"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Salı, Temmuz 22, 2008

Döküp silmeyeyim, biraz bekleyeyim ben

Doğal malzemeler kullanılarak yapılan temizlikte önemli bir faktörün beklemek olduğunu farkettim. Hani yapay ve kimyasal temizlik malzemelerinin reklamlarında "dök ve sil, işte bu kadar basit" diyorlar ya; evde sirkeydi, karbonattı, sabundu, suydu kullanırken, malzemeyi temizlenecek zemine uyguladıktan sonra biraz beklemek gerekebiliyor. Bazen 10-15 dakika, bazen bir saat. O zaman gayet iyi sonuçlar alabiliyor insan. Yaşamın daha yavaş aktığı devirlerde temizlik de böyle bir şeymiş herhalde... Kendi adıma, daha temiz ve sağlıklı bir dünya için 15 dakika fazladan beklemekte hiç sakınca görmüyorum. Beklerken başka şeyler de yapabilecekken üstelik...

*
Nereden çıktı şimdi bu? Mutfak lavabosunu biraz suyla doldurdum (lavabo metal bu arada). Göz kararı beyaz sirke, azıcık karbonat, bir damlacık bulaşık deterjanı ekledim. Bulaşık deterjanı tüm bu karışımı biraz köpürtsün de, ben kendimi olağanüstü büyük bir temizlik yaptığıma iyice ikna edebileyim diye. Laf aramızda bazı temizlik malzemelerine sırf tüketici psikolojik olarak etkilensin diye gereğinden çok köpürtücü madde eklediklerinden şüpheleniyorum. Hatta eminim... Neyse, 15 dakika beklettim bu karışımı lavabonun içinde. Silme, ovma, güç gösterisi ondan sonra. Sonuç? Reklama çıksam ancak bu kadar "Woooooow!" derdim.

13 yorum:

  1. bu yazı benim için geldi değil mi? :) Teşekkür ederim, mahçup oldum, radyodan istek şarkı bekleyen çocuklar gibiyim. Ben de israf edilen yiyeceklerle ilgili çiziktirdiklerimi yayınlarım bugün. Ne kadar tekrar edilseler az, haklısın.
    Bu arada affluenza'yı izledim. neredeyse okuduğum kitapla bire bir gidiyor konu anlatımı, çok beğendim, teşekkürler. Sen de bulabilirsen "Ne kadarı yeterli?" kitabını oku, filmdeki ve kitaptaki örneklerin çoğu aynı.

    YanıtlayınSil
  2. Komuşuda pişer bize de düşer misali ben de bekliyordum bu yazıyı. E tecrübeyle de sabit olunca iş bizim lavoboda denemeye kalıyor. Bir atasözü daha şimdi : Sabreden derviş muradına ermiş :)

    YanıtlayınSil
  3. Bu konuda kör cahil olan benim icin lavaboya göz karari ne kadar sirke koydugunu da bi söyleyiversen keske Evrencigim :)

    YanıtlayınSil
  4. :) reklama ciksam kismina bu gulumseme :)

    YanıtlayınSil
  5. "zaman" öylesine esrarengiz bir kavramki biz Türkler icin!! Kullanmayi cok iyi bilmedigimiz, öldürmekte üstüne olmadigimiz bir kavram. Varsin senin cevre dostu temizlik calismalarin da biraz agirdan olsun!! Hatta tek dezavantaji da bu olsun, daha ne isteyesin?!

    Not: Gecen gün baska bir dis macununu kullanmam gerekti, konuk oldugum bir evde. Bu ne yaa dedim durdum!! Minicik kullanirim macunu ve bunu da aynen minicik kullandim. Agzimda nasil köpürdü anlatamam, susuzluktan harap olmus deve gibi köpürdüm resmen!! Yanaklarimi, agzimin icini cayir cayir yakmasi da cabasi. Acaba dedigin gibi köpürüyor, temizleniyor felsefesini yakalamak miydi amac?! Bilemiyorum!!

    YanıtlayınSil
  6. Yaban,
    Rica ederim. Affluenza'yı (filmini) nerede buldun? Kütüphanede falan mı? Ben bulamamıştım. NKY'yi okumuştum. Rakamların ne kadar katlandığını düşündükçe ben de fena olurum.

    Funda,
    Yeri gelmişken metal dışında, hassas malzemelerde (mermer falan) dikkat etmek gerekir galiba, hatırlatayım.

    Demet,
    Ne desem bilmem ki? Lavaboyu yarısına kadar doldurduğuma göre en az 3-4 litre su vardı sanırım. Döktüğüm sirke yarım çay bardağından fazla olmasa gerek. Az koy, deneyerek arttırırsın.

    Haydins,
    Sirke reklamına ne Ayşe teyze, ne top modeller çıkıyor :)) İş bana kaldı, n'apalım :)

    Ayça,
    Doğal diş macunları köpürmüyor, denemiştim, biliyorum. Sanırım ne kadar köpürürse o kadar iyi izlenimi özellikle diş macunları için geçerli. Ben henüz köpüreninden vazgeçme noktasına gelemedim mesela...

    YanıtlayınSil
  7. Tamam bu da benim icin bir fikir olusturdu Evren, tesekkurler. :))

    YanıtlayınSil
  8. evren, filmi internetten indirip izledik, emule programini kullaniyoruz, oradan buldu tekin.

    YanıtlayınSil
  9. Kolay gelsin Demet!
    *
    Hımmm, bilmediğim sularda yüzüyorsunuz Yaban, deneyeyim bakalım...

    YanıtlayınSil
  10. Dedigin dogru olabilir aslinda. Kopuk kisminin gosteri olmasi yani.
    Deneyecegim. Son aylarda temizlige gelen yardimci herseyi sirke ile temizliyor, oyle ki evi ve kendimi tursu gibi hissediyorum bazen :P
    Dogal malzemelerle temizlik yontemini destekliyorum, ogrenmem gereken cok sey var ama :)

    YanıtlayınSil
  11. B5,
    doğal temizleyicilere uzun zamandır aklımı takmış olmakla beraber ben de yavaş yavaş ve deneme yanılma yöntemiyle öğreniyorum. Öğrendiklerimi de yazıyorum. Umarım işine yarar bir şeler çıkar. Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  12. Doğal temizlik ve bu konudaki hassasiyetin yaygınlaşması çok güzel.Bende bir dönem arapsabunuyla gezenlerdendim.
    Ama açıkçası dezenfektan olarak içime çokta sinmiyordu.Bunun için yeni keşfettiğim ve kullanmaya başladığım ana maddesi hindistandan gelen bir bitki olan ritha'dan yapılan temizlik ürünlerini öneririm.İçerikleri hem çok doğal hem zararlı kimyasal ve fosfat içermiyor hemde gayet güzel güzel temizliyor.Şampuandan çamaşır bulaşık deterjanına parfüme ve wc temizlemeye kadar geniş ürün yelpazesine sahip.
    Ürünler www.ersag.com.tr den görülebiliyor.Bunu reklam içn değil samimi bir öneri olarak yazıyorum.Ürünleri 2 aydır kullanıyorum çok memnunum.
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  13. Rehnuma,
    Ritha'yi arastiracagim, tesekkürler. Verdiginiz marka icin bir sey diyemiyorum. Türkiye'de degilim cunku. Selamlar...

    YanıtlayınSil