"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Perşembe, Nisan 05, 2012

Walden Sakinlerinin Pesinde



Photo by Victorgrigas


Ruhlara sifa olsun diye...

Bugünlerde Walden'a dalasim var.
Mevsimi de degil oysa ki...

Bu kitabin daha neresini alintilayayim? Bence herkes kendi dalip kendi hazinelerini cikarmalidir. Fakat iste gün icinde baska bir seylerle mesgulken bir cümlesi gelip buluyor beni, yazmadan duramiyorum:

"Bedensel calismaya milyonlar uyanir; etkin zihinsel cabaya uyananlar milyonda birdir; ancak yüz
milyonda bir sairane ya da ilahi bir yasam icin uyaniktir. Böyle birine henüz rastlamis degilim. Acaba yüzüne bakma cesaretini gösterebilir myidim?"


ya da 


"Asil ve yüce olan seyleri ancak bizi kusatan hakikati damla damla, ama araliksiz icimize cekerek ve bunun icinde yogrularak anlayabiliriz. Evren, kavrayisimiza daima uysallikla yanit verir; ister yavas gidelim ister hizli, yol bizim icin dösenmistir. Öyleyse onu, yasamimizi kavramada harcayalim."


Walden'in baska hazineleri de var elbet. Her insanin "Ölmeden önce görülecek yüz yer" listesinin kendine özgü olmasi gerektigine inanirim. Benim listemde iki yer var ki, botanik sebeplerledir. Biri Monet'nin Giverny'deki evi ve bahcesiyse, digeri Massachussets Concord'daki Walden gölüdür. Gitsem orada Thoreau'un Walden'ini bulur muyum, yoksa varip görecegim baska bir orman, baska bir göl müdür, merak ediyorum.

En cok da Thoreau'un kitapta anlattigi bitkileri görür müyüm, onu merak ediyorum. Benim acimdan Walden'in hazinelerindendir kendileri.

Örnek:
"Ön bahcemde cilek, bögürtlen, ölmezotu, kantaron, golden rod, bodur mese, visne, yaban mersini ve yer fistigi yetisiyordu. Mayis ayinin sonuna dogru, visneler, patikanin iki yanini, her mevsim canli kalan kisa dallarinin üzerinde, silindir bicimindeki semsiyeler halinde süslüyor, sonbaharda, iri ve güzel meyveleri dallari asagi cekiyor, isik demetine benzeyen celenkler halinde iki yana düsüyordu. Yenilebilen visneye cok ender rastlansa da dogaya bir övgü olsun diye tatlarina baktim."

veya

"Bu Roma pelini, bu kazayagi, bu kuzukulagi, bu piper otu; ele al,dogra, köklerini günese cevir, gölgede liflenmesine engel ol, yoksa diger uca yayilip iki günde pirasa gibi yesillenir. Bu uzun bir savastir; vinclerle degil, yabani otlarla, yani günes, yagmur ve ciyi kendi tarafina almis Truvalilarla yapilir." 


Sadece bitkiler mi? Ya kuslar? Ya hayvanlar?

Buyur:

"Balik kartali gölün parlak yüzeyini delip sudan bir balik cikartiyor, bir vizon evimin önündeki batakliktan sinsice cikip kiyidaki bir kurbagayi yakaliyor; ayak otu, bir ileri bir geri kanat cirpan kamis kuslarinin agirligi altinda egiliyordu."


"Yaz boyunca bir dönem, cobanaldatanlar düzenli olarak her aksam saat yedi bucukta, aksam treni gectikten sonra kapimin önündeki bir kütüge veya evin bayira bakan tarafina oturup yarim saat boyunca aksam dualarini sakirlar."
 
"Diger kuslar sustugunda cüce baykuslar nöbeti devralir."


Doga bilimleri okuyor veya okutuyor olsaydim, Walden'in botanik ve zoolojik acidan ele alindigi harika tezler yazmak ya da okumak isterdim. Doga bilimleri okumus ya da okuyacak degilim. Fakat yine de bunu yapacagim. Amatör heyecanla, amatör bir girisim olarak yapacagim. En basta da dedigim gibi ruhlara sifa olsun diye yapacagim. Hep hayalimdi, nihayet yapacagim. Kosturmadan, yavasca, her firsatta yapacagim. Heyecanla, seve seve, mutlulukla yapacagim.

Zahmetli istir, mümkünse yardim alarak yapacagim. Ola ki bir gün Walden'in sayfalari arasinda senin icin anlamli bir bitki yada hayvan adina rast gelirsen ve Ingilizce, Türkce, Latince adlarini bulup copyright haklarini ihlal etmeyen bir fotografiyla bana gönderirsen, sana sükranlarimi sunarak yayinlayacagim.


Serinin adi "Walden Sakinlerinin Pesinde" olacak. Blog genelinde bir yerlerde WSP kisaltmasini görürsen, o da bu anlama gelecek.

6 yorum:

  1. WSP ne guzel proje, belki Istanbul'dan bile katilabilirim bir surpriz yapip. Giverny'in bu kadar onemli oldugunu bilmiyordum senin için. Hala walden'in yok, almazsam ciddiye alinmayacagim galiba...

    YanıtlayınSil
  2. Sevgili basit yaşam,seni okumak bir keyif..sen ne güzel bir hazinesin,içinde saklı kalan nice hazineler keşfedilsin paylaşılsın ve çoğalsın..yüreğinde olan walden ise gidilmeden varılan yer olsun.
    yasemin

    YanıtlayınSil
  3. Birinci alinti tabii ki favorim. Gozune bakamiyorsun o an geldiginde, cunku gozunun neresi oldugunu bulamiyorsun, bir ASK topu duruyor sadece onunde, o yuzden herhalde ister istemez gozlerin kapaniyor, ve sadece kalbinde hissediyorsun onunde oturdugun o ASK'i :)
    Monet'nin evi sana cok uzak degil, gittigin haberlerini bekliyorum ben :) Ilk Fransa gezimde de benim gorulecekler listemde yerini alir umarim :) Sayende gormus kadar oldum.
    Bu kitaptan alintilar yuzunden de okutacaksin illa :P

    YanıtlayınSil
  4. Bloğundaki mürver çiçeklerine bakarken, uzun zamandır dünyanın güzelliklerine hak ettikleri değeri vererek bakmadığımı fark edip şaşırdım. Ne zamandır sadece bakıyor da görmüyormuşum meğer. Bana dünyanın aslında nasıl da yaşanılası bir yer olduğunu hatırlatması için hiç bir insan elinin işleyemeyeceği bir oyayı andıran bu eşsiz çiçekleri görmem yeterliymiş oysa.
    Dünyaya karşı belki de bilinçsiz bir bilinçle kör ettiğim gözlerimi, farkında olmasan da tekrar açmamı sağladığın için teşekkürler.
    İyi ki varsın...
    D.:)

    YanıtlayınSil
  5. Ah Evren, Walden'i bilmedigim zamanlara utanirim hala :) Walden Golu yazilarin sirasinda...

    Projeyi sevdim ben, senin her projen gibi, bu da cok ilham verici ve guzel.

    YanıtlayınSil
  6. Tiz not edile :P

    http://www.nytimes.com/2012/04/19/opinion/early-bloomers.html?_r=1&src=tp&smid=fb-share

    YanıtlayınSil