlar bile sut vermeyi basarabiliyorken neden bizimki emmedi, sutte mi sorun vardi, bende mi sorun vardi, iki gun pompa bulup sagamadik diye mi oldu, bu sorulari hep soracagim kendi kendime :((( Bazen amaaan diyorum, oldu bitti gecti. Sonra durup neden neden diye kemiriyorum! Eh bizim organik davasi biraz bunu telafi isteginden, biraz genlerdeki kotu hucreler faaliyete gecmesin dileginden... Aysun the sutcunun sutu organik degil bu arada. Yani sertifika ise bunu belirleyen, onlarda yok! Inekler misir yiyor, ama alirken su ilden aliyorum, aldigim kisi de GDO yok diyor sozunden baska guvencem yok diyor!

    YanıtlayınSil
  6. dipnotlarla yazi yazmak zorunda kaldigina uzuldum, sincabin buyudugune sevindim, kendiliginden birakma asamasina geldigini gormek de ne guzel bir duygudur senin icin.. belki biraz huznu de vardir, oglum artik bebek degil, bana eskisi kadar muhtac degil diye,, ama aman neyse ben de cok yazmaya baslayinca kendi psikolojimi sokuyorum ise,,

    YanıtlayınSil