"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cuma, Kasım 04, 2011

Kayin hanim, palamut bey ve kanatli danslar toplulugu

Zamanin var mi?
Biraz sonbahar hallerimizden bahsedeyim diyorum. Oynadiklarimizdan, düsündüklerimizden, kesfettiklerimizden bahsedeyim...

Hani dogaya olabildigince yakin, hazirlamasi kolay, genel akisa alternatif oyuncak fikirleri sormustun ya,
kayin hanimlarla, palamut beyleri, bir de mese (nam-i diger "pürnese") nineyi takdim edeyim ilk önce :


Kayin hanimlarin sac modelini cok cilginca mi buldun? Sen onlarin oda sicakliginda tohum önceden belirlenmis cizgilerinden  "pit" diye acildigindaki halini görmelisin bir de :) Palamut beyler "sapkasiz cikmam"gillerden. Ise bak ki, agactan düserken ucuvermis sapkalari. Bu yüzden ayrica sapka tedarik edip, tutkalla yapistirdik. Palamut beylerden birinin yüzünü sincap, birini de ben cizdik.

At kestanesiyle de bir seyler yapmak mümkündü ya, bu yil buranin agaclari pek kestane vermedi, ben de biraz isteksizdim. Bulduklarimizi topladik yine de... Ben gündüzleri yolda yürürken bulduklarimi anaokulundaki sincaba sürpriz yapmak icin topluyordum. Sonra farkettim ki, at kestanesi toplamaktan, onlari elinde tutarak eve gelmekten, dikenli dis kabugu ile pürüzsüz ic kabugunun tezatligi üzerine düsüncelere dalmaktan, bir kabin icinde biriktirmekten sincaptan cok ben mutlu oluyorum aslinda. Onu bahane ettigimi farkettim :)

Bu söyledigim aslinda sonbaharin bütün armaganlari icin gecerli. Nitekim bir gün alisveristen dönüyorduk ikimiz. Benim iki elimde agir torbalar vardi. Sincap sallanarak biraz arkadan geliyordu. Bir an gözucuyla parlak mese palamutlarinin yanindan gectigimizi gördüm; elimdeki yüklerle durup toplayamadigima hayiflandim. Biraz sonra arkami dönüp sincaba bakinca, aramizi daha da actigini, mese agacinin yaninda duraklamis , yerde bir seylerle mesgul oldugunu gördüm. Önce kizdim, sonra oynadiklarinin mese palamudu oldugunu tahmin edip sevindim. "Ah, bak, görüyor musun? Böyle seyleri sevsin ve farketsin bu cocuk istemistin hep. Iste öyle oluyor" falan dedim kendime. Icimdeki dogaci anneyle el sıkışıp tebrik ettik birbirimizi. Bu arada  kosa kosa yanima geldi sincap. "Anne bak, ne topladim" dedi avucunu acarak. "Aaa, mese palamutlari!!" dedim mutlulukla. "Evet, senin icin, cünkü sen bunlari cok seviyorsun" dedi bana!  Bir hafta sonra bu kez anaokuluna almaya gittigimde, telasla ceplerini karistirdi. "Senin icin bir geschenk'im (armagan) var, bahcede buldum" diyerek bir at kestanesi cikarip uzatti. Sanirim sincap zaten hep biliyordu at kestanelerini ve palamutlari neden toplayip durdugumuzu. Neyse, ben de cok gec olmadan farketmis oldum :)

Bu yil at kestaneleriyle ilgili yeni bir sey daha farkettim. Sisli bir sabah anaokuluna gidiyorduk. Her zamanki dörtyol agzindan karsiya gecmis, on metre falan yürümüstük ki, arkamda hizla asfalta carpan bir at kestanesinin sesini duydum. Saskinlikla dönüp baktim; cünkü orada bir at kestanesi agaci olmadigini cok iyi biliyordum. Asfaltin üzerinde, agzinda at kestanesiyle bir karga gördüm. Ucup gitti, bir baska agaca daha kondu. Kestaneyi oradan tekrar yere birakacak gibiydi. Bazi kuslarin kalin kabuklu yemisleri yüksek bir yerden asagiya atarak kirilmasini sagladiklarini ve böylece icindeki yenilebilir kisma ulasabildiklerini sanki bir yerlerde okumustum. Belki de sen anlatmistin bana. Kargalarin pek de "kus beyinli" olmadiklarina, sebep - sonuc iliskisi kurabilecek kadar zeka sahibi olduklarina bir kez daha sahit oldum böylece. At kestanesi yediklerini de bilmiyordum. Sanki yiyecek stoklarina el koyuyormusum gibi geldi, toplayip eve getirdikce. Bu yil at kestanesi toplamakta biraz isteksiz kalmamin bir diger sebebi de buydu.

Ister evde, ister sokakta oynamak icin bir oyun fikri daha ister misin? Kanatli tohumlar!
Biliyor musun, doganin en sevdigim özelliklerinden biri ne? Cok islevlilikte tam bir uzman olmasi. Dogada hicbir sey sadece tek bir is icin degil. Aklina herhangi bir dogal ögeyi getir. Bir tohum, bir yaprak, bir meyve, bir kök... Her ne olursa olsun, cok islevli oldugunu göreceksin sonunda. Hem bitkinin yasamasi ve türün sürekliliginde görevli, hem gidamiz, hem esyamiz, hem oyuncagimiz, hem ilacimiz, hem.... Bazen bunu düsününce, biz insanlarin da doganin cok islevli ögelerinden biri olmamiz gerektigi sonucuna variyorum. Aklimizca dogaya hakimiz, onu düzene sokuyoruz. Ölüp toprak olunca yeni canlarin dogmasina katkida bulunuyoruz. Ama hepsi bu mu? Dogayi taniyorsam, hepsi bu olmamalidir. Bilmedigimiz baska görevlerimiz de var yasadigimiz dünyada. Kendimizi doganin bir parcasi degil de, hakimi saydigimiz icin ne oldugunu göremedigimiz, cözemedigimiz... Sen ne dersin?

Kanatli tohumlara dönelim. Temelde bitkinin cogalip varligini devam ettirebilmesi gibi son derece yasamsal bir  görevleri var. Fakat doga bununla yetinmiyor. O tohumlari baska canlilara gida yapiyor. Ayrica kanatli tohumlar cocuklar icin harika birer oyuncak. Yetiskinler icinse gündelik dertlerin arasinda kücük mutluluk vahalari.

Hikaye söyle basladi. Ben aslinda akcaagac tohumlarinin ucabildigini biliyordum. Ama elime bir akcaagac tohumu alip da ucurmayi denemisligim yoktu hic. Bir agacin tepesinden düsmedikce, bir akcaagac tohumu ucamaz saniyordum. Agustos sonunda bir gün yolda bir salkim akcaagac tohumu bulduk. Bir önceki gecenin firtinasinda agacindan ayrilmisti. Yanimizda komsumuz Edda Teyze vardi. Egilip salkimi aldi, sincabi neselendirmek icin tohumlardan birini havaya savurup nasil uctugunu gösterdi. Böylece akcaagac tohumu nasil ucar, ögrenmis olduk.

Akcaagac tohumu asagidaki gibi simetrik kanat ciftlerinden olusur.
Photo by Roberto Verzo

Fakat isin ilginc yani, tohum bu sekliyle ucamaz; ucmasi icin ortadan ikiye bölmek gerekir. Her bir kanadi avucunun icine koyup, yeterince hizla yukari dogru savurursan, tohumun rüzgarsiz ortamlarda, hatta evde bile ucabildigini görürsün.  O Agustos günü, biz sincapla bir ögleden sonra boyunca evde bunun pratigini yaptik. Bir sandalyenin üzerine cikip biraktigimizda tohumun daha da iyi ucabildigini kesfettik. "Kimin tohumu daha cok ucacak?" yarislari yaptik. Salonun halisinin üzeri akcaagac tohumlariyla doluydu. Cok mutluyduk, cok eglendik.

Sonraki günlerden birinde nehir kenarinda oturuyorduk. Günesli, ilik, siir gibi bir gündü. Basimizin üstündeki agactan asagiya dogru süzüle süzüle inen bir seyin varligini farkettim. Dikkatle bakinca bir ihlamur tohumu oldugunu gördüm. Inanilmaz güzellikte bir andi. Üstelik altinda oturdugumuz agac, bir ihlamur agaci bile degildi. Gerideki cok daha büyük ihlamur agaclarindan bir tohum, önce bu agaca dogru ucmustu anlasilan. Simdi de gözümüzün önünde suya dogru süzülüyordu. Doganin bana yeni bir sey ögretmek istedigini anladim. Dönüs yolunda bulabildigim ihlamur tohumlarini alip hizla yukari dogru firlatmayi denedim. Dogru aciyi yakaladiklarinda, evet, onlar da ucuyordu :)

Photo by chemazgz

Böylece bütün kanatli tohumlara bambaska bir gözle bakmaya basladim. Bir gün sincapla bulabildigimiz kadar cok akcaagac, ihlamur ve disbudak tohumu topladik. Disbudagin da böyle tohumlari var:

photo by hedgerowmobile
Nehir üzerindeki demir köprüye ciktik ve tek tek elimizdeki tohumlari suya dogru birakmaya basladik. Eger köprü ya da balkon gibi yeterince yüksek bir yerdeysen, tohumu yukari dogru firlatmaya bile gerek yok; hafifce elinden birakman yeterli. Akcaagac tohumlari tam bir helikopter pervanesi gibi ucuyorlar. Ihlamur tohumlarinin süzülerek yere inisinde farkli bir zerafet var. Disbudak tohumlari ucarken yildizlara benziyorlar.

Daha sonra ucan bir baska kanatli daha kesfettim. O, ünlü cocuk sarkisinin kayip yapboz parcasiydi. Kestaneyi biliyorduk, palamutu da... E, gürgen neyin nesiydi peki? Bir gün yolda daha önce görmedigim türden bir kanatli tohuma rastladim. Egilip, aldim. Ucurmayi denedim, ucuyordu elbette :) Basimi kaldirip tohumun sahibi agaca baktim. Nedense hep kayina benzettigim, ama icten ice farkli bir agac oldugunu bildigim agacti. Eve gelip arastirdim. Gürgendi :

photo by Tim Waters

Simdilik bildigimiz ve ucurmayi sevdigimiz kanatli tohumlar bu kadar. Etrafina dikkatle bak, mutlaka bir ikisini göreceksin. Hem yanindaki cocugun, hem de icindeki cocugun sagligi ve mutlulugu icin , nerede görsen bir kanatli tohum ucurmayi unutma. Hatta bir iki tane de bizim icin ucur lütfen.

Sincabin benim icin mese palamutlari topladigi gün otobüsü kacirdik. Yorgundum, yüküm coktu, siddetli bir yagmur indirecek gibiydi ve otobüs daha bir dakika önce gecmisti. Ben yasamimizin yönünü gündelik, kücük secimlerimizin belirledigine iyiden iyiye ikna olmustum bir süre önce. Ve biz istemezsek kimsenin ve hicbir seyin canımızı sıkamayacagına... Bu yüzden sikayet edip söylenmektense, bir sonraki otobüsü beklerken duragin cevresindeki akcaagac tohumlarini ucurmaca oynamayi teklif ettim sincaba. Biz bekleme süresini bir oyuna cevirmisken ve diger durakdaslar gözlerini yukariya dikmis icin icin söylenirken, yagmuru getiren siddetli bir rüzgar esti. Duragin üzerine egilen akcaagactan onlarca tohum havalanip ucusmaya basladi gökyüzünde. Ne kadar güzeldi, bilemezsin. Geleneksel Viyana Vals Balosu solda sifir kalir yaninda.

Yillar önce bir süre TEMA'da gönüllü olarak calismistim. Aktif olarak calisan gönüllülerden biri, Anadolu'nun agacsizlastirilmis, corak tepelerini yeniden agaclandirmak icin olasi bir  pratik yöntemden bahsetmisti. Bir ucak ya da helikoptere cuvallar dolusu akcaagac tohumu yüklenecekti. Akcaagac fazla beklentisi olmayan,  kolay yetisen bir agacti. Tohumlari rüzgarla kolaylikla dagilabilirdi. Cimlenene dek türlü hava sartina dayanabilir, ekmeye gerek olmadan yesillenebilirdi. Havadan rüzgar durumunu da göz önüne alarak tohumlar saliverilecekti tepelerin üzerine. Oralarda zamanla akcaagac ormanlari olusacakti. O zamanlar ben ne akcaagaci bilirdim, ne de tohumunun neye benzedigini.  Fakat duraktaki kanatli tohum balosunu gördügümden beridir bu proje aklimda. Gün gelir de uygulanacak olursa, mutlaka orada olmak istiyorum. Sadece akcaagac tohumlarinin gökyüzündeki olaganüstü gösterisine sahit olabilmek icin, orada olmak istiyorum.

Bugün yolda yürürken bir akcaagac dalinda, tam göz hizamda bir salkim kanatli tohuma rastladim. Benim icin olduguna karar verip kopardim. Az ilerideki köprüye gelince bir an durdum. Elimdeki tohumlari ayiklayip suya dogru biraktim. Tohumlar süzülerek suya dogru inerken sen orada degildin. O yüzden belki simdi söyleyecegim, pek bir sey ifade etmeyecek sana. O an düsündüm de, önünde bir köprü, cebinde de bir avuc kanatli tohum varsa dünyanin en zengin insanlarindan birisin aslinda. Üstelik kimse de bu türden bir zenginligin vergisini kesmek icin kapina dayanmaz. Ve o an düsündüm de, bunlari sana fazla geciktirmeden hemen bugün anlatmaliyim. Kimbilir, belki haftasonu kahvaltisina ekmek almak icin bakkala giderken yarin, önüne bir akcaagac tohumu cikar ve sen onu görmeden gecip gidersin. Düsüncesini bile dayanilmaz buldum.

Bu yil sonbaharin öyle hallerini, öyle renklerini gördüm ki kliselere gülüp durmaktaydilar. "Bunun adi ölmekse,  digerine baska bir ad bulunmali" diye düsündüm. Sonra gördüm ki, sen de ayni seyleri anlatiyorsun bana. Bazen ayni seye mevsimler boyunca bakiyoruz ve ayni seyleri hep ayni anda farkediyoruz. Paralel farkindaligimiz hosuma gidiyor :)

Sonbahar bu yil sana da, bu dünyadaki herseyin bir can egrisi cizdigini ve bunda üzülecek bir sey olmadigini anlatti mi?

Sonbahar  bu yil sana da, aslinda hepimizin ayni agacin yapraklari oldugumuzu ve mevsimi gelince agacimizi terketmemizde üzülecek bir sey olmadigini ama bazen diger yapraklarla didismekten  o güzelim agaci görmeyi unuttugumuzu anlatti mi?

Sonbahar bu yil sana da su adamin "Ne de harika bir dünya!" derken sair abartmasina kacmadigini, sadece gördügünü dile getirdigini anlatti mi?

Tavsiyene uyarak bitirecegim bu yaziyi:
'Teşekkürler, çok teşekkürler, ben iyiyim, biz iyiyiz, her şey yolunda...' :)

13 yorum:

  1. Her sabah yürüyüş yaparken bakıyorum akçaağaç tohumlarına. Ben de çok çok toplayıp havada süzülmelerini seyretmek istiyorum :D

    Bir de dönbaba diye bir bitki vardı şimdi senin yazını okurken hatıladım ama ne olduğunu hatırlamadım. Üstündeki kabuğu kıvrılıp mı dönüyordu neydi?

    Ben de yakında çocuklarla kozalak, kuru dal toplamaya gideceğim, yıl başı yaklaşıyor, en sevdiğim yılbaşı süsleri onlar :)

    YanıtlayınSil
  2. Dediğim bitkiyi buldum, ama onunla ne yaptığımızı hâlâ bulamadım :) Yaşlanmışım artık :D

    http://www.youtube.com/watch?v=YS19ZJjefQ4&feature=related

    Burada biraz karışık da olsa ne olduğu görülüyor. Sadece tohumu açıp dönmesini mi izliyorduk yoksa bir yere koyunca dönüyor muydu ? Tohumu bulup araştırmak gerek :D

    YanıtlayınSil
  3. Handan,
    Üstelik sen 3-4 ay önce akcaagac tohumlari toplayip havaya savurmaktan bahsetmistin bir yorumunda. Ben o zaman uyanamamisim :)

    Videodan tam anlayamadim bitkiyi ama google'a bakilirsa su bitkinin bir adi da dönbaba imis:
    http://en.wikipedia.org/wiki/Erodium_cicutarium
    Sen bunu mu diyorsun? Biz leylekgagasi derdik ona ve tohumlariyla biz de bir seyler yapardik. Ne yapardik, ben de unutmusum. Yiyorduk galiba :D

    YanıtlayınSil
  4. Hımm hatırladım o yorumumu :D

    Evet o bitki, tohumu kıvrılarak açılıyor.

    http://www.dailymotion.com/video/xiyrss_time-lapse-movie-of-erodium-cicutarium-movie-01_news

    şurada gösteriyor ama o sadece bir parçası tohumun. Yok yemiyorduk (Mor salkımları yerdik biz, siz de yer miydiniz?). Anneme soracağım belki o hatırlıyordur :)

    YanıtlayınSil
  5. Offf bir psta ne kadar çok konu sığmış :)
    Etrafımızda meşe palamudu ve kayın ağacı yok (sanırım?). Ama bol bol at kestanemiz var. Verdiğin linke baktım ve örümcek fikrine bayıldım. Hemen yapmam lazım.
    Ama 25 aylık kızımı eğlendirmek için mi, yoksa daha çok kendimi eğlendirmek için mi bilemiyorum :))
    Bu yazı için teşekkürler ve iyi bayramlar...

    YanıtlayınSil
  6. Annesi sevsin diye mese palamudu toplayan Sincap'i oper misin benim yerime :) Cok guldurdu beni :) Son ormansal alana gidisimizde akcaagac tohumu topladi bu anne de :P Kiziyla oyun oynamak icin ama bir turlu kiyamadi tohumlara. Simdi onlari goturup bir baska ormana atsa mi acep diye dusunmekte!
    Evren, senin bu yazilarindan kitap yapacagim bizim kiza. Fotograflar da eslik edecek :)
    Tesekkurler...

    YanıtlayınSil
  7. Handan,
    Leylekgagasinin böyle numaralari oldugunu bilmiyordum ben. Burada var, yakin takibe alacagim :) Morsalkimlarla tanistigimda yiyecek yasi gecmistim, bilmiyordum yenebildigini :)

    Cok Bilmis'cigim,
    vardir belki de, saklaniyordur :) Ama akcaagac vardir kesin. Ucan tohumlari görse, kizin da sever mutlaka. Sevgiler, iyi bayramlar...

    Dilek,
    neyine kiyamiyorsun? doga ana, onlarin bir kisminin gida, bir kisminin oyuncak olacagini bilerek bol bol üretiyor, merak etme. ya da ucur ucur, ondan sonra at yine ormanlik alana. :) Kitap fikri hos. Bazen Blogger bizi bir gün kapi disari ederse diye, ben de yazili, el altinda bir kopyasi olsun istiyorum blogun. Keske blog yazilarini otomatik PDF'e ceviren bir utility falan olsaydi...

    YanıtlayınSil
  8. Evet, akcaagac tohumlarini bugun bulduk sonunda. Aslinda bizim minik yuruyus yolumuzda da vardi 2 hafta oncesine kadar ama haftasonu ciktigimizda bir tane bile bulamamistik. Burada chipmunk diye tatli mi tatli kucuk bir sincap turu var, onlardan supheliyim :) Kitir kitir yerken gormustum bir tanesini, kanatlariyla beraber hepsini mideye indirdi :) Simdi de sanirim kis icin topluyorlar. Neyse bugun hic beklemedigimiz baska bir yerde cikti karsimiza ve eve getirip ucurduk coskuyla. Inanilmaz guzellikte bir manzaraydi! "Yanimdaki cocuk" da, "icimdeki cocuk" da costu :) Sizin icin de ucurduk, geldi mi yeli oraya ;) Cooook tesekkur ediyoruz! Iyi ki varsiniz!

    YanıtlayınSil
  9. Chipmunk ne sirin bi seymis :) Hakkidir, bütün kanatlilar feda olsun ona :) Kanatlilarin yeli simdi geldi, cok mutlu olduk, cok yasayin :)

    YanıtlayınSil
  10. Chipmunk ne sirin bi seymis :) Hakkidir, bütün kanatlilar feda olsun ona :) Kanatlilarin yeli simdi geldi, cok mutlu olduk, cok yasayin :)

    YanıtlayınSil
  11. Chipmunk ne sirin bi seymis :) Hakkidir, bütün kanatlilar feda olsun ona :) Kanatlilarin yeli simdi geldi, cok mutlu olduk, cok yasayin :)

    YanıtlayınSil
  12. harika. harika oneriler benim de toplayip oynayasim geldi. kim demis oynamayacagim diye bugun isten eve donus yolunda gozul hep yollarda olacak :)

    YanıtlayınSil