"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Pazartesi, Ekim 20, 2008

Kasabanın fakiri...

Haa, bir de şu vardı:
Yaşanan küresel krize dair her bulduğumu okuyorum; anlamaya çalışıyorum olup biteni. Birilerinin para hırsı; daha da ötesi parayla varolmayan, sanal bir şeymiş gibi oynamasının faturası hepimizin cebinden çıkacak öyle veya böyle. Kimi ülke ekonomilerinin çapından daha büyük bankalar domino taşları gibi ardı ardına yıkılıp giderken; New York'ta, Frankfurt'ta, Londra'da, Tokyo'da finans uzmanları dehşetle başını aşağı eğmiş eğrileri takip ederken, Münih'te bir evsizin "Krizden korkmuyorum, daha başka ne kaybedebilirim ki..." dediğini okudum Die Zeit gazetesinde.
Şu sözleri geldi aklıma Thoureau'un: "Kasabanın fakiri bana sık sık herkesten daha özgür yaşıyormuş gibi gelir."

6 yorum:

  1. Cok dogru, cok güzel Evren. Maddiyat anlaminda, kaybettiginde ne kadar az etkilenip üzülecegin seye sahipsen o kadar huzurun yerinde oluyor. Milyarlarca liralik cep telefonu kullanmiyorum ki kaybettigimde dövüneyim gibi... Benimki cok cok basit bir örnek oldu ama temelde benzesiyor galiba :)

    Dün Radikal Gazetesi'nde bir haber vardi. Dünyadaki memeli türlerinin 4'de 1'i yokolma tehlikesiyle burun burunaymis ve esas krizi bu doguracak demisler. Ne haklilar, cogu kimse bunun farkinda degil.

    YanıtlayınSil
  2. Bence örnek son derece yerinde Demet, her şeyden vazgeçip keşiş yaşamı sürmediğimize göre bizim yaşamımıza yansıması böyle olacak çünkü. Bahsettiğin haberin başlığını ben de okudum dün, girip içeriğini okumayı istemedi canım. Böyle haberler, yarattıkları kısmi farkındalık ve neredeyse sıfır davranış değişikliği üzüyor beni.

    YanıtlayınSil
  3. Ne kadar çok şeye sahip olursak o kadar korkak oluyoruz galiba. Thoureau çok haklı; kasabanın fakiri herkesten özgür yaşıyor çünkü kaybetme korkusu ile zehirlenmiş bir hayatı yok onun.

    YanıtlayınSil
  4. Aydan Atlayan Kedi,
    Bunun bir zehir olduğunu söylerken ne kadar haklısın...

    YanıtlayınSil
  5. Sevgili evren,

    blogunuzu çok seviyorum, bir süredir takipteyim. Sadeleşme konusuna iyice kafaya taktığım günlerin başında, nette araştırma yaparken keşfettim burayı. Ve çok beğendim. Gerçketn bir "konsept" blogu ve ciddi anlamda aydınlatıcı. Önerilerinizi bizzat hayata geçiriyor olmanız, bu yöndeki deneyimlerinizi paylaşmanız burayı daha da güzel yapıyor. Henry Thoureau'yu Küçük değişimler blogu vasıtasıyla keşfettim ve büyük keyif aldım. Sizinle de tanışmak için güzel bir ortak nokta diye düşündüm. Böylece merhaba:)

    YanıtlayınSil
  6. Başak,
    Merhaba! Konusunun dışına taşmayan bir konsept blogu olmasına ve mümkün olduğunca kendi yaşayıp, denediklerimi yazmaya çalışıyorum. Farkedilmesine sevindim. Thoreau Yaban'la benim ortak ilgi alanımıza giriyor. Öyle ki yakında birbirimizle "Walden, sayfa 78, sondan 2. paragraf, 3. cümle" diye anlaşmaya başlayacağız sanırım :) Bir başka sade yaşam dostuyla daha tanıştığıma mutlu oldum. Selamlar.

    YanıtlayınSil