"Tek yol budur deriz; bilmez miyiz ki bir noktadan geçebilen doğrular kadar yol vardır."

(Thoreau)




Cuma, Haziran 22, 2012

Tanıştırayım: Kırmızı Kantaron

2010 yazindan, fotograf makinesinin henüz bozulmadigi günlerden...
Kirmizi kantaron / Bin Gulden otu

Dün okula gitmeyen sincapla bir yürüyüs yaptik nehir kiyisinda. 2010 yazinda tanistigim özel bir bitkiyle karsilastim uzun aradan sonra. Bir Centaurium türü. Büyük olasilikla Centaurium erythraea. Cok hos, minik pembe cicekleri var.

Almanca'da bu bitkiye "Tausendgüldenkraut" (Bin gulden otu) deniyor. Bitkinin Latince adi Centaurium, Yunan mitolojisinde bitkiler hakkinda bilgili ve tibbi kesfeden varlik oldugu söylenen, yari at-yari insan  Sentor Chiron'dan geliyormus. Sifali özellikleri sebebiyle cok degerli görüldügünden, Bati dillerine (en azindan Almanca'ya) önce 100 altin (cent = yüz, aurum= altin) olarak cevrilmis. Zamanla da devrin gecer akcesine uygun olarak "1000 gulden" denir olmus.

Sifasi daha cok sindirimi düzenlemek ve istah acmakla ilgiliymis. Bugün bile bu amacla kullaniliyormus. Ama öyle yol kenarinda buldugun bitkiden cay yapmaca yok. Özel infüzyonlar hazirlaniyormus bilenlerince. Sifali etkileri konusunda bilgilenmek istersen buraya ugra.

Bitkinin Türkce adi cesitli kaynaklarda "Kirmizi Kantaron" diye geciyor. Önce pek bir ilgi kuramamistim. Sonra Yunanca'dan, Latince'ye gecen adinin Türkce'de bir sekilde "Kantaron"lasmis olabilecegini farkettim.
Bildigin üzere Hypericum perforatum "sari kantaron"dur. Peygamber cicegine ise (Centaurea  cyanus) "mavi kantaron" dendigi de olur.   Ücü de birbirine benzemeyen ve birbirinden farkli ailelerden üc sifali ottur. Peygamber cicegine neden "kantaron" dendigi yine Latince adinda gizli sanirim. Ona bu adi veren de rivayete göre  Hipokrat'mis. Hepimizin  en bildigi kantaron olan "sari kantaron"un adinin nereden geldigine dair bir bilgiye ise rastlayamadim. Kendimce kurdugum bazi baglantilar var ama dogrulayamadigim icin yazmamayi tercih ediyorum.

Bu arada eczanelerde  ve aktarlarda cesitli sifali özellikleri sebebiyle satilan kirrmizi renkli kantaron yagi, kirmizi kantarondan degil, sari kantarondan elde edilir. Herhangi bir tasiyici yagda bekletilen sari kantaron yaga sifali özellikleriyle beraber bu kirmizi rengi de birakir :)

Bu kadar "kantaron bilmecesi"nden sonra gelelim kirmizi kantaronun bendeki hikayesine...
Cünkü bilirsin, her bitkinin bir "kendi" hikayesi, bir de "ben"deki hikayesi vardir.
Bin altin degerindeki kirmizi kantaron dün bana dedi ki;
"Söz gümüsse, sükut altindir. Sus. Ille de bir sey anlatmak istiyorsan bugüne dair, beni yaz."

Söz dinliyorum, cok eglenceli bir yazi dizisini cöpe atiyorum ve coskumu icime bastirip susuyorum ben de.
Tanistirayim: Kırmızı kantaron.

22 yorum:

  1. Fotoğrafı görünce kırmızı kantaronu hiç görmediğimi anladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden kirmizi deniyor bilmiyorum Tijen'cim. Basbayagi pembe bu :)

      Sil
  2. Bu kadar güzel fotoğraf çekebilen birinin fotoğraf makinasının bozuk olması üzücü:(
    Evren ben de aşağıda linki görülen blogta bitkinin çiçeklerinin daha uzaktan çekilmiş ve demetlenmiş halini buldum. Bana çok tanıdık geldi. İsminin kırmızı kantaron olması ise çok şaşırtıcı. Teşekkürler tanıştırdığın için:)
    http://etnofertug.blogspot.com/2011/10/kirmizi-kantaron-hasadi.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Banu, bu Ege'de bugün de bilinen bir ot sanirim. Bkz. Özlemaki'nin yorumu :)

      Sil
  3. bu yıl ben de ilk kez kırmızıyla sarıyı karışık bastım zeytinyağına (http://ozlemaki.blogspot.com/2012/06/deniz-fasulyesi-ve-borulcesi-kantaron.html)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Iste bir bilen! Zeytinyagina basmis bile :)
      Merhaba Özlemaki, sari kantoron'un kantoronlugu nereden geliyor? icimde bir his senin bildigini söylüyor :)

      Sil
    2. anti-büyü malzemesi mi acep? =)

      Sil
    3. anti büyü malzemesi mi acep? =)

      Sil
  4. Kirmizi kantaronla tanismak cok güzeldi de, sen ne diyecektin acaba ben onu da merak ettim bak:).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizi meraklilar :) Üzgünüm, sustum bi kez :)

      Sil
  5. ben de ne diyeceğini çok merak ettim. bu haftasonu zeytinburnu tıbbi bitkiler bahçesi'ne gittim, bilmediğim birçok bitkiyle tanıştım :)

    YanıtlaSil
  6. olmaz mı :) ama hepsi evde. akşama gönderirim.

    YanıtlaSil
  7. Evren, peki bunun tac yapraklari da delikli mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sari kantoronun yapraklari delikli saniyordum ben. Tac yapraklari da mi öyle? Her sekilde kirmizi kantoron öyledegil gördügüm kadariyla.

      Sil
    2. Bak iste orjinali gorup de bilmeyince... Yaprak mi, tac yaprak mi? Benim aklimda tac yaprak diye kalmis, yanlis demek ki :( Kirmizida yapraklarda yok demek... Himm...

      Sil
  8. centarium erythraea herbier'emde yerini almisti ama turkcesinin kirmizi kantaron olabilecegi hci aklima gelmezdi fizisel olarakta benzemiyorlar!!! gercekten bir hikayesi var mi acaba yoksa birisi uydurmus mu? 5 cesit mine cicegi var turkcede birbiriyle alakasiz ! b sene yeniden yapacagim kantaron yagini kirmizida eklesem mi acaba ozlem ses ver!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. özlem yapmis bile, itirazi olacagini sanmam :)

      Sil
  9. şimdi 2 büyük kavanoz var, 1 eve fazla biliyorum ama her gittiğim yere hediye götürdüğüm için ancak yeter. Kırmızı & Sarı karışık hazırladığım kavanozlardaki yağın rengi kızıla dönmedi. Sarı kantoronlu kavanozdaki yağ çoktan kızıllaştı. Bu arada 1 haftalığına Amerika'dan gelen ve sırtını Ege güneşinde unutan yeğenime sürdüm sarı& kırmızı olandan, etki aynıydı. Güneş yanığı söndü, acı yok oldu. Sonuç olumlu!

    YanıtlaSil
  10. oluuur =) bir sürü ot da getiririm.

    YanıtlaSil